#alıntı
"Ne o beni görmek çok hoşuna gitmedi sanırım. " Ne söyleyeceğini şaşırdı. Böyle kalırsın işte.
"Hoşuma gitmeyen tek şey seni görmediğim günler. " yine zaferlerimin yıkıldığı bir güne tanıklık ediyorsunuz.
.
Naif mi naif,içinizi sıcacık yapan,çok bizden bir kitapla geldim bugün. Son derece eğlenceli ve sakin giden bir hikayeydi Pürlen’in hikayesi. Ama benim böyle bir hikayeye öyle çok ihtiyacım varmış ki,su gibi aktı gitti hikaye.
.
Pürlen kızımız,okulunu yeni bitirmiş ve bir an önce kendi ayakları üzerinde durmak isteyen bir kardeşimiz. Dişçinin yanında asistan olarak işe başladığı gün ,henüz haberi olmasa da hayatında da yeni heyecanların başladığı gün olacak.Yan komşusunun yurtdışında yaşayan oğlu memlekete dönmüş ve karıştığı bir kavga sonucu dişinin kırılmasıyla da soluğu Pürlen’in çalıştığı klinikte almış. Cihangirin, sempatikliği,sevecenliği,sadakati ve aşkıyla zamanla Pürlen’in kalbini kazanmasıyla da romantik hikayemiz başlamış. Ama kimdir bu Cihangir derseniz onu henüz Pürlen de bilmiyor.Ona güvenmeli mi yoksa hiç olmamış gibi mi davranmalı ?
.
Çiçeği burnunda,dumanı üstünde taze bir kitap Pürlen. Tuğçe,eşi ile olan hikayelerinden yola çıkmış anladığım kadarıyla. Bir kısmı onların tatlı mı tatlı hikayesi.Bir ilk kitap olmasına rağmen ben Tuğçe’nin kalemini çok başarılı buldum.Çoğu yerini kahkahalarla okudum. Pürlen sanki bendim okurken. Ama keşke yazarının özendiği kadar editörü de özenseymiş kitaba.Kitap görmezden gelemeyeceğiniz kadar çok yazım yanlışı,düşük cümleler ve isim hatalarıyla dolu.Bunlara rağmen her satırından keyif aldığım bir kitap oldu.Her Türk kızının birinci görevi olan trip atmada adeta bir master degree olan Pürlen ve ondan gelen her şeye razı olan Cihangir’in içinizi sıcacık yapan hikayesini okuyup ,çok seveceğinize eminim. Aklıma