Adı:
Müzikofili
Alt başlık:
Müzik Ve Beyin Öyküleri
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
384
ISBN:
9789750829888
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Müzikofili nörolog-yazar Oliver Sacks’ın meslek hayatında karşılaştığı vaka öykülerinin bir derlemesi. Adından da anlaşılacağı gibi, bu kitapta biraraya getirilen vakaların ortak noktası, geçirdikleri hastalık veya kazalar sonrasında müziğe karşı geliştirdikleri hassasiyetleri.



Bir sabah, zihninde bitmek bilmeyen son derece “gerçek” bir melodiyle uyanan bir kadın... Yıldırım çarpmasından sonra piyano çalmaya karşı tutkulu bir ilgi geliştiren bir doktor...



Nörolojik hasarlar ve bunlarla baş etme süreçleri yeni “algı kapıları” ile özgül ve sıradışı deneyimlerin önünü açabilir. Sacks digger kitaplarında olduğu gibi Müzikofili’de de hekim ve insan kimliğini öne çıkararak sosyal bilimlere ve edebiyata yaptığı göndermelerle okura, üzerinde hiç düşünülmeyen bambaşka bir dünyayı, beyin denilen gizemli organın dünyasını anlatıyor.
https://m.youtube.com/watch?v=3jvXLKQfVPE

Kitabı okuduktan sonra aklıma gelen ilk parça bu oldu.
Nöroloji, beyin, sinirbilim, nöropsikoloji alanında bilginiz yoksa tavsiye etmiyorum.
Akademik bir dille 29 tane vaka anlatılmış.
Okurken zorlandığım ilk kitap oldu.

Oliver sacks adını fazlasıyla hakeden bir nörolog.*
Bilgilerime bilgi katan bir kitap daha buldum. Her bölümde yeni bir şey öğrendim. Kitabın içeriği kısaca şöyle: Geçirilen ciddi bir rahatsızlık sonucu müziğe karşı olan duyarlılıklar ve müzikle gelen rahatsızlıklar. En ilgi çekici bölüm benim için müzikal nöbetlerdi. Mesela Sicilyalı bir kadın Napoli şarkılarını çok seviyor ama ne zaman Napoli şarkısı duysa nöbet geçiriyor. Bir de müzikal halüsinasyonlar. Bu da bir melodi duyduğunu sanıp, onu tanıyamama ve sonunda geçirilen nöbetler.
Her bölüm ayrı ilgi çekiciydi.
“Tanrılar peşinize düştüğü zaman,” dedi, “darbeyi nereye indireceklerini bilirler.”
"Müziğin gücü bin yıldır biliniyor olsa da, müzik terapi resmen 1940'larda başladı. II. Dünya Savaşı'ndan travmatik beyin hasarı ya da (1. Dünya Savaşı'nda “savaş sonrası nevrozu” denen, bugün “travma sonrası stres bozukluğu” sınıfında değerlendirdiğimiz) “harp yorgunluğuyla” dönen çok sayıda askerin tedavisinde kullanılınca yaygınlaştı."
Ama geçmiş nedir? Geçmişin kesinliği bir yanılsamadan ibaret olamaz mı? Geçmiş, bir çiçek dürbünü, aniden çıkan her meltemle kımıldanan bir imgeler düzeni, bir kahkaha, bir düşünce olabilir mi? Ve kımıldanma, salınma, değişim her yerdeyse, nasıl bilebiliriz ?
"Galileo'nun eğimli yüzeylerden aşağı yuvarlanan nesnelerin iniş hızını ölçmek için müzikten faydalandığı bilinir. O dönemde duyarlı kronometre veya saatler olmadığından, her denemede kendi kendine bir ezgi mırıldanır, bu şekilde en hatasız sonuçlara ulaşırdı."
Bir frekans gibi, radyo bandı gibi. Kendimi açarsam bana geliyor. Mozart gibi, 'Cennetten geliyor' diye tarif etmek istiyorum onu.
"Müzikten keyif alma yetisi ve müzik üretme kapasitesinin evrim açısından insan için önemli yetenekler arasında yer almaması... bunları insanların sahip olduğu en gizemli beceriler yapıyor."
-Darwin-
"Nörologlar, beynin baskın (genellikle sol) frontal lobunun premotor bölgesindeki bir “konuşma alanına” sık sık atıfta bulunurlar. Fransız nörolog Paul Broca tarafından 1862'de tanımlanan bu bölgenin dejeneratif hastalıklar, felç, beyin hasarı gibi nedenlerle zarar görmesi, sözel ifade afazisine, yani konuşma yitimine neden olabilir. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müzikofili
Alt başlık:
Müzik Ve Beyin Öyküleri
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
384
ISBN:
9789750829888
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Müzikofili nörolog-yazar Oliver Sacks’ın meslek hayatında karşılaştığı vaka öykülerinin bir derlemesi. Adından da anlaşılacağı gibi, bu kitapta biraraya getirilen vakaların ortak noktası, geçirdikleri hastalık veya kazalar sonrasında müziğe karşı geliştirdikleri hassasiyetleri.



Bir sabah, zihninde bitmek bilmeyen son derece “gerçek” bir melodiyle uyanan bir kadın... Yıldırım çarpmasından sonra piyano çalmaya karşı tutkulu bir ilgi geliştiren bir doktor...



Nörolojik hasarlar ve bunlarla baş etme süreçleri yeni “algı kapıları” ile özgül ve sıradışı deneyimlerin önünü açabilir. Sacks digger kitaplarında olduğu gibi Müzikofili’de de hekim ve insan kimliğini öne çıkararak sosyal bilimlere ve edebiyata yaptığı göndermelerle okura, üzerinde hiç düşünülmeyen bambaşka bir dünyayı, beyin denilen gizemli organın dünyasını anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Aslıhan Birinci
  • Handenur Batur
  • Miniktosbaa
  • Ömer Toy
  • Nuh Yılmaz
  • Gülnihal
  • Calla Lily
  • Nilüfer Kadıoğlu
  • Duygu Kr
  • Hacer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%40 (2)
8
%40 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%20 (1)
3
%0
2
%0
1
%0