Puan

7.810 üzerinden
361 kişi
Puan vermedi·269 syf.·
2024 9. kitabı
Charlotte Brontë'nin 1845 - 1846 yılları arasında yazdığı ilk romanı. Bu roman yayıncılar tarafından reddedilince yazar yayıncısına bir mektup yazarak el yazmalarını saklamasını ister. Profesör, yazar öldükten 2 yıl sonra 1857'de eşinin izni ile yayımlanır. Charlotte Brontë'nin Brüksel'deki Constantin Héger isimli bir okulda görev yaparken yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak yazdığı otobiyografik nitelikte bir eser. Yazar, Matmazel Frances üzerinden çalışan ve ekonomik açıdan bağımsız kadın örneğini okuyucuya sunuyor. Özellikle de romanın yazıldığı Victoria dönemindeki kadınlara bakış açısı ve onlara dayatılan toplumsal beklentiler düşünüldüğünde bu oldukça yerinde bir mesaj. Jane Eyre'i okuduktan sonra Charlotte Brontë'nin diğer kitaplarını da okumaya karar vermiştim. Jane Eyre ve Villette isimli kitaplarından farklı olarak bu kitapta anlatıcı genç bir erkek. Romanın bölümlerinin kısa olması da bence okumayı daha keyifli kılıyor. Kitabı bitirdikten sonra, "Yazar romanı Matmazel Frances'in bakış açısıyla yazmış olsaydı nasıl olurdu acaba?" diye düşünmeden edemedim çünkü okurken ana karaktere pek ısınamadım ama okumanızı tavsiye ederim. Zaman ayırıp yazdıklarımı okuyan herkese teşekkür ederim.
Victoria Dönemi Edebiyatı
ProfesörCharlotte Brontë · Oda Yayınları · 2012980 okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2019 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2019 18:35
Profesör, Charlotte Brontë 'nin ilk romanıymış ancak o öldükten sonra yayınlanmış. Profesör ilk roman için iyi olsa da Jane Eyre ile karşılaştırılınca zayıf kalan bir roman. Profesör, yazarın diğer romanı Vilette ile büyük benzerlikler gösterse de onun ham hali gibi. Yazar kitapta bolca betimlemeye yer vermiş, olaydan çok karakter çözümlemeleri ve düşüncelerin bulunması kitaba durağanlık kazandırmış. Beğensem de etkilendiğim bir kitap olmadı, güzel noktalar vardı, özellikle karakter çözümlemeleri ilgi çekiciydi. Jane Eyre, yazarın tüm acemiliklerini atıp ustalığını gösterdiği romanı olmuş, bu kitapta yazarın yazım karakterini ve nasıl gelişim gösterdiğini anlamak için çok uygun.
ProfesörCharlotte Brontë · Oda Yayınları · 2012980 okunma
Reklam
"Özgürlük zorunludur."
9/10
·329 syf.··
2024 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2024 01:57
Profesör yazarın kaleme aldığı ilk romanı. Ne yazık ki yayınevleri zamanında basmayı reddettiğinden , kitap yazarın ölümünden sonra yayımlanmış. Yazar aslında "Jane Eyre" ile tanınmıştır. Bu kitap için kullandığı takma adı ise "Currer Bell." Kitabın konusu ailesinden dışlanan ve destek göremeyen genç bir adamın, toplumun beklentilerini reddedip istediği alanda var olmaya çalışmasını, kişisel gelişimini ve azmini konu alıyor. İlk kitabı olması nedeniyle edebi açıdan bakılırsa anlatım yönünden zayıf olan noktalarını sadece karmaşık yapıda ve uzun cümleler barındırmasında buldum. Bu da çok tekrarlanmamış, sadece bazı kısımlarda görebiliriz. Onun dışında anlatımı gayet akıcıydı. Bu kitaptaki ana karakter güçlü kalmaya çalışan, temele kendi kişisel gelişimini koyan, toplumun iş kalıplarını reddederek kendisinin istediği ilgi alanlarında ekonomik özgürlük arayan genç bir adam. Bu karakterin, erkek egemenliğine girmeyi istemeyen, kuracakları hayatta beraber çabalayacakları bir kadına aşık olması ile iki güçlü karakter birleşimi görüyoruz. Güzellik , çekicilik ve estetik kaygısı olmayan; zekası , azmi ve ahlakıyla öne çıkan karakterler.Yazar ,kendi özgürlük arayışında olan bu karakterlere sağlam bir psikolojik dayanıklılık da eklemiş. Yaşanılan dönemde İngiltere koşulları ve aynı zamanda , dünyanın genel durumu, koşulları çok eleştirel ve farklı bakış açılarıyla sunulmuş. Bu bakış açılarıda karakterlerin aralarında geçen diyaloglarda çok zevkli bir şekilde birleştirilmişti. Bu konuda şu alıntıyı çok beğendim: "Evrensel bir yurtseverim: benim ülkem dünya. " (syf.286) Yazarın kendi hayatından da izler taşıyan, kendi kişisel deneyimlerinden de kesitler bulabildiğimiz güzel bir eser.Umudun önemini, azmin kararlılığını, özgür olmanın hafifliğini
ProfesörCharlotte Brontë · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020980 okunma
Puan vermedi·329 syf.·
2022 38. kitabı
Charlotte Bronte’den okuduğum ilk kitap. Yazarın hayatı ilginç. Hayatında beni en çok etkileyen şey; Bronte kardeşlerin bir şiir kitabı yayımlatırken takma isim olarak erkek isimleri kullanmaları oldu. Muhtemelen, Profesör romanında da Bronte, erkek karakteri kitabı basmak için kullanmıştır. Bir kadının kendi ismiyle yazamadığı bir dönemde, böyle bir eser yazmak bana göre ciddi başarı. O yüzden eseri yorumlarken önce bu açıdan bakmak gerekir. En önemliside yazıldığı dönemin şartlarını göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmak gerekir. Gelelim eseri incelemeye… Eser ilk başlarda biraz sıkıcı başladı. Özellikle ana karakterimiz olan William’ın kendini fazla ezdirmesi, silik bir profille kitaba başlanması benim açımdan biraz sıkıcı oldu. Ta ki Hunsden karakteri devreye girene kadar. Bu adamın William’ın hayatını değiştireceğini tahmin etmeniz zor değil. Aslında ilginç bir karakter Hunsden. Diyaloglarda çok sert cümlelerle okuyoruz bu karakteri fakat bir yandan da ilginç bir şekilde birçok sözüne hal veriyoruz. Sadece söyleniş tarzı, uslup bakımından biraz sıkıntılı. Kitapta ilk başlarda ve sonlarda görüyoruz Hunsden’i. William karakteri, yani ana karakterimiz, kitapta bence çok güzel işlenilmiş. William, ilk başlarda sessiz, her şeye boyun eğen bir karakterken, daha sonra yavaş yavaş geliştiğine şahit oluyoruz. William’ı tanımlarsak; güçlü, dürüst, yer yer biraz kibirli, yaptığı işe saygısı olan, yer yer mütevazi, zeki bir karakter. Hayata sil baştan başlayıp, belli bir konuma geldiği içinde bence güçlü bir karakter. Tıpkı Frances Evans Henri gibi… Kitabın biraz ortalarına doğru sahneye çıkar Henri. Çıktığı ilk andan itibarende bu kadından bir şeyler çıkacak, kitaba damgasını vuracak dersiniz ve aynen öyle olur. Güçlü ve gururlu bir kadın. Tipik “Ev Hanımı”
ProfesörCharlotte Brontë · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020980 okunma
Puan vermedi·329 syf.··
2021 17. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2021 01:43
Charlotte Brontë'den okuduğum ikinci kitap Profesör. Tam bir Charlotte Brontë romanıydı bu da. Yazarda en sevdiğim özellik olan güçlü kadın karakter burada da vardı. Aynı zamanda zekâya verilen önemi de çok seviyorum. Başkarakterlerin güzel/yakışıklı olmaması sevdiğim diğer Charlotte B. özelliği. Bir bölümde yine gotik izler vardı. Severek okudum. Zaten Brontë kardeşlerden çıkan bir eseri sevmeme gibi bir durumum olamaz. Düşüncelerini çok değerli buluyorum. Feminizm açısından da kendisini çok önemli bir yerde görüyorum. Keşke uzun bir yaşamı olsaydı da daha çok eser bırakabilseydi bize. 100 yılı geçmiş olmasına rağmen bugün hâlâ Charlotte B.'nin kadınlar için verdiği mesajların ne kadar önemli ve değişmemiş olduğunu görüyorum. Pek okunmayan ama okunması gereken kitaplardan. Özellikle Brontë sevenlere ve klasik okuyanlara öneririm.
ProfesörCharlotte Brontë · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020980 okunma
Reklam
Reklam