Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?

·
Okunma
·
Beğeni
·
610
Gösterim
Adı:
Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752693937
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
O bir Babaydı... Evlatlarını sevdi Hiç bir babanın sevmediği kadar... Sevemeyeceği kadar... Sevgisini kimi zaman şefkatle yanaklarını okşayarak, kimi zaman da ellerinden tutarak dillendirirdi. Ve sözcüklerle desteklerdi anlatımını. Yavrularının ellerinden tutar ve sevgisini tanımlardı. "Ciğer köşem!" derdi. Çocuklarını hiç onun kadar seven bir baba olmadı. Çocuklarını onun kadar koruyan bir başka baba da. O, hayatı çile dolu dört kızın babasıydı... Sabretti ve sabretmeyi öğretti. Hepsinin sıkıntısına dayanak oldu. Her zaman onların yanında oldu, yaranı oldu. Arka oldu, sığınak oldu. Ellerinden tuttu, gözyaşlarına mendil olurken, sorunlarına çare buldu. Onları korudu kolladı. Onları sevgiyle sardı. Şefkatle kucakladı. O, babaların en güzeli, en yücesi, en büyüğü oldu.

(Tanıtım bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
O babaydı… Buyurdu:

"Allah öpücüğe varıncaya kadar her hususta çocuklar arasında adaletli davranmanızı sever."

O, çocuklarına adaletli davranan bir babaydı…
Peygamberimizin tabirince çocuk kalbin meyvesidir. Hayatlarını kalp boyutunda yaşayanlar herkesten önce çocuklarını tercih ederler.
HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN henüz çok küçüktüler. Bu sevgili yavrular hastalanmışlardı. Onların hastalığı genç anne ve babayı çok üzmüştü. Çocuklarının iyileşmesi halinde üç gün oruç tutmayı adadılar. Sevimli çocuklar şifa bulunca, anne ile baba da oruca niyet etti.

Akşam olmuştu. Medine ufukları güneşin bıraktığı son kızıllığın büyülü çarşafıyla örtünmüştü. İftar vaktiydi... Tam bu sırada, kapıda boynu bükük bir yetim beliriverdi. Hz. Ali ve Hz. Fatıma sahipsiz yetime, sahip olduğu tüm yemeklerini verdiler. Kendileri su ile iftar ettiler.

Orucun ikinci günüydü. Güneş ışığını toplayarak gecenin koynuna sürüklemişti kendini. İftar vaktiydi… Yine kapıda birisi vardı. Gelen yokluğa bürünmüş bir fakirdi. Kendileri yemeyip yine başkasına yedirdiler.

Orucun üçüncü günüydü. Medine alaca karanlığın gizemiyle tüllenmişti. İftar vaktiydi… Üç gündür iftar etmeyen oruçlular için bayram vaktiydi. Kapıda yine birisi vardı. Gelen bir esirdi. Nefislerini esir ettiler kapıdaki esire. Yemeklerini ona verdiler.

Hz. Ali ile eşi Hz. Fatıma üç gündür su ile iftar etmişlerdi. Üç gün yemek yememek onları güçsüz bırakmıştı.

Dördüncü gün sevimli yavruları Hasan ve Hüseyin’i de alıp Peygamberimizin huzuruna gittiler. Kainat gülü tomurcuklarına baktı. Yüzleri solmuş, renkleri sararmıştı. Peygamberimiz yavrularına, “Bu hal nedir?” diye sordu.

Hz. Ali başlarından geçen hadiseyi anlattı.

Kâinat Gülünün tomurcukları, kendi tomurcukları için sararıp solmuş, yaprak yaprak dökülmüşlerdi. Babanın şefkatini çekti bu durum. Şefkat kaynağı Rabbimizin de... Hemen Cebrail’ini gönderdi ve şu ayetleri vahiy etti bu durum için:

“İyiler, şüphesiz güzel kokulu ve serin kafur dolu bir kadehten içerler. O pınardır ki, ancak ondan Allah’ın veli kulları içer. Onu nereye isterlerse peşlerinden akıtırlar, fışkırtırlar. Onlar adaklarını yerine getirirler. Şerri yaygın olan günden korkarlar. Yemeğe olan sevgi ve iştahlarına rağmen fakiri, yetimi, esiri doyururlar. Biz size ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür istemeyiz. Çünkü biz Rabbimizden ve yüzlerin ekşiyeceği o çetin günden korkarız derler.”

Vahyi alan Peygamberimiz Allah’ın onlar hakkındaki müjdesini müjdeledi. Çocuklar için başlayan bir oruç, Allah’ın rahmetine kavuşturmuştu onları. Nefislerini başka nefislere tercih etmek onları, Allah tarafından tercih edilmeye ulaştırmıştı. Sararmış yüzlerde mutluluk pembe gül olup açtı. Şükür tespih olup döküldü dudaklarından. Rahmete yol aldılar… Rahmetle doydular.

O çocuklarını, Allah’ın müjdeleyen Beşir ismiyle O’nun bildirdikleri ile müjdeleyen bir Babaydı (a.s.m.)…
"Yatağa girince 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah ve 34 de Allahu Ekber söyle toplam yüz yapar. Bu sana hizmetçilerden daha hayırlıdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752693937
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
O bir Babaydı... Evlatlarını sevdi Hiç bir babanın sevmediği kadar... Sevemeyeceği kadar... Sevgisini kimi zaman şefkatle yanaklarını okşayarak, kimi zaman da ellerinden tutarak dillendirirdi. Ve sözcüklerle desteklerdi anlatımını. Yavrularının ellerinden tutar ve sevgisini tanımlardı. "Ciğer köşem!" derdi. Çocuklarını hiç onun kadar seven bir baba olmadı. Çocuklarını onun kadar koruyan bir başka baba da. O, hayatı çile dolu dört kızın babasıydı... Sabretti ve sabretmeyi öğretti. Hepsinin sıkıntısına dayanak oldu. Her zaman onların yanında oldu, yaranı oldu. Arka oldu, sığınak oldu. Ellerinden tuttu, gözyaşlarına mendil olurken, sorunlarına çare buldu. Onları korudu kolladı. Onları sevgiyle sardı. Şefkatle kucakladı. O, babaların en güzeli, en yücesi, en büyüğü oldu.

(Tanıtım bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Nazende..
  • Bolvadinli
  • Zeynep  Çakır
  • Nermin
  • Rana Yaldız
  • elif
  • sevilay
  • Semrâ Sultân
  • Halit KÜÇÜK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%0
8
%33.3 (2)
7
%16.7 (1)
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0