Bir Shakespeare tiyatro oyununu daha geride bırakmış bulunmaktayım. Ve ne zaman bitirsem eserini bir güzel his belirliyor içimde.
Bu kitabın iki değişik yazarı olduğu iddia ediliyor efenim. Bende bunu araştırırken gördüm. Pericles'i 9. Perdeden itibaren Shakespeare'in yazdığı, diğer perdeleri ise George Wilkins 1603-1608 tarihleri arasında yazıldığı hala bir tartışma konusuymuș. Bence Shakespeare'in kalemi olarak ele aldım.
Oyunun kısa özeti ise, Antakya kralı Antiokos bir bilmece sorar. Bilene ise kızını verir. Ama cevap yalnıs ise cezası idam olacak şekilde. Cevabı bilen ise sur prensi Pericles olur ve kızıyla evlenir tabi kızı ile, Antiokos arasında bir sır vardır. Ve kral Pericles'i öldürmek ister derken olaylar başlar.
Okuması zevkli, aralarda kızdırıcı olsa da hoş tiyatro eseri okudum. Başka bir Shakespeare eseri okumak dileğiyle iyi okumalar dilerim
Pericles tertemiz, soylu bir genç. Kralın kızına talip oluyor ve kralın soracağı soruyu bilirse evlenecek, bilemezse ölüme gidecek diğer birçok damat adayı gibi.
Sevdiklerini kaybediyor, Tanrıların gazabına uğruyor, müthiş acılar çekiyor. Entrikalar, tesadüfler, ızdıraplar, sevinçler bir arada yaşanıyor.
William Shakespeare' in sağlığında sahnelenip en popüler oyunlarından biri olan ama günümüzde diğer eserleri kadar bilinmeyen eseri Pericles. Okuduğum kitaplarına kıyasla bu kitaptaki karaketerler her ne kadar Kral, Prens ve yöneticilerden oluşsa da biraz daha sade bir yapıyla çıkıyor karşımıza. Çünkü bu kahramanlar hem halka karışmış durumdalar hem de hata yapıp bunların cezasını çekerler. Kahramanlar eğer inançlıysalar ve bu inançlarını o süreçte koruduklarını gösterdikleri takdirde normal yaşantılarına dönme şansına sahip olabiliyorlar. Kötülüğe nazaran iyiliğin ön planda olduğu ve bu şekilde yaşandığı takdirde er geç huzura kavuşulacağını gösteren aynı zamanda günah işleyenlerin de cezalarını çektiklerini gösteren güzel bir eser. Diğer eserlerinden aşağı kalır bir yanı yok ve göz ardı edilmemeli.
.
.
"Ama işte, birileri biz haddimizi bilelim diye bizden önce hata yapmak ve bize göstermek zorunda."
"Canını kederle tüketme"
Diyor kitabında William Shakespeare
Sur prensi Pericles 'in macera ve hüzün dolu hikayesinin anlatıldığı kitap olayların oluşumu, heyecanı ile sürükleyici ve çok akıcı ilerlemekte.
Okumaya değer çok güzel bir kitap. Okunması naçizane herkese tavsiyemdir.
Değerli çevirisi için Hamdi Koç ’a teşekkürler.
Arka Kapaktan Alıntı :
Son oyunlarından Pericles 'te yeni bir metafizik ve daha esnek bir üslup sergiliyor. Yalınlığa dikkat çeken bu oyun Shakespeare 'in sağlığında sahnelenmiş (1608) ve o sırada en popüler oyunu olmuştur.
Sur Prensi Pericles Antakya Kralı’nın güzel kızına talip olur, her yandan gelen prenslerle müsabakaya katılır..
Adaylara bir bilmece sorulur,
Sorunun cevabını bilmeyen, prensesle evlenemediği gibi, hayatıyla ödüyor. Bilmecede bir giz SAKLI..
Bunu bilen Pericles bunu bulur, söylerse krala iftira etmiş olacak, söylemese ölecek.. Kralın karar aşamasında Pericles çözümü kaçmakta buluyor, ve asıl hikaye de burda başlıyor..
Bu zorlu yolda çok acılar cekıyor, entrikalar, tesadüfler izfıraplar hepsini yasayan Pericles on hikâyesini okuduk, ülkesine dönebilecek mi, bunu siz okuyup göreceksiniz
"Ne olduğumu unuttum, bilmiyorum artık; Ama neysem, yokluk bana anlamayı öğretiyor: Ayazın alt ettiği bir adamım.” (s.29)
• kitapta böyle diyordu
Sur Prensi Pericles...
Tiyatro 'yu izlmk kadar okumakta keyıfli diyorsanız
Buyurun Okuyun