Romalı asker ve devlet adamı Jül Sezar’ın, Pompey’e karşı yürüttüğü Sezar İç Savaşı’nı ele alan bu eser, Roma Cumhuriyeti’nin son dönemine ışık tutar.
Üç kitaptan oluşan eserin Türkçe çevirisinde, Sezar’ın anlatımı başlamadan önce dönemin sosyopolitik ve ekonomik koşulları ele alınarak okurun metne daha hazırlıklı girmesi sağlanmıştır. Sezar bu eserinde, Romalı kanı dökmemek adına iç savaşa karşı olduğunu; ancak buna mecbur bırakıldığını ve siyasi kariyerini engellemek için kendisine komplo kurulduğunu ifade eder. İç savaş süresince gerçekleşen askerî harekâtları ve bunların ardındaki nedenleri de ayrıntılı biçimde açıklar.
Eserin bir propaganda metni olduğu yönündeki eleştiriler bir kenara bırakıldığında, Roma tarihinin en önemli devlet adamlarından ve komutanlarından birinin kaleminden çıkmış olması bakımından son derece kıymetlidir. Ayrıca ele aldığı dönem açısından da önemli bir tarihsel kaynak niteliği taşır.
Rubicon Nehri’ni geçerek yalnızca Roma’nın değil, Cumhuriyet’in İmparatorluk’a dönüşüm sürecini başlatan bu savaşın galibi olan Sezar, Roma’da hâkimiyetini kurmayı başarsa da bu hâkimiyet uzun sürmez; MÖ 44 yılında düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybeder.
"Alea iacta est"
Jül Sezar’ın günümüze ulaşabilen iki eserinden biri. İçsavaş, Roma yönetiminde barışçıl yollarla söz sahibi olamayacağını anlaması üzerine Sezar’ın politik, siyasi ve en çok da farklı coğrafyalarda yıllar boyu devam eden kuşatma ve savaşlarda gösterdiği taktiksel başarılarının anlatıldığı eseri.
Kitap, sanki bir tarihçi yada siyasetçinin Sezar’ın bu başarılarından bahsediyormuş gibi ilerlemesine karşın kitabın yazarı aslında Sezar’ın kendisi. Benzer bir anlatım tarzına Ksenophon’un Anabasis’inde de rastlanabilir. Sanırım insanın kendinden üçüncü tekil şahıs olarak bahsetmesi esere bir ağırlık, bir yücelik ve hatta saygınlık kazandırması bakımından dönem gereği tercih edilen bir yöntemdi.
Savaş stratejileri, m.ö. 1. yy Romasının çalkantılı dönemleri, bir cumhuriyetin imparatorluğa dönüşme evresinin arefesinde neler yaşanmış, bu dönemde kimler ön plana çıkmış, tüm bunlara meraklı okurların, yazarının da tarihi kimliği ile severek okuyacağı bir eser, daha çok savaş güncesi.
İçsavaşGaius Julius Caesar · Say Yayınları · 201685 okunma
aşırı taraflı ama tarihsel kaynak oluşu sebebi ile vazgeçilmez. sezarin propaganda amaçlı yazdığı belkide yazdırdığı kitap. okuması keyifli. tarih severlere tavsiye ederim.
İç SavaşGaius Julius Caesar · Alfa Yayınları · 200785 okunma
Jül Sezar (Latince: Gaius Iulius Caesar, Latince telaffuz: [ˈɡajjʊs ˈjuːlɪ.ʊs ˈkae̯sar]; MÖ 12 Temmuz 100 - MÖ 15 Mart 44), Romalı asker ve Roma Cumhuriyeti'nin son diktatörü olan politik liderdir. Aynı zamanda iyi bir hatip ve güçlü bir yazar olan Sezar, Dünya tarihinin en etkili insanlarından birisi olarak kabul edilir. Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır.
Roma Senatosundaki optimates kliğine mensup muhalifleri Marcus Porcius Cato ve Marcus Calpurnius Bibulus'a karşı, populares kliğine mensup bir politikacı kimliğiyle, Marcus Licinius Crassus ve Gnaeus Pompeius Magnus'la birlikte gayri resmi olarak Roma politik yaşamına birkaç yıllığına yön verecek olan birinci üçlü yönetimi kurdu. Galya'yı fethederek Roma topraklarını Atlas Okyanusu'na kadar genişletti ve aynı zamanda MÖ 55 yılında Britanya'nın Romalılarca ilk işgalini gerçekleştirdi. Triumvirliğin yıkılmasıyla birlikte Pompey ve Senato ile arası açıldı. MÖ 49 yılında Lejyonlarının başında Rubicon nehrini geçmesiyle başlayan iç savaş sonucu Roma dünyasının tartışmasız hâkimi haline geldi.
Hükûmetin kontrolünü ele almasının ardından, Roma toplumu ve yönetimini kapsayan geniş bir reform hamlesi başlattı. Hayat boyu diktatör (dictator perpetuus) ilan edildi ve Cumhuriyet bürokrasisini ağır biçimde merkezîleştirdi. Ancak Sezar'ın eski arkadaşlarından Marcus Junius Brutus'un önderliğindeki, Cumhuriyeti eski işleyişine kavuşturmayı hayal eden bir grup senatör tarafından MÖ 15 Mart 44 tarihinde öldürüldü. Suikastın ardından başlayan yeni bir iç savaş, vârisi Gaius Octavianus'un Roma dünyası üzerinde baskın bir otokratik güç haline gelmesine yol açtı. Sezar, suikastten iki yıl sonra, MÖ 42 yılında Senato tarafından resmen kutsanarak Roma tanrılarından biri ilan edildi.
Sezar'ın hayatı hakkındaki bilgilerin çoğu, askerî seferlerini anlattığı, kendisi tarafından yazılmış olan "Yorumlar" (Commentarii) adlı hatıralarından ve Cicero gibi politik rakiplerinin mektup ve söylevlerinden, Sallustius'un tarihsel yazılarından ve Catullus'un şiirleri gibi çağdaşı kaynaklardan elde edilmiştir. Hayatına dair pek çok ayrıntılı bilgi sonraki yüzyıllarda yaşamış olan Appian, Suetonius, Plutarch, Cassius Dio ve Strabo gibi tarihçiler tarafından aktarılmıştır.