Adı:
Ramayana
Baskı tarihi:
Temmuz 2002
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752980228
Kitabın türü:
Çeviri:
Asuman Belen Özcan / Hatice Derya Can
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Kusursuz prens, örnek kral Rama'nın öyküsü, Ramayana... Bilge Valmiki'nin yedi bölüm ve dört bin beyitten oluşan anlatısı... Valmiki bir gün ormanda bir çift çulluk görür. Çulluklar çimlerin üzerinde şarkılar söyleyerek oynamaktadırlar. Bu sırada kötü kalpli bir avcı çıkagelir, okuyla erkek çulluğu öldürür. Dişi çulluk eşinin ölümüne acıklı bir sesle ağıt yakar. Bütün bu gördükleri Valmiki'yi acıya boğar ve avcıyı beyitlerle lanetler. Bunun üzerine tanrı Brahma görünür ve Valmiki'ye Rama'nın yaşamını beyitlerle söylemesini emreder. Valmiki bu emri yerine getirir. Ramayana böyle başlar...
"Aziz Valmiki ve büyük aziz Narada karşılıklı oturmuş konuşuyorlardı. Valmiki, aziz Narada'ya: 'Bu dünyada erdemlerle dolu, yiğit, dürüst, ahlak sahibi, doğru sözlü, tüm varlıklara iyilik eden, gerçekten dürüst ruhla hayata kendini adamış, kindarlığı yenmiş, tüm kıskançlıklardan arınmış, öfkelendiği zaman hem tanrıların hem de insanların kendisinden korktuğu bir insan var mıdır acaba?' diye sordu. Büyük aziz Narada: 'Valmiki! Anlatacaklarımı dikkatlice dinle. Sorularının cevabını orada bulacaksın', dedi ve başladı anlatmaya..."
Mitolojiye ve tarihe olan merakımdan dolayı okumak istediğim kitaplardan biri olan Ramayana, Hintlilerin üç büyük destanı arasındadır. (Diğer ikisi Marabharata ve Harivamşa'dır.)

Ramayana, Hint ozanı Valmiki tarafından epik vezinle 7 bölüm ve 24.000 beyit olarak yazılmıştır.
Konusu klasik destan türüne örnek olacak şekilde kahramanlıklar ve iyi ile kötünün savaşıdır.

Üç büyük versiyonu bulunur:
1- Batı Hint Versiyonu
2- Bengal Versiyonu
3- Bombay Versiyonu

Anlatıldığı toplumların ahlak anlayışına bağlı olarak değişik biçimlerde anlatılmıştır.


Eserin 1. ve 7. bölümleri sonradan eklenmiştir. Aslında gerçek destan 2. ve 6. bölümler arasıdır. İnanışa göre en büyük tanrının İndra olduğu görülür. Ana kahraman Rama ise tanrı Vishnu’nun yansımasıdır. Fakat çoğunlukla insan formundadır. Sadece 1-7 bölümlerde Vishnu olarak gözükür.

Destanda onur, güzel ahlak, temiz kalp, sadakat, sevgi ve iyi niyet gibi olumlu özelliklerin savaşı kazandığı ; kötülük, öfke gibi olumsuz özelliklerin ise kaybettiği vurgulanır.

Kitabı okumadan önce yaptığım ufak araştırma sonucu efsanede geçen “Rama Köprüsü” nün (Adem Köprüsü de deniyor) günümüzde araştırmacılar tarafından keşfedilen Hindistan’ın güneyinden Sri Lanka’ya bağlanan bir yol olduğunu öğrendim. Ayrıca ana kahraman Rama'nın savaştığı Ramayana'nın ülkesi Lanka'nın da Sri Lanka olduğunu keşfettim.

Günümüzde hala bu efsaneyi yazan Valmiki’nin hayal gücü ile yarattıklarını mı yoksa yaşanmış olan olayları mı aktardığı tartışılıyormuş.

Benim fikrim; geçmişte yaşanmış olabilecek savaşların anlatıla anlatıla epikleştirilerek abartıldığı. Yani gerçek olan yönlerinin olduğunu düsünüyorum.

Keyifli zaman geçirip, çesitli bilgiler edindiğim bir kitap oldu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ramayana
Baskı tarihi:
Temmuz 2002
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752980228
Kitabın türü:
Çeviri:
Asuman Belen Özcan / Hatice Derya Can
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Kusursuz prens, örnek kral Rama'nın öyküsü, Ramayana... Bilge Valmiki'nin yedi bölüm ve dört bin beyitten oluşan anlatısı... Valmiki bir gün ormanda bir çift çulluk görür. Çulluklar çimlerin üzerinde şarkılar söyleyerek oynamaktadırlar. Bu sırada kötü kalpli bir avcı çıkagelir, okuyla erkek çulluğu öldürür. Dişi çulluk eşinin ölümüne acıklı bir sesle ağıt yakar. Bütün bu gördükleri Valmiki'yi acıya boğar ve avcıyı beyitlerle lanetler. Bunun üzerine tanrı Brahma görünür ve Valmiki'ye Rama'nın yaşamını beyitlerle söylemesini emreder. Valmiki bu emri yerine getirir. Ramayana böyle başlar...
"Aziz Valmiki ve büyük aziz Narada karşılıklı oturmuş konuşuyorlardı. Valmiki, aziz Narada'ya: 'Bu dünyada erdemlerle dolu, yiğit, dürüst, ahlak sahibi, doğru sözlü, tüm varlıklara iyilik eden, gerçekten dürüst ruhla hayata kendini adamış, kindarlığı yenmiş, tüm kıskançlıklardan arınmış, öfkelendiği zaman hem tanrıların hem de insanların kendisinden korktuğu bir insan var mıdır acaba?' diye sordu. Büyük aziz Narada: 'Valmiki! Anlatacaklarımı dikkatlice dinle. Sorularının cevabını orada bulacaksın', dedi ve başladı anlatmaya..."

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Devrim Buhar
  • Tuğba Dk
  • Gamze Karaca

Kitap istatistikleri