Gecenin Işığı Grace Draven
Fantastik bir aşk hikayesinin bu kadar huzurlu, naif ve içten anlatılabileceğini pek az kitapta gördüm. Grace Draven, “canavar ve güzel” temasını alıp öyle sıcak, öyle olgun bir şekilde işlemiş ki, okurken hem gülümsüyorsunuz hem de sayfalar boyunca huzur buluyorsunuz.
Kitabın ana karakterleri Brishen ve Ildiko, iki farklı dünyanın insanı (ya da ırkı) ama birbirlerini bulduklarında aralarındaki farklar önemsizleşiyor. Kai Prensi Brishen, ailesi tarafından pek ciddiye alınmayan “yedek prens.” İnsan krallığıyla yapılacak bir ittifak evliliği için seçildiğinde kaderi Ildiko’yla kesişiyor. Ildiko ise insan krallığının soylularından biri; kraliyet ailesi için stratejik bir evlilik yapmaktan başka bir işe yaramadığını düşünen, akıllı, olgun ve gerçekçi bir kadın.
Bu iki karakterin ilk karşılaşması, kitabın tonunu belirliyor aslında. Birbirlerini gördükleri anda hem dürüstçe hem komik bir biçimde “sen çok çirkinsin” diyorlar Ama bu karşılıklı samimiyet, kitabın en güçlü noktası. İkisinin arasında kurulan bağ, dış görünüşü tamamen unutturan bir sevgiye dönüşüyor. Draven, “güzellik kime göre, neye göre” sorusunu çok sade ama derin bir biçimde sorgulatıyor.
Brishen benim için tam anlamıyla bir “kibar canavar.” Gri teni, beyaz gözleri, keskin dişleriyle ürkütücü görünmesine rağmen kalbi pamuk gibi. Ildiko’ya gösterdiği sevgi, saygı ve sabır o kadar tatlı ki kitap boyunca sürekli “ah Brishen, keşke herkes senin gibi olsa” diyorsunuz. Ildiko da keza öyle; zekası, espritüelliği ve kendini olduğu gibi kabul etmesiyle hem güçlü hem sevilesi bir karakter.
Aralarındaki ilişki slow burn tarzında ilerliyor ama bu kesinlikle sıkıcı bir yavaşlık değil. Aksine, her konuşmaları, her küçük yakınlaşma o kadar içten yazılmış ki, aşka dönüşürken siz de onların kalp