Tüm devletleri ayakta tutan başlıca temeller...
İster yeni, ister eski, ister karma olsun, tüm devletleri ayakta tutan başlıca temeller, iyi yasalar ve iyi ordulardır. İyi ordular olmadan iyi yasalar olamayacağına göre ve iyi orduların bulunduğu yerde, iyi yasaların olması gerektiği için yasalar üzerinde durmayıp ordudan söz edeceğim. Şimdi diyorum ki, bir prensin devletini savunacağı ordu, ya kendi öz ordusudur, ya paralı ordudur, ya yardımcı ya da bu ikisinin karmasıdır. Paralı ordu ve yardımcı ordu, yararsız ve tehlikelidir. Ve devletini paralı ordu temeli üzerine kuran prens, asla istikrar ve güven içinde olamaz. Çünkü paralı askerler, birlik içinde değildir. Muhtelisttir, disiplinsizdir, kalleştir, dostların önünde yiğit, düşmanın önünde alçaktır. Tanrıdan korkmaz, insanlardan utanmaz. Ve saldırıya geçmeyi ne kadar ertelersen, yıkımını da o kadar ertelemiş olursun. Barışta onlara, savaşta düşmanlara soyulursun. Bütün bunların nedeni, onları bir arada tutan tek şeyin, aldıkları az miktarda aylık oluşudur ki, bu parada onların senin uğruna ölmeyi istemelerini sağlamaya yetmez. Savaş yapmadığın sürece senin askerlerin olmayı pek âlâ isterler. Ama bir savaş çıkmaya görsün, ya kaçarlar, ya çekip giderler. Bunu kanıtlamak o kadar güç bir şey olmasa gerek çünkü, İtalya'nın bugünkü perişan durumunun yıllarca sadece paralı askerlere dayanmış olmaktan başka bir nedeni yoktur. Bunlar başlangıçta bazı ilerlemeler sağlamış ve kendi aralarında savaştıkça yiğit gözükmüşlerdir ama yabancının gelmesiyle ne mal oldukları ortaya çıkmıştır. Öyle ki Fransa kralı Charles, İtalya'yı tebeşirle alabilmiştir. Prens Niccolo Machiavelli
Kitap Alıntısı
İyi yasalar ve iyi ordular
Tüm devletleri ayakta tutan başlıca temeller, iyi yasalar ve iyi ordulardır. Prens Niccolo Machiavelli
Kitap Alıntısı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsanlar,
eğer onları iyi olmaya zorlayan bir gereklik yoksa sonunda hep sana kötü hizmet ederler. Prens Niccolo Machiavelli
İnsan ve Duygular
Yalnızca dua gücüyle hareket ediyorlarsa...
Yenilikçilerin, kendilerini dayatmaya iktidarları var mı, yoksa başkasına mı bağlılar? Bunu incelemek gerekir. Bir başka deyişle, gelişimlerini başarıya götürmek için dualarına mı güveniyorlar, güçlerine mi? Yalnızca dua gücüyle hareket ediyorlarsa, kaçınılmaz bir şekilde yenilgiye mahkûmdurlar. Ama eğer güçleri varsa, yenilgi çok enderdir. İşte bunun içindir ki, tüm silahlı peygamberler muzaffer olmuşlardır, silahsız peygamberlerse elleri böğürlerinde kalmışlardır. Buna bir de halkların değişken yapısını ekleyelim. Halkı belirli bir şeye inandırmak kolaysa da, onu bu inanışında tutmak güçtür. O yüzden artık inanmaz olduklarında, onları zorla inandıracak önlemleri almış olmak gerekir. Musa, Keyhüsrev, Tezeüs ve Romulus silahsız olsalardı, fermanlarını uzun boylu dinletemezlerdi. Günümüzde Rahip Girolamo Savonarola'nın başına gelenler budur. Prens Niccolo Machiavelli
Kitap Alıntısı
Tilkilik yapmayı ve göz boyamayı çok iyi becermek gereklidir
Günümüzde kaç barışın, kaç sözverinin prenslerin sözlerinin eri olmayışlarından ötürü boşa gittiğini ve tilkilik etmesini iyi bilenin işlerinin tıkırında gittiğini gösteren sayısız örnek vermek mümkündür. Ama bunu ustaca allayıp, pullamak, göz boyamayı olduğu gibi renk vermemeyi de çok iyi becermek gereklidir. Ve insanların öylesine basitlikleri vardır, ânın gereklerine öylesine kölece boyun eğerler ki aldatıcı kişi her zaman aldatılmaya hazır birini bulacaktır. Taze bir örneği anmadan geçmek istemem. VI. Alexander insanları aldatmaktan başka hiçbir şey yapmadı, hiçbir şey düşünmedi ve her zaman da bir fırsatını buldu. Hiç kimse ondan daha tumturaklı sözverilerde bulunmamıştır, daha ateşli yeminler içmemiştir ve bunları daha tez unutmamıştır; yine de çevirdiği dolaplar her seferinde yanına kâr kalmıştır, zira bu sanatı mükemmelen bilirdi. O halde, bir prensin yukarıda sayılan tüm meziyetlere sahip olması ge rekli değildir; onlara sahipmiş gibi gözükmesi yeter. Daha iyisi, iddia ediyorum ki, eğer bunlara sahip olsa ve her zaman uysa idi kendi zararlı çıkardı; ama sahipmiş gibi yapması kendisine yararlı olur. Böylece iyi yürekli, sadık, insancıl, namuslu, dindar görünebilirsin ve gerçekte olabilirsin de ama o zaman zihni ni öyle ayarlamalısın ki eğer olmaman gerekiyorsa tam tersini yapabilmelisin. Ve ayrıca belirtmek gerekir ki bir prens, hele yeni prens olmuş biri anlamalıdır ki insanları övgüye değer kılan tüm bu şeyleri yerine getiremez çünkü devleti elinde tutmak için sık sık verdiği söze karşı, iyilikseverliğe karşı, insanlığa karşı, dine karşı davranmak zorunda kalır. Bu yüzden talihin rüzgârlarına göre, durumların değişmelerine göre, dönmeye hazır bir zihne sahip olmalıdır, ve daha önce de dedim ya, elverirse iyilikten uzaklaşmasın ama gerekiyorsa kötülüğü seçmesini bilsin. Demek ki prens söz konusu beş niteliğin damgasını taşımayan tek bir sözcüğün bile ağzından çıkmamasına özenle dikkat etmelidir. Onu duyana, görene merhamet acıma duygusuyla, imanla, namusla, insancıllıkla, dinle doluymuşça gözükmelidir. Ve bu son ilke en gereklisidir. Genel olarak insanlar elleriyle değil gözleriyle yargılarlar. Her bir kimse görecek yetenektedir çok azı dokunabilir ancak her kim olursa olsun senin neye benzer gözüktüğünü görebilir; ama pek azı ne olduğunu el yordamıyla bulabilir. Ve bunlar da büyük çoğunluğun, üstelik devletin olanca gücüyle desteklenen yargısına karşı gelmeye cesaret edemezler. İnsanların hele hele hiçbir itiraz mahkemesine izin vermeyen prenslerin eylemlerini yargılamak söz konusu olduğunda araçlara değil amaca bakılır. O halde, bir prens amaç olarak şunu seçsin: Devletin elegeçirilmesi ve elde tu tulması. O zaman araçları hep övgüye değer bulunacak ve herkesçe övülecektir. Çünkü sığkafalı insanlar hep görünüşlere ve sonuçlara tutulur. Oysa bu dünyada her şey tümüyle kabasabadır. Çoğunluk sağlamlığına inandığı savlara dayandığında insanlığın esamisi okunmaz. Zamanımızın senyörlerinden, adını anmamızın hoş kaçmayacağı birinin ağzından barıştan ve sadakatten başka söz çıkmaz; ama gerçekte bunların yeminli düşmanıdır. Ve eğer başka türlü davransaydı biri ya da öbürü ona saygınlığını ya da devletlerini birçok kez kaybettirirdi. Prens Niccolo Machiavelli
Kitap Alıntısı
her zaman ve her şeyde iyi insan örneği olmak istersen...
Her kim ki olana gözlerini kapar da yalnızca olması gerekeni görür, aslında nasıl yaşamasını değil, nasıl canından olmasını öğrenir. Zira senin tam karşıtın olan onca insan arasında, her zaman ve her şeyde iyi insan örneği olmak istersen, kesinlikle yitip gidersin. Prens Niccolo Machiavelli
Hayata Dair