Hellooo millet Ben yine yeni bir mafya aşkına daldım ve çıktım geldim . Queens & Monsters serisinin ilk kitabı olan Ruthless Creatures tam anlamıyla kara dumanlı mafya adamı + yıllardır kalbi kırık ama dimdik ayakta kadın kombinasyonuydu .
Hikayemiz Nat'in beş yıl önce nişanlısının ortadan kayboluşunun yıldönümünde başlıyor. Acısını dindirmek için her yıl aşırı içki içme ritüelini sürdüren Nat yasal olarak artık ölü sayılabilecek nişanlısının yasını tutarken, son erkek arkadaşı tarafından da terk ediliyor. En yakın arkadaşı, eğlence düşkünü çılgın yoga öğretmeni Sloane,(bu arada bu kadına bayıldım ikinci kitap onun hikayesini anlatıyor). Nat'in yaşadığı bu duruma son vermek ister ve Onu bir bara götürerek hayatına devam etmeye ikna etmeye çalışır. Tam bu sırada, Nat'in hayatına girecek, iri yapılı ve gizemli bir adamdan bahseder: Kage.
Barda karşılaştığı Kage( Kazimir Portnov) yerel dedikodulara göre Nat'in yeni komşusudur.Ama aslında Rus mafyasıyla bağlantılı, soğuk,tehlike saçan, son derece çekici bir adamdır. Konuşmaktan çok homurdanmayı tercih etse de Nat'e olan yoğun bakışları aralarındaki kimyayı hemen ortaya koyar. Kage, Nat'e ilk görüşte aşık olur. Fakat Kage’in burada olmasının nedeni Natalie’ye yakın olmak değil tamamen başka bir amaç… Hatta bu amaç Natalie’nin geçmişiyle tehlikeli bir şekilde bağlantılıdır.
Natalie ise geçmişinin hayaletleriyle, Kage’in sakladığı sırlarla ve kendi kalbinin ona oynadığı oyunlarla başa çıkmak zorunda. Hikâye ilerledikçe hem nişanlısının kayboluşunun ardındaki gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkıyor, hem de Kage ile Natalie arasındaki ilişki hızla derinleşiyor. Tabii bu süreçte bolca gerilim, tehlike ve ateşli sahneler eksik olmuyor.
Kitabın sonuna doğru tüm sırlar ortaya çıktığında ve neyin yalan neyin gerçek olduğunu