"Seni benim sevimli küçük ilham perimsin, Scarlett. Sana tapıyorum. Bedenine, aklına ve ruhuna da öyle."
"Aklımdaki karanlığa bile mi?"
"Özellikle de karanlığına."
Chatelain ve Bordeaux aileleri düşman ve her birinin kendine ait bölgeleri var. Ama Chatelain ailesi Bordeauxlara saldırarak tüm şehre sahip olmak istiyor ve Sol babasını kaybediyor, annesi bununla aklını kaybediyor. Sol de yaşadığı korkunç işkenceden sonra utancını maskeliyor ve Fransız Mahallesi'nin Hayaletine dönüşüyor. Scarlett tıp 1 bipolar bozukluğu olan, operada inanılmaz yeteneğini babasından almış, babasının öldürülmesine şahitlik etmiş ve oracıkta ilk cinayetini işlemiş kızımız. O gece bunu gören Sol Scarlett'dan etkileniyor ve asla gözenden ayırmamak için Bordeaux Müzik Konservatuarında burs kazanmasını sağlıyor. Onu koruyor, sağılığıyla ilgileniyor, her gün ona yeni notalarını, mektuplar ve tek bir gül gönderiyor. Tabii tüm bunları karanlıkta kalarak yapıyor. Maskenin ardındaki adamı küçük müzik perisine göstermeye 'şimdilik' hazır değildi. Her şey böyle güzel gizemli irellerken bir gün ateşkesi bozup tüm şehri ele geçirmek için Rand Chatelain sözde çocukluk arkadaşı Scarlett'la arayı kapatmaya çalışana kadar...
Uzun süredir dark romence okumadığım için Hayalet'i okumaya karar verdim ama konusu güzel olsa da daha da karanlık olaylar olabilridi sanki. Karanlıktan çok kasvet vardı. Aslında Sol'un maskesi, Fransız Mahallesi'nin Hayaleti olması gizemliydi ama yazar buna pek odaklanmamış. Konusu daha çok Sol'un takıntısını aşka dönüşmesi için Scarlett'la gerçekten tanışmasını anlatıyordu. İlk bölümler Scarlett'ın hastalığına diğer insanların gösterdiği sinirimi bozan tepkileri oldu. Ve buna karşılıkta Scarlett'ın sanki suç onunmuş gibi karşılık vermesi daha da kötüydü. İki dakika konuşunca doğru