Okyanusu Aşmak #okudumbitti
“Okyanusu Aşmak” kitabını bitirdiğimde aklımdan geçen ilk şey şuydu: bu bir yolculuktan çok daha fazlasıymış. Serap Ergün, satır aralarında sadece bir geminin içini değil, aynı zamanda hayatın karmaşasını, korkularını ve dayanıklılığını da gözler önüne seriyor.
Gemideki entrikalar, baskınlar, böcek istilaları ya da ölümle burun buruna gelişler sadece birer olay değil; insanın hayatta karşısına çıkan beklenmedik fırtınaların simgesi. En çok da, üçüncü kaptan Suna’nın çelişkili tavırları, usta gemicinin dramları ve mürettebatın birbirine dolanan hikâyeleri beni etkiledi. Yazar, her karakteri öyle sahici, öyle canlı anlatıyor ki, hepsi zihnimde canlanıp bana eşlik etti. Bazılarından nefret ettim, bazılarında kendimi buldum, bazılarında ise “iyi ki tanımışım” dedim.
Bu kitabı okurken sadece geminin güvertesinde değil, kendi içimde de fırtınalarla yüzleştim. Cesaret, kararlılık ve bazen de pes etmemenin verdiği yorgunluk, her sayfada hissediliyor. Kitabın en sevdiğim yanı, tüm bu karmaşanın ortasında yazarın hep insana dair olanı yakalaması oldu: şefkat, bağlanma, direnç ve umut.
“Okyanusu Aşmak” bana şunu hatırlattı: Hayatta hepimizin geçmek zorunda olduğu bir okyanus var. Belki dalgalar farklı, belki gemimiz bambaşka, ama mesele aynı—ya aşacağız ya da kaybolacağız. Serap Hanım’ın kalemi bu gerçeği öyle içten bir şekilde hissettiriyor ki, kitabı kapattığımda kendime “ben de kendi okyanusumu aşabilirim” dedim.
Şiddetle tavsiye ederim; hem hikâyesiyle hem de bıraktığı duygularla uzun süre aklınızdan çıkmayacak bir kitap.
@okyanusunu_asabilmek
@kilkitap
#okyanusuaşmak #kitapönerisi #kitaptavsiyesi #bookstagramturkey #denizruhlu #hayatyolculuğu #cesaret #kitapyorumu #serapergün #okumakgüzeldir #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri