·
Okunma
·
Beğeni
·
4.191
Gösterim
Adı:
Para
Baskı tarihi:
Ekim 1990
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754051984
Orijinal adı:
Money
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
384 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Buradan siz değerli okurlara, bugün akşamüstü bitirdiğim ve incelemiş olduğum ekonomi, emek ve iş dünyasının olmazsa olmazlarından John Kenneth Galbraith’ın Para adlı kitabını aktarmaya çalışacağım. Konu ve terimler açısından biraz zorlayıcıydı, ama işin içinde olan ve para politikasına aşina olanlar, bilenler için gerçekten nimet türünde bulunmaz bir kitaptır. Kritiği, öğretisi, teorisi bol bir kitaptır. Eğer incelememi sonuna kadar okumaya gerçekten teşebbüs edenleriniz olursa, onlardan belki de ilk defa duyacakları şeylerden ya da bilmediklerinden dolayı şimdiden özür dilerim. O zaman artık konuya geçebiliriz. :)

Para: NEREDEN GELİR, NEREYE GİDER?

John Kenneth Galbraith, bu dünyada yaşayan insanlar için birçok şey ifade edebilir. Bunun dışında, aslında olduğu şeylerden birisi de, iyi bir ekonomist olduğudur. Eğer geçmişe dair çabaları bu sonucu haklı çıkarmak için yeterli olamamışsa, o zaman, onun bu kitabı bunu kesinlikle doğrular niteliktedir.

Galbraith, konuya paranın neredeyse değersiz olacak kadar yüzeysel kısa bir tarihçesi ile başlar. Değerli metallerin bir değişim aracı olarak ortaya çıkmasına (burada Carl Menger'den bahsetmeden geçiyor), detaylı bir şekilde kâğıt paranın gelişimini, Federal Rezerv Sisteminin kökenini anlatıyor ve 1920'lerin büyük Alman enflasyonunu kısaca özetliyor.

Daha sonrasında, Galbraith, John Maynard Keynes'in erdemi hakkında sözlü dalaşta bulunduğu bu kitabı yazmak için olan gerçek amacına geliyor. Okuyucu bir kez daha, Galbraith'in Büyük Kriz (1929) adlı eserinde geçen bazı bilgileri tekrar geçiyor gibi oluyor diyebilirim. Galbraith, para arzında genişletmeye gitmediği için FED'i kınıyor ve iş dünyasını, Kongre ve çoğu iktisatçıyı enflasyona karşı korkularından dolayı suçluyor ve eleştiri topuna tutuyor.

Kendisi, altına aşırı inanan ve enflasyon korkusunu duyan herkesi adeta ayıplıyor. Mesela Galbraith, Princeton'dan Profesör Edwin Kemmerer'ın sadece altın standartlarını desteklediği izlenimini veriyor. Galbraith kitabında aynı zamanda Avusturya İktisat Okulu'na da saygısızca davranmaktan geri kalmıyor ve Mises, Hayek, Schumpeter, Haberler, Machlup ve Morgenstern'in sadece Almanya ve Avusturya'daki Birinci Dünya Savaşı sonrası hiperenflasyon kaynaklı yaşadıklarından dolayı enflasyona karşı savaş verdiklerini ve sosyalizme saldırıyor gibi görünmelerini sağlıyor. Galbraith'in kitabında konu aldığı bu türden saldırılarına karşı, Marksist tarihçi Eugene Genovese'nin, New York Times için yaptığı incelemede Avusturyalıları savunmak mecburiyetini hissettiği bariz bir şekilde görülmektedir.

Galbraith'in kitabının asıl lezzetli olan kısmı olması gerektiği en uygun bir şekilde, 270. sayfada, “J.M. Keynes'in Gelişi” adlı bir bölümle ile başlar. Burası çok önemli bir bölümdür, çünkü Galbraith, Keynesyen Ekonomisi ilgili birkaç giriş yapar ve önerilerde bulunur. İlki, Hitler ve Nazi Almanya’sının ekonomi politikasının temelinin esas olarak Keynesyen Ekonomisinden biri olduğunu kabul eder. J.M. Keynes, kaleme almış olduğu “İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi” adlı kitabının Almanca olan baskısında bunu zaten kabul etti. Galbraith hakkında ilginç olan şey ise, Hitler'in liderliğini iyi takip etmediği için ABD'ye yönelik olan zımni eleştirisidir!

Galbraith “İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi‘nin” dolaşımda olan fikirleri meşrulaştırmak olduğu söylemine ısrarla devam eder. Galbraith, burada biz okurlara yapılan yeni anlaşmaların temel olarak bir Keynesyen Ekonomisi olmadığını bir kez daha gösterdi. Daha ziyade, bireysel sorunlara tepki veren, ancak rasyonel bir organizasyona sahip olmayan, programların kopuk bir planıydı. Galbraith, “bir rasyonelleştirme arayışında olan politika için, Keynes'in sağladığı rasyonelleştirme” diyordu. Keynes'in, “İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi” kitabını hükümetin zaten sürdürdüğü politikalar için bir gerekçe olarak kaleme aldığı söylemek çok uygun görünüyor; buda yine kendisinin bu konudaki olağanüstü popülerliğini açıklar.

Ancak, bu konuda zamana uygun bir teoriye sahip olmak asla yeterli değildi. Keynes ayrıca para politikasının olmazsa olmazı olan bir dizi diğer komplolara da fazlasıyla ihtiyaç duymaktaydı. Galbraith'ın şahsi izlenim ve görüşüne göre, “komplocu” baş Amerikan, Profesör Alvin Hansen’in ta kendisiydi. Onun bu konuda olan etkisi, Harvard'daki Keynes’in Ekonomik müjdesini Washington'a getiren öğrencilere bir hayli ilham kaynağı oldu. “Neyse ki,” Lauchlin Currie (daha sonra Komünist ilişkilerden suçlandı) Federal Rezerv Kurulu'nun baş ekonomisti olmuştu ve böylece, kansız mali devrime ulaşılmıştır.

Son olarak Galbraith’ın, şartlar gereği Keynesyen devrimin sonuçlarıyla uğraşmaya zorlandığını da söyleyebiliriz. Bir kez daha, büyük devlet harcamaları ve parasal genişlemenin yarattığı enflasyonla ilgili problemleri durdurmanın tek yolu olarak, fiyat kontrollerini ortadan kaldırdığını görüyoruz. Bu çözüme olan bağımlılığının, muhtemelen Keynesci iktisatçının tüm sorunlara yol açtığı için eleştirememekle kalmayıp, aynı zamanda II. Dünya Savaşı sırasında görev yaptığı Fiyat Kontrol Komisyonu özleminden de kaynaklı olduğunu da söyleyebiliriz. Kendisi, belki de eskiden sahip olduğu inanılmaz güç için bir kez daha özlem duymakta ve eski günlerini hasretle aramakta diyebilirim. Ama şu da bir gerçek ki, bunu bir daha asla elde edemeyeceğini düşünüyorum.

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
Çin’de bugün bile kişinin servetini karısının bileklerinde, boynunda ve kulaklarında bulundurması tedbirli bir davranış sayılmaktadır.
John Kenneth Galbraith
Sayfa 41 - Altın Kitaplar Yayınevi
“Birinci Dünya Savaşı’nın hatırdan çıkmaz ek dersi enflasyondur.”
John Kenneth Galbraith
Sayfa 298 - Altın Kitaplar Yayınevi
“Bu büyük halkı bolluk ve mutluluk içinde bırakıyorum.”
John Kenneth Galbraith
Sayfa 140 - Altın Kitaplar Yayınevi
Freud insanoğlunun altına olan tutkusunun, bilinçaltının derinliklerinde olduğunu söylerdi.
John Kenneth Galbraith
Sayfa 58 - Altın Kitaplar Yayınevi
Sahtekârlıkta eski bir buluştur. Milattan önce 540 gibi erken bir tarihte Pamos’lu Polycrates’in Ispartalıları altını eksik sikkelerle kandırdığı söylenir.
John Kenneth Galbraith
Sayfa 17 - Altın Kitaplar Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Para
Baskı tarihi:
Ekim 1990
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754051984
Orijinal adı:
Money
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Cenk Tolga Çığgın
  • Azra
  • Boran Demir
  • Dr jfu
  • Metin Büyükköroğlu
  • Hahah Hahah
  • Yasemin safiye
  • A.Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (4)
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0