Bilimsel bir zemine oturtulmuş, tamamen bilimsel ve deneysel yöntemlerle varılmış birtakım sonuçlarla karşılaşıp kendiniz ve çevrenizdeki insanların bazı davranışlarını daha iyi anlamlandırabilmek için kullanabileceğiniz sağlam kanıtlara dayalı bilgiler edinmek beklentisindeyseniz BU KİTABI OKUMAYIN diyebilirim. Eğer sadece bazı davranışlarımızın genetiğimize ve bir kısmının ailelerimizin yaşam süreçlerinde değişmiş, bazı travmaların işlenmiş şekildeki haline bağlı olduğu hakkında minik bir fikir edinmek isterseniz (kitabı bu cümleyle özetlemiş bile olabilirim) elbette göz atabilirsiniz. Hayatımda hiç kimseye hiçbir kitap için "okuma" dediğimi hatırlamıyorum. Kendimde öyle bir had göremem. Sadece beklentileriniz tıpkı benim gibi, başta belirttiğim şekildeyse sanıyorum ki size de asla tatmin etmeyen, üstüne bir de koca bir hayal kırıklığıyla baş başa bırakacak bir deneyim yaşatacaktır. Okuyacaksanız da en azından bu yazı sayesinde çok yüksek beklentilerle okumayacağınıza, böylece bu hayal kırıklığını yaşamayacağınıza inanarak kendi deneyimimi paylaştığım için içim rahat olacak.
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016319 okunma
Tek solukta okuyabileceğinizi düşündüğüm -zira benim için öyle oldu- durup üzerine düşünebileceğiniz, gerçekten böyle olabilir mi diye kendinizi sorgulayacağınız, yeri geldi mi afili sözlere, ortamda kullanırsanız sizi entellektüel sayacak, havalı gösterecek cümleler ile karşılaşacaksınız.
Büyük büyük hatta yine büyükannelerimizden (yazar burada kuşaklaraşırı kelimesini sıkça kullanmış) yani atalarımızdan bizlere miras kalabilecek tutulmamış-yarım kalmış yasların, travmaların, ıstırapların olabileceğini, bu olguların tedavi edilmediği, gün yüzüne çıkarılmadığı takdirde bizden sonra ki nesillere de aktarılabileceğini gayet açık biçimde dile getirmiş. Yazarımız atalarımızın geçmişte yaşamış olduğu ve bir şekilde tedavi edemedikleri bize aktardıkları bu acıları bulabilmemiz adına bir çeşit soy ağacına benzettiği bir tekniği kitabında detaylıca anlatıyor ve bu tekniğe "genososyogram" adını veriyor. Şayet tekniği iyice kavrayıp özümseyebilseydim yapabilmeyi çok isterdim ancak işi bilen -ki bu tekniği Türkiye'de uygulayabilecek birini tanımıyorum ve olduğunu da sanmıyorum ne yazık ki...- biri ile bu haritayı çıkarmak gerçekten oldukça farklı bir deneyim olabilirdi.
Bu kitap evrimsel psikoloji ile ilgilinen, bu minvalde kitaplar okuyup araştırmalar yapan bana şunu düşündürdü; "Gerçekten atalarımızın tamamlayamadığı, yaşayamadığı yasların, içlerinden atamadıkları sıkıntıların, dile getiremedikleri travmaların acısını şuan bizler çekiyor olabilir miyiz?" Şayet çekiyorsak bu gerçekten adını koyamadığımız buhranlarımızın, kaygılarımızın, yüzlerce terapiste gitmemize rağmen ruhsal tedavilere yanıt alamayışımızın bir nedeni olabilir. Nedeni bu ise de bu çerçevede tedavi alıyor olmak gerekir. Ancak bu hem büyük bir zaman ve enerji isteyecektir çünkü, atalarımızın çoğu artık
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016319 okunma
Kitap, psikosoybilimi tanıtmak amacıyla genel okuyucu için yazılmış ancak çok dağınık bir anlatımı var. Değindiği konular güzel ve birçok atıf var . Bu özelliği ile daha çok alandan kişilere hitap ediyor ama yine de ilk okunması gerekenler arasında değil bence. Travma ve nesiller arası aktarım üzerine yapılan okumaların üstüne pekiştirici olarak keyifli bir okuma olacağı kanısındayım. Felsefe ve edebiyata dair atıflarını sevdim. Keyifli okumalar..
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016319 okunma
Okuduğum süreçte elime almayı unuttuğum gibi inceleme yazmayı da unutturan kitap... Konusu ilgimi çektiği için hevesle başlayıp ilk bölümlerde hızlıca ilerlediğim ama sonrası hayal kırıklığı olan bir kitaptı benim açımdan. Yazar kitap boyu birçok yerde kendini tekrarlıyor. Tekrarı bırakıp farklı bir şeyler söylediğinde de tam olarak: “Evet, tamam da bunun kitabın konusuyla ne alakası var?” durumuna geliyorsunuz. Hele son bölümde yazar sanki birkaç farklı konuya değineyim de kitap uzasın edasıyla yazmış. Yarım bırakmayı sevmediğim için ite kaka okuduğum bir kitap oldu. Keyif alamadım. Okumayı düşünenler bir kez daha düşünsün :)
Kitaptaki örnekler, her ne kadar istatistiki olarak anlamlı olarak bildirilse de herkese uygulanabilirliği düşük izlenimi veriyor. Araştırmadaki kisilerin index vakalar olması sonuçların toplum geneline uygulanabilirliğini sorgular hale getiriyor. Ama bir gerçek var ki; bazen insan kendi davranışının neden olduğunu anlayamadığı ve sonrasında pisman olabileceği hareketleri hayatı boyunca sıklıkla yapabilmektedir ve bunun nedenini bilemiyebilir. Atalarımızdan gelen psikolojik yüklerin genetik (epigenetik?) aktarımı bundan sorumlu olabilir mi? Bu kitap bu soruya bir giriş gibi...
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016319 okunma
İnsanın hayatın geçmişteki soy ağacından bağımsız bir örüntü oluşturabilir mi ya da ne yaparsak yapalım biz hep içimizdeki genlerin bize sunduğu hayat kadar mı biziz
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016319 okunma
Tutkuyla bağlandığım ilgi alanlarımdan bir tanesi de, özellikle antik dönemden günümüze kalmayı başarmış mimarı yapıları incelemektir. O dönemim mimari eserlerini incelerken bir çok defa karşıma benzer bir senaryo çıkıyor; mimari birikim. M.Ö 500'lerde yapılan eserlere, MS 200lerde yeni eklemeler yapılmış, daha sonra 1200lerde yeniden eklemeler yapılmış ve son tahlilde günümüzde bambaşka bir hal almış oluyor. Ancak eserin özüne, ilk haline baktığımızda, 2500 yıllık geçmişine tanık oluyoruz.
Gelelim genetik bilimine. Bu konuda temel düzeyde bile bir bilgim yok ancak genetiğin de yaşamımız üzerinde önemli bir etkisi var. Eski kuşakların kusurları da mükemmellikleri de bizim üzerimizde etki bırakmış oluyor.
Bu iki alakasız konuyu alt alta koyduğumuzda, psikolojik mirasımızın da bizleri etkilemiş olabileceğine dair subjektif yorum yapmak, saçma olmasa gerek. Bu sebeple hem Psikosoybilimi hem de bu kitabı önemli buluyorum.
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021319 okunma
Aile geçmişimizden gerçekten ne kadar özgürüz?
Bugün bir kitabı değil, bir farkındalık deneyimini paylaşmak istiyorum. Psikosoybilim, bireyin yaşamında tekrar eden kalıpların, travmaların ve hatta hastalıkların, sadece kendi yaşantısından değil, nesiller boyu aktarılan bilinçdışı mirastan da kaynaklanabileceğini savunuyor.
Anne Ancelin Schützenberger, terapötik bir yaklaşımla “aile ağacı” üzerinden duygusal mirasın izini sürüyor. Kitap boyunca sıkça karşıma çıkan şu sorular beni fazlasıyla etkiledi:
Ailede kimlerin kaderini “yeniden sahneliyoruz”?
Konuşulmayan sırlar, bastırılmış acılar bizim hayatımıza nasıl sızıyor?
Doğduğumuz tarih bile bazı döngülerin parçası olabilir mi?
Kendimizi tanımaya çalışırken, sadece kendi hikâyemizi değil; annemizin, büyükbabamızın, hatta bazen tanımadığımız atalarımızın hikâyelerini de anlamamız gerekebilir.
Bu kitap beni hem düşündürdü hem de kendi soy ağacıma farklı bir gözle bakmaya itti. İçsel çözülmelere meraklı herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap diyebilirim.
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021319 okunma
Ben bilimsel temellerini pek göremedim kitapta, ama okunması kolay bir kitap. Güzel bilgiler de veriyor ama böyle bir kitap yazılıyorsa bize bu bilgilerin kaynağı da güzelce sunulmalı diye düşünüyorum.
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021319 okunma
Alan hakkında hiç bilgisi olmayan biri için faydalı olabilir ancak ben derslerimde zaten bir kısmını gördüğüm için tekrar eden bilgiler sıkıcı bir hal aldı. Kaldı ki kitap kendi içinde çok tekrar ediyor editör kullanmıyorlar mı anlamıyorum. Ama yine de örnek vakaları okumak etkileyiciydi.
PsikosoybilimAnne Ancelin Schützenberger · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021319 okunma
Anne Ancelin Schützenberger, Fransız bir psikolog ve psikoterapistti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişinin bir üyesiydi.
Moskova'da Yahudi bir ailede doğdu , ancak Paris'te büyüdü ve burada eğitimini aldı ve sonunda edebiyat ve psikoloji alanında doktora yaptı. Direniş faaliyetlerinin bir sonucu olarak, 1944'te yeni kurulan Mouvement de libération nationale'in bölge sekreteri oldu ve aynı yılın 6 Haziran'ında evi 2. SS Panzer Tümeni Das Reich tarafından yakıldı . MLN'nin dergisinde çalışarak deneyim kazandıktan sonra, 1947'de Bulletin de Psychologie des Étudiants de l'Université de Paris'i çıkardı ve daha sonra editörlüğünü üstlendi ve ilk sayısını dairesinin mutfağında çıkardı.
30 Ağustos 1948'de Londra'da matematikçi Marcel-Paul Schützenberger ile evlendi; Hélène adında bir kızları oldu ancak kısa süre sonra boşandılar. Kocası aracılığıyla Claude Lévi-Strauss ile tanıştı. Fulbright bursu sayesinde New York'ta Jacob L. Moreno'nun öğrencisi oldu ve Moreno'nun ölümüne kadar arkadaş kaldılar. Yurt dışında geçirdiği süre boyunca Carl Rogers , Margaret Mead , Gregory Bateson ve Paul Watzlawick gibi isimlerle çalıştı . Paris'te Robert Gessain ve Françoise Dolto ile geleneksel psikoterapi gördü .
1973 yılında Uluslararası Grup Psikoterapisi Derneği'ni (IAGP) kurdu ve ilk Genel Sekreteri ve Başkan Yardımcısı oldu; 2003 yılında "Onursal Arşivcisi" oldu. 1989 yılında psikodrama dersleri verdiği École Française de Psychodrame'i kurdu.
2014 yılında Manuela Maciel Yaacov Naor ve Leandra Perrotta ile birlikte Anne Ancelin Schutzenberger Uluslararası Psikogeneoloji ve Transjenerasyonel Terapi Okulu'nu kurdu.
1967'den itibaren Nice Üniversitesi'ndeki sosyal psikoloji araştırma laboratuvarında araştırma direktörüydü . Öldüğünde, 86 yaşında öğretmenliği bırakmış olmasına rağmen orada Emeritus Profesördü. 99. yaş gününe çok az kalmıştı ve Boulogne-Billancourt'a gömüldü.