Adı:
Öldüm Çık
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702584
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
İnsan hiç görmediği birini özleyebilir mi?



Ben içimden “Kanayıp ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni,” diye mırıldanırken, Özlem’in “Bu şehirden gideceksin,” diyen sesi yankılanıyordu kulaklarımda. Doktorun “Zamanın daralıyor,” dediği dakikada, Tuana’yı sonsuzluğa uğurladığımız günün her saniyesindeydim. Şimdi ve bundan sonra yapacak hiçbir şeyim kalmadığını ilk defa bu kadar yürekten hissetmiştim.



Güvendiği tüm dağlara karlar yağan Perihan elindeki tek gidişlik bileti, kırık dökük umudunu sığdırdığı bavulu ve sırtına taktığı kemanıyla İstanbul’a gelmişti. Midesinde kelebekler uçuşturan, uykusunu kaçıran bir adamın peşinde saklambaç oyununa dönen hayatını tepetaklak eden soruların tuzağına mı düşecekti yoksa kalbini inatla aynı yerden kıran kadere külahını ters mi giydirecekti?

“Sanki hayatınızın sonu gelmiş gibi hissettiğinizde, aslında her şeyin daha yeni başladığını hatırlatan muhteşem bir hikaye.”

-Meriç Keskin-

(Tanıtım Bülteninden)
296 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Yaşanılan bir olaydan esinlenerek yazılmış bir kitap. Herkesin hayatta saf bir yönü mutlaka oluyor. İnsan olayın içindeyken gerçeklerin farkına zamanında varamıyor. Perizekalı olaylar yaşayabiliyor. Yalnız değilsin perizekalı :) Herkesin bir perizekalı olduğu anısı muhakkak vardır .)
296 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
muhteşem bir kitaptı.. olay akısına ve dilinin akıcılığına bayıldım. uzundur boyle kafa dağıtmalık içinde kaybolmalık kendinden bişeyler bulmalık bı kıtap okuyamamıstım. kıtabın edebı nıteliği tartısılır. biraz olsun nefes alamak farklı seyler uymak tatmak istıyorsanız 2 gunde erıtıp bitirbileceğiniz bi kitap..
296 syf.
·3 günde·9/10
Konusunun hayatımla hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen bu denli etkilemesi, kısa bir ara verdiğimde içimde hissettiğim o burukluk, Yağız sanki beni kandırmış hissi, yaşadığım tedirginlik, sanki benim hayatımın başrolünde bunlar yaşanıyor gibi beni hissettirmesi çok etkiledi. Kişiliğiyle, anlatımıyla, kurgusuyla oldukça güzel akıcı güzel bir kitaptı. Sosyal medya fenomeninin yazdığı kitap deyip okumadan geçmediğime sevindim..
296 syf.
·19 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Yıkıntılar üzerinde yürürken ayağa batanlar elbette acıtırdı insanın canını ve belkide hiçbirşey eskisi gibi olmazdı ama bir gün mutlaka tekrar inşa edecek birşey bulurdu insan. " altı çizilecek öyle çok cümle vardı ki kitapta. Anlatımı sade içten ve samimi her sayfasını merakla okudum hatta bazı şeyleri erteledim okuyabilmek için. Öyle güzeldi yani :)
296 syf.
·3 günde·5/10
Twitter fenomeni Perihan Gün’ün kardeşi saydığı kuzeninin öldürülüşü ile başlıyor kitap. Peri’nin yaşadığı acı dönemi ve sonrasında hayatında olan gelişmeleri anlatıyor. Kısaca özetledikten sonra yoruma geçebilirim .

Perihan Hanım Twitter’da takip ettiğim ya da daha önce duyduğum biri değildi. Açıkça söylemek gerekirse kitabı gördüğümde bir fenomen kitap yazmış diye bakar geçerdim. Almak istemezdim. (Ön yargılarım sağ olsun.) Ama kitapla ilgili güzel yorumlar okumuştum ve gördüğüm alıntılar da çok içten geldiği için kitabı aldım.

Ama üzülerek baştan belirtmeliyim ki pek beğenmedim. Sadece alıntılardan ibaret benim için.

Kitap çok acı bir tecrübe ile başlıyor, Peri’nin anlatımı da bu acı duygusunu okuyucuya çok iyi iletiyor. Okurken burnumun direği sızladı, ağladı ağlayacak duruma geldim. Ama bu kadar. Kitabın devamındaki olaylar -ne kadarı kurgu ne kadarı gerçek bilmiyorum- bana çok ilgi çekici ve mantıklı gelmedi. Tabi ki de herkesin hayata bakışı farklı. Örneğin birine güvenmek için uzun süre sadece mesajlaşmak yeterli gelenler olabilir. Ama benim aklım bunu almaz.

Olay akışını bir kenara koyuyorum ve anlatım tarzına geçiyorum. Büyük bir kar kütlesinin dağdan düşmesi gibi hızlı ve yıkıcı başlayan anlatım bir süre sonra durağanlaştı ve gereksiz uzatıldığını düşündüğüm yerler oldu. Okumak çok kolay. Zorlayan bir anlatımı yok. Peri’nin hayatındaki kişiler olaylara girip çıkarken sanki herkes onları tanıyormuşçasına sadece isimler geçiyor ve tuhaf bir biçimde kimse -Meriç hariç- Peri’nin yaptığı -bana göre mantıksız- davranışı sorgulamıyor. Biri de çıkıp ‘Dur sen ne yapıyorsun? Düşün biraz.’ demedi. Bana açıkçası tuhaf geldi bu durum. Bu kitaba roman diyemem. Biyografi hiç değil. Sadece yazarın hayatından yola çıkarak düşüncelerini yazdığı bir eser diyebilirim. Kitabın sonundan anladığım üzere devamı olacak kitabın. Okur muyum? Sanmıyorum.
296 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Perihan Gün'ü kuzeni Türkan Sarıkaya'nın öldürüldüğü dönem tanıdım. Gencecik kuzeni hatta kendi dediği şekilde kardeşi, platonik aşığı tarafından öldürüldüğünde dimdik durup katilin en ağır cezayı alması için ettiği mücadele çok saygı duymuştum ona. Bu kitapta yaşadıklarını yazdı. O dönemi de hissettiklerini de. Biraz bundan merak ediyordum zaten. Twitterda takip ettiklerimden kendini ifade edişini de en sevdiklerimden biriydi zaten. Kitapta da kendini ifade edişini çok sevdim. Yaşadığı onca zor süreçten nasıl güçlenerek çıktığını gördüm. Güzel bir hayat hikayesi kitap aslında.
296 syf.
·Beğendi·10/10
“ Kafamın içinde asla birbirine deymeden gezen yüzlerce tilki yüzünden beynimin içinde hiçbir şeye yer yok ! Olmayacak dualara âmin hatimleri indirmeler , lüzumsuz savaşlar , haksız yenilgiler ve büyüyen tükenmişlik sendromundan sonra her şeyden elimi ayağımı çekmeye karar vermiştim artık . Öylece kendi halinde sadece durmak isteyenleri çok daha iyi anlıyordum “ •


Kitap yorumum : 10 üzerinden 10
Okuduğum son 2 fiyasko kitabın ardından muhteşem bi dönüş oldu benim için .yıllardır sosyal medyadan takip ettiğim Emel Adalı ın sonunda kitabı çıkmıştı . Okurlardan o kadar güzel yorumlar geliyodu ki , evde henüz okunmamış beni bekleyen onca kitap varken dayanamadım Ve aldım . İyiki de almışım herkes alsın . Kitabın beni en çok etkileyen yönü gerçek yaşanmış hikaye olmasıydı . Yer yer sesli güldüğüm , ama daha çoğunlukla hüzünlenip ağlayıp , bu kadar olaya dik durabildiği için taktir ettiğim Peri . . Sabah işe gideceğim halde kitabı elimden bırakamayacak kadar akıcı bi dille yazdığın ve beni uykusuz bıraktığın için tekrar teşekkürler davamını şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum #öldümçık #okudumbitti #kitap #okumaklazım #kitapkokusu #kitaplariyikivar
Ben hep en guclu olmak zorundaydim. Duseni kaldirmak... buydu hayattaki gorevim. Buna dik durmak mi denir bilmiyorum ama kendimi kollamaya, ayakta kalmaya calisirken yok oldugumu fark ettim.
Bir yanim hep ona inaniyor ve asla vezgecmiyordu. Diger yarim guvensizlik ucurumunun kenarinda, bir adimini bosluga atmis oylece bekliyordu.
Ben, dünyada her şeyin insanlar için olduğuna yürekten inanırım. Yapmam dediğimiz her şeyi yapabileceğimize ve arkamızdan ‘o öyle biri değil’ diyenlerin aksine gerçekten tam da öyle biri olabileceğimize inanırım.
Perihan Gün
Sayfa 113 - Koridor Yayıncılık
Dünya bir agac ve insanlar o agacin dallariysa, ben o agacta zayif bir yaprak bile degildim. Toz bulutuydum ben.
Kurtulmak istediğim her şeyin ‘seni sen yapan birer parça’ olduğunu anladığın an var bir de... Tokat gibi... ŞLAAAAAK diye patlıyor yüzünde.
Perihan Gün
Sayfa 8 - Koridor Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öldüm Çık
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702584
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
İnsan hiç görmediği birini özleyebilir mi?



Ben içimden “Kanayıp ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni,” diye mırıldanırken, Özlem’in “Bu şehirden gideceksin,” diyen sesi yankılanıyordu kulaklarımda. Doktorun “Zamanın daralıyor,” dediği dakikada, Tuana’yı sonsuzluğa uğurladığımız günün her saniyesindeydim. Şimdi ve bundan sonra yapacak hiçbir şeyim kalmadığını ilk defa bu kadar yürekten hissetmiştim.



Güvendiği tüm dağlara karlar yağan Perihan elindeki tek gidişlik bileti, kırık dökük umudunu sığdırdığı bavulu ve sırtına taktığı kemanıyla İstanbul’a gelmişti. Midesinde kelebekler uçuşturan, uykusunu kaçıran bir adamın peşinde saklambaç oyununa dönen hayatını tepetaklak eden soruların tuzağına mı düşecekti yoksa kalbini inatla aynı yerden kıran kadere külahını ters mi giydirecekti?

“Sanki hayatınızın sonu gelmiş gibi hissettiğinizde, aslında her şeyin daha yeni başladığını hatırlatan muhteşem bir hikaye.”

-Meriç Keskin-

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 85 okur

  • Dilcan Orak
  • Başak Selen Sırtlan
  • merve
  • sakine yılmaz
  • Ceylan
  • Şüheda Özcan
  • GÜLCAN MUTAF
  • Haluk
  • Hazal Zeybek
  • Bilge Parlakgorur

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%93
Erkek
%7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (12)
9
%7.7 (3)
8
%23.1 (9)
7
%17.9 (7)
6
%2.6 (1)
5
%5.1 (2)
4
%7.7 (3)
3
%2.6 (1)
2
%0
1
%2.6 (1)