Osmanlı Klasik Çağında Siyaset

·
Okunma
·
Beğeni
·
494
Gösterim
Adı:
Osmanlı Klasik Çağında Siyaset
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051141329
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Osmanlı Klasik Çağında Siyaset
Osmanlı Klasik Çağında Siyaset
Osmanlı Siyasi Ve Askeri Tarihi, Üzerinde En Çok Araştırma Yapılan Alanlardan Biri Olmasına Rağmen Tarihçilikteki Son Yönelimler Sebebiyle Giderek İlgi Alanı Olmaktan Uzaklaşmaktadır. Osmanlı Siyasi Tarihinin Değişik Meselelerini, Bazen Genel Hatlarıyla Belirli Zaman Dilimi İçerisinde, Bazen Belirli Hadiseler Zincirinde İnceleyen Ve Her Birinin Belirli Bir Tezi Ve Amacı Olan Yazılardan Oluşan Osmanlı Klasik Çağında Siyaset'te, İyi Etüt Edilmemiş, Ama Yaygınlık Kazanmış Konular Bir Başka Açıdan Değerlendirilmektedir.
İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Feridun Emecen, Uzun Yıllar Süren Araştırmalarının Ürünü Olan Bu Kitabında, Osmanlı Devleti'nin İmparatorluğa Dönüşüm Sürecini İçine Alan Klasik Çağ'daki Siyaset Anlayışını, Geleceğe Dair Öngörüsünü Ve Planlarını Masaya Yatırıyor. Öncelikle, Merkezi Eksenli Doğu-Batı Siyasetini, Merkez Dışı Uçlara Yönelik Yeni Politikaları, Osman Gazi'den Kanuni Sultan Süleyman'a Kadar Bir Cihan Devleti'ne Giden Aşamaları, Fatih Sultan Mehmet'in Akılcı Politikalarını, "Şark Meselesi"Ni, İmparatorluğun Komşu Devletlerle İlişkisini, Bugüne Kadar Göz Ardı Edilen Ama Merkezi Yönetim Anlayışının Mahiyetini Ve Uzun Vadeli Stratejik Planlamaların Niteliğini Gösteren Yaklaşımları, Detaylarıyla Ele Alıyor.
416 syf.
İlkdönem Osmanlı Tarihi konusunda ülkemizin sayılı tarihçilerinden olan Feridun Emecen Hocanın ele aldığı çok güzel ve çok başarılı bir eser. Dönem boyunca dönen siyaset ve stratejiyi, farklı bir bakış açısıyla ele alması da son derece önemli. Yeni bir bakış açısı kazandıracağını düşündüğüm için tavsiye ederim.
Osman Beyin 1324'te vefatının ardından yerine geçen oğlu Orhan'ın iki sene sonra Bursa'nın fethiyle Osmanlı Beyliği'nin teşekkül aşaması tamamlanmış oldu. Osmanlı Beyliği bulunduğu bölgede siyasi istikrarı temin etme yolunda kuvvetli adımlar attı.
Osmanlı tarihinin dönüm noktasını Rumeli yakasına geçiş ve burada tutunma teşkil eder. Orhan Bey'in saltanatının son yıllarında Osmanlıların Gelibolu yarımadasında, ileride Trakya'ya kadar uzanacak bir köprü başı tutmayı başarmaları o dönem için hiç kimsenin düşünemeyeceği gelişmelerin başlangıcını oluşturmuştur.
Nitekim Oruç Bey, Yıldırım Bayezid'in Niğbolu ve Silistre'yi fethedip Eflak iline geçtiğini belirttikten sonra: "Eflak'in beyi ol vakit Mirçi kâfir dirler idi. Mirçi Eflak çerisiyle gelip Sultan Bayezid'e leşker çekip karşı geldi, biribiriyle buluşup mukabele olup ceng-i azim oldu, şöyle ki Müslümandan, kâfirlerden hayli kırgın oldu, iki taraftan hayli adam öldü. Gördüler ki kâfir leşkeri vardukça urdu. İki leşker birbirinden ayırd olamayup akşama kadar ceng oldu" der. Ardından bu şiddetli savaşta iki tarafın kendi ordugâhına çekildiğini, ama ihtiyatlı davranarak attan inmediklerini, gece yarısı Hayreddin Paşa'nın kardeşi vezir Ali Paşa'nın savaş meydanına gelip Osmanlı askerlerinin cesetlerini toplatarak ırmağa atıp sakladığını, sabahleyin harp meydanına gelen Mirçea'nın ortalıkta sadece kendi askerlerinin cesetlerinin bulunduğunu görünce dehşete kapılıp kaçtığını hikâye eder.
1389'da Kosova Savaşı Osmanlı bayrağı altındaki Anadolu konfederasyonunun ilk ciddi görüntüsünü teşkil etmiştir. Bu savaşa neredeyse bütün Batı Anadolu beylerinin kuvvetleri katılmıştı. Fakat I. Murad'ın şehadeti, bu ittifakın çözülmesine, Karamanoğulları'nın son bir çabayla diğer beylikleri kendi yanına alarak Anadolu'daki Osmanlı topraklarına saldırmasına yol açtı. Belki de bu durum babasının yerine geçen Yıldırım Bayezid'e köklü bir çözüm yolu gösterdi. Bu ise sert ve katı bir anlayışla beylik topraklarını vasilik değil doğrudan merkezin kontrolüne alıp bir Osmanlı sancağı haline getirmek idi.
Anadolu'nun sosyal, iktisadi, dinî hatta idari yapısında mühim değişikliklere yol açacak olan Oğuz kabilelerinin göçleri yerleşik Selçuklu idaresini ve devlet sistemini etkilemiştir. Selçuklular yarı göçebe hayat tarzı içindeki bu grupları iç düzenlerinde karışıklığa, çekişmeye yol açma ihtimali karşısında sınır boylarına sevk ettiler.
Arnavutların İslamiyeti kabulleri, kuzeyde Slavlaşmalarına, güneyde ise Rumlaşmalarına mani olarak, millî benliklerinin muhafazasını sağlamıştı. Bizans ve Sırp devletlerinin baskısı ile dağlara çekilen ve hayvancılıkla uğraşan Arnavutlar ve Ulahlar, Türk fethinden sonraki müsait vasattan istifade ile ovalara inerek apayrı bir cemiyet teşkil etmişler ve yayılışları kuzey, kuzeydoğu istikametinde ağır ağır genişlemişti. İslamlaşmanın tesiriyle gerek kolonistler, gerek Slavlar ve Rumlarla kaynaşma husule gelmiş, baskın olan grubun dili hâkim olmuştu. Müslüman Arnavutlar bu sayede kendilerini korudukları halde, Hristiyan kalanlar güneyde Rumlaşmaktan kurtulamamışlardı.
Osmanlı idare geleneğine göre yeni ele geçirilen bölgelerin tahrir denilen geniş çaplı sayımları yapılırdı. Bu sayımlar vergiye esas olan nüfus ve varlığı tespit etme ve bunları tımar sistemi çerçevesinde paylaştırma amacını taşıyor ve aynı zamanda merkezî idarenin gücünü ve denetimini gösteriyordu. Bu sayımlar vasıtasıyla tahriri yapılan bölgelerin nüfusu yanında bütün yerleşme yerleri, ziraat alanları ve yetiştirilen ürünleri sayılır, vergi hacimleri tespit edilirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı Klasik Çağında Siyaset
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051141329
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Osmanlı Klasik Çağında Siyaset
Osmanlı Klasik Çağında Siyaset
Osmanlı Siyasi Ve Askeri Tarihi, Üzerinde En Çok Araştırma Yapılan Alanlardan Biri Olmasına Rağmen Tarihçilikteki Son Yönelimler Sebebiyle Giderek İlgi Alanı Olmaktan Uzaklaşmaktadır. Osmanlı Siyasi Tarihinin Değişik Meselelerini, Bazen Genel Hatlarıyla Belirli Zaman Dilimi İçerisinde, Bazen Belirli Hadiseler Zincirinde İnceleyen Ve Her Birinin Belirli Bir Tezi Ve Amacı Olan Yazılardan Oluşan Osmanlı Klasik Çağında Siyaset'te, İyi Etüt Edilmemiş, Ama Yaygınlık Kazanmış Konular Bir Başka Açıdan Değerlendirilmektedir.
İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Feridun Emecen, Uzun Yıllar Süren Araştırmalarının Ürünü Olan Bu Kitabında, Osmanlı Devleti'nin İmparatorluğa Dönüşüm Sürecini İçine Alan Klasik Çağ'daki Siyaset Anlayışını, Geleceğe Dair Öngörüsünü Ve Planlarını Masaya Yatırıyor. Öncelikle, Merkezi Eksenli Doğu-Batı Siyasetini, Merkez Dışı Uçlara Yönelik Yeni Politikaları, Osman Gazi'den Kanuni Sultan Süleyman'a Kadar Bir Cihan Devleti'ne Giden Aşamaları, Fatih Sultan Mehmet'in Akılcı Politikalarını, "Şark Meselesi"Ni, İmparatorluğun Komşu Devletlerle İlişkisini, Bugüne Kadar Göz Ardı Edilen Ama Merkezi Yönetim Anlayışının Mahiyetini Ve Uzun Vadeli Stratejik Planlamaların Niteliğini Gösteren Yaklaşımları, Detaylarıyla Ele Alıyor.

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • İbrahim
  • Ayata Giray
  • Ömer
  • Bahar Kocabaş
  • Berkay Yazıcı
  • Kutay Burak Yeşil
  • Ramazan Örnek
  • Abdullah koyuncu
  • Sümeyye Reyhan Öztürk
  • Ömür Berat ÇALIK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%0
8
%33.3 (2)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0