Adı:
Namus
Alt başlık:
Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756165614
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bgst Yayınları
Namus’: Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet, geniş bir coğrafyaya yayılan araştırmaların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir referans kitabıdır. Akademide kadın çalışmaları ve sosyoloji bölümleri için bir başvuru kaynağı olmanın yanı sıra kadına dönük şiddetle mücadele eden STÖ’lerin, kadın örgütlerinin ve bireysel aktivistlerin geniş ölçüde faydalanacağı bir eserdir.

Lynn Welchman ve Sara Hossain’in yayına hazırladıkları ‘Namus’: Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet, farklı coğrafyalarda çalışan kişi ve kurumların mücadele ve deneyimlerinden doğan bir derleme. Eyleme dönük ortak bir araştırma projesinin ürünü olan kitap, ‘namus suçları’na karşı mücadele stratejileri geliştirmeyi kolaylaştıran bilgilerin haritasını çıkarmayı ve yaymayı hedefliyor.

Kitapta, İtalya, Meksika, İngiltere, Norveç, Pakistan, Mısır, Bangladeş, Hindistan, Lübnan, İsrail, Ürdün, Filistin ve Irak Kürdistanı başta olmak üzere Latin Amerika’dan Güney Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada ‘namus suçları’, bu suçları ortaya çıkaran dinamikler ve suçlarla mücadelede yürütülen çalışmalar ele alınıyor.

Günümüzde hâlâ dünyanın farklı bölgelerinde olduğu gibi Türkiye’de de şarkı söylediği, çok güldüğü, sigara içtiği, eve geç geldiği, eşinden ya da sevgilisinden ayrılmak istediği, hemcinsine aşık olduğu vb. pek çok sebeple öldürülen kadınların, lgbti bireylerin ve erkeklerin hikayelerine tanık oluyoruz. İşte bu kitap, hem kadın cinayetlerinin hem de nefret cinayetlerinin son bulması için mücadele eden aktivistler, akademisyenler, avukatlar, sivil toplum çalışanları, siyasetçiler, öğrenciler arasında deneyim ve bilgi alışverişi sağlamayı hedefliyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Namus suçları" denilen şey, "tutku suçları" kavramıyla karıştırılmamalıdır. Tutku suçları, ilişkideki bir eşin (karı veya kocanın) diğerine karşı (duygusal veya tutkuyla) ani bir tepki olarak (çoğunlukla 'cinsel tahrik' savunması zikredilerek) işlediği suçla sınırlıdır. Namus suçları ise (genellikle) kadınların ailenin bir ya da daha fazla üyesi tarafından (eşleri dahil) bireysel ya da ailevi namus adına istismar edilmesi veya öldürülmesini içerir.
Kolektif
Sayfa 29 - bgst yayınları
Esasen din, kadınlar ve erkekler arasında ayrım gözetmeksizin insanların yararına ortaya çıkmıştı. Yine de kadınlar üzerindeki 'otorite'lerine ilahi meşruiyet kazandırmak amacıyla, Tanrı'nın güya erkekleri kadınlara tercih ettiğini ve bu yüzden de muhtemelen onların zihin ve bedenleri üzerinde, sahip olma ve telef etmeye kadar varan kontrol hakkını erkeklere verdiğini söyleyerek vahyin belirli surelerini yanlış yorumlamaktan utanmayan erkek hukukçular bulunur. Bunlar kocanın karısının 'Baal' i (efendisi ve sahibi) olduğunu düşünen ecdatlardan, Adem'in cennetten kovulmasında kadını suçlu bulan hukukçulara ve 'kadının on utanç (awrat) kaynağı vardır. Eğer evlenirse kocası bunlardan birinin üstünü örter (satara), ölürse mezar onunu birden örter' görüşünü destekleyen el-Gazali'ye ve diğerlerine kadar uzanan bir geleneğin parçasıdır.
Kolektif
Sayfa 126 - bgst yayınları
Avrupa, özellikle Ortaçağ'daki şövalyelik ve asalet kuralları dolayısıyla namus kavramına aşinadır. O dönemlerde 'soylu' pratiklerin değeri namus kavramı üzerinden biçilirdi. Erkekler arasındaki düello - yani öldürme- şövalyelik kurallarının temel öğesini oluştururdu. Erkeklerin namusunu lekelediği kabul edilen ve uğruna savaşılan değerlerden bazıları kadınların davranışı ya da korunmasıyla yakından ilgiliydi.
Kolektif
Sayfa 60 - bgst yayınları
Evlilik dışı cinsel ilişki, erkek partnerin değil kadın partnerin namusuna leke sürer. İkincisi, kadının namusu kendinin değil erkek akrabalarının mülkiyeti sayılır; elinden ölümü tadacağı erkeğin hatırına, kadın bu namusun sadece emanetçisi konumundadır. Bu tarz bir ilişkide kadının partnerinin erkek olmasına ve erkeğin iştirakı -büyük ihtimalle de girişimi- olmadan herhangi bir suç işlenmesinin mümkün olmamasına rağmen, kadın sonuçlara tek başına katlanır.
Kolektif
Sayfa 125 - bgst yayınlar
İster Ortadoğu devletlerindeki 'sinir krizi' ne, ister Latin Amerika'da tutkunun yaktığı 'şedit duygular' a ya da ABD 'deki 'ağır duygusal bunalım'a bakalım, en temel karşılaştırma seviyesinde toplumların dünya çapında kanunları ve mahkemeleri aracılığıyla kadına şiddet uygulayan erkekleri fena halde kayıran yasal savunmaları tasvip etmeye devam ettiği açıktır.
Kolektif
Sayfa 32 - bgst yayınları
Hedef 'namus suçları' nı önlemek ve cezalandırmak gibi dar ve belirli bir odak mı yoksa daha geniş, yani kişisel özerklik ve cinsel özgürlük bağlamında daha liberal bir anlayış mı?
Kolektif
Sayfa 89 - bgst yayınları
Uluslararası televizyonlarda ve BM'de gösterilen bir belgesel, bir cami görüntüsü ve ezan sesiyle açılıyor, böylece İslam ile namus suçları arasında kurulan özcü bağlantı Batı'daki pek çok kişinin zihninde pekişiyordu. Bu bağlamda, din ile kadına yönelik şiddet arasında kurulan bu tür basit eşitlikler, hem 'namus' suçlarına karşı yürütülen (Ürdün ve Pakistan'daki kadar güçlü olabilecek) yerel mücadeleye hem de konuya dikkat çekmeye çalışan uluslararası koalisyonlara önemli ölçüde zarar verirken, İslamiyet'in geri kalmış ve sorunlu bir din olarak tasviri de güç kazanmıştır.
Kolektif
Sayfa 73 - bgst yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Namus
Alt başlık:
Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756165614
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bgst Yayınları
Namus’: Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet, geniş bir coğrafyaya yayılan araştırmaların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir referans kitabıdır. Akademide kadın çalışmaları ve sosyoloji bölümleri için bir başvuru kaynağı olmanın yanı sıra kadına dönük şiddetle mücadele eden STÖ’lerin, kadın örgütlerinin ve bireysel aktivistlerin geniş ölçüde faydalanacağı bir eserdir.

Lynn Welchman ve Sara Hossain’in yayına hazırladıkları ‘Namus’: Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet, farklı coğrafyalarda çalışan kişi ve kurumların mücadele ve deneyimlerinden doğan bir derleme. Eyleme dönük ortak bir araştırma projesinin ürünü olan kitap, ‘namus suçları’na karşı mücadele stratejileri geliştirmeyi kolaylaştıran bilgilerin haritasını çıkarmayı ve yaymayı hedefliyor.

Kitapta, İtalya, Meksika, İngiltere, Norveç, Pakistan, Mısır, Bangladeş, Hindistan, Lübnan, İsrail, Ürdün, Filistin ve Irak Kürdistanı başta olmak üzere Latin Amerika’dan Güney Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada ‘namus suçları’, bu suçları ortaya çıkaran dinamikler ve suçlarla mücadelede yürütülen çalışmalar ele alınıyor.

Günümüzde hâlâ dünyanın farklı bölgelerinde olduğu gibi Türkiye’de de şarkı söylediği, çok güldüğü, sigara içtiği, eve geç geldiği, eşinden ya da sevgilisinden ayrılmak istediği, hemcinsine aşık olduğu vb. pek çok sebeple öldürülen kadınların, lgbti bireylerin ve erkeklerin hikayelerine tanık oluyoruz. İşte bu kitap, hem kadın cinayetlerinin hem de nefret cinayetlerinin son bulması için mücadele eden aktivistler, akademisyenler, avukatlar, sivil toplum çalışanları, siyasetçiler, öğrenciler arasında deneyim ve bilgi alışverişi sağlamayı hedefliyor.

Kitap istatistikleri