0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
1 beğeni  · 
20 gösterim
“Vahşi doğuştan kötü değildi… Düşüncelerin kuyusuna ne vakit kendini atsa, kulaçları çocukluğuna götürüyordu onu. Çocukluğunun bağrına yaslandı o an! Vav oldu kıvrıldı bulunduğu yere. Çok nadir hissettiği bir duygunun kundağındaydı sanki bedeni de, ruhu da… Vahşi’nin ruhunda “intikamın darağacı” adlı tohumlar yeşermişti küçücükken. Hayattan, ailesinden, canlılardan ama en çok da kendinden intikam alıyordu “kötü adamı” oynarken! Çocukken yaptığı, yapmadığı bütün suçları sorgusuz sualsiz onun üzerine atan “insan” da bu olanların sorumlusu değil miydi? Hamza’nın ölümüne, kanına girdiği masumların da ölümüne; onlar da katkı sağlamış olmuyor muydu?

…İşte bütün bu olanların sonucunda çocuk Vahşi, genç Vahşi, olgun Vahşi, sessizliği bir mızrak yapmıştı kendine. Sustukça, sessizlik mızrağının ucu daha da sivrilmiş, keskinleşmişti! Keskinleştikçe, ölümün kursağına usul usul kurban etmişti içindeki masum Vahşi’yi…

Şener İşleyen’in kendine has anlatımıyla ortaya koyduğu Rammah’ta; köleliğe, özgürlüğe, hasrete ve inzivaya kaçışların gölgesinde edilen tevafuk tevbelerine şahit olacaksınız. ”

-Mehtap ALTAN / Yazar-Şair-Editör-



“Âşık olduğunuz her ne ise onda ne aradığını bilmeyen ya da yanlış yerde arayan; cevabını bulamaz ancak sorusuna cevabı meçhul sorular ekler. Adı ister özgürlük olsun ister hasret olsun; aşkın cevabı yoktur. Âşığın da kâr-zarar hesabı olmaz. Olsaydı; ne Hamza’ya ne de Müseyleme’ye saplanırdı mızrak.

Vahşi! Attığını vuran bir Rammah. Özgürlük ve hasret arası bir destan onunkisi. Mızrağını Hamza’ya atarken de düşünmedi sonunu, Müseyleme’ye atarken de… Vurdu ya Hamza’yı, bu kahır onda çekilmedik acı bırakmadı. Dünyevi kölelikten kurtulup özgür olayım derken uhrevi bir köleliğin gönüllüsü olmuştu o.

Rammah; köle Vahşi’den Hazreti Vahşi’ye giden kervanın en öndeki yolcusu… Bu kervan, ahir zamanın Vahşi’ye namzet ayak izleriyle, Şener İşleyen’in rehberliğinde sizin de kapınızın önünden geçecek!..”

-Prof. Dr. Mustafa AŞKAR / İlahiyatçı-Yazar-



(Tanıtım bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2017
  • Sayfa Sayısı:
    368
  • ISBN:
    9789752441514
  • Yayınevi:
    Az Kitap Yayınları
  • Kitabın Türü:

"Verandasındayım aşkın,
Girebilsem içeri göreceğim nur yüzünü.
Hazreti Vahşi gibi cinayetler işleyip,
Huzurdan kovulmak…
Firâkın matemini giyinip,
Tevbelerle gizlenmek örtüler ardına
Ve cemaline hasret kalmak,
Mübarek pakîni sakınmak günahkâr çeşmimden…
İşte ben böyle canhıraş uğraşırken,
Elif duruşunla ve gül misal tebessümünle
Sen çıka gelsen sütreler ardından.
Önünde Kusva gelse salına salına,
Çökse yüreğimin hüzünlü kovuklarına,
Peşi sıra dizili hüthütler ve güvercinlerle beraber.
Zaman bir güvercin gerdanlığı senin boynunda,
Ay gümüş bir sini koynunda,
Güneş saçtığın nurdan ilham almada…
Sen bahtiyar mısın bilmem,
Ben yüreğimde katar katar gamla birlikte,
Gam yükü kervanının en öndeki yolcusu,
Utangaç bir yüzle, şefaat dilemekteyim."

Kitaptan 2 Alıntı

Kitapdelisi 
23 Mar 21:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Vahşi nefsimizle biz ne çok Hamzalar öldürüyoruz bir bilsek!
Sütreler ardına girip izlermiyiz Gül yüzlüyü,
Cennete girebilsek...

Rammah, Şener İşleyenRammah, Şener İşleyen
Kitapdelisi 
23 Mar 20:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Emdi,emdi,emdi.Doyunca çekildi.Halime sol göğsüne yasladı,ama nurlu bebek bu kez göğsü istemedi.Küçücük bebekte ağır başlılık ve edep,esrarlı bir ciddiyet, sol göğüs sütannenin öz evladı süt kardeş Şeyma'ya emanet.Ya rabbi! Bu yaştaki sabide, bu ne güzel adalet. Allahümme salli ala seyyidina Muhammed...

Rammah, Şener İşleyenRammah, Şener İşleyen