Letters of Enchantment 2

Ruthless Vows

Rebecca Ross
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
420
Basım Tarihi:
2023
Yayınevi:
Wednesday Books
Orijinal Adı:
Ruthless Vows
Orijinal Dil:
İngilizce
ISBN:
9781250857453
Dil:
İngilizce
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·368 syf.··
2024 27. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2024 00:00
İkilemenin son kitabı ilkinden çok çok daha iyi! Heyecanlı bir noktada bıraktığımız İris ve Roman'ın hikayesi bu kitapta çok daha güçlü devam ediyor. Enva ve Dacre'nin savaşında farklı taraflarda kalan kahramanlarımız sayesinde savaşın taraflarını kendi içlerinden seyredebiliyoruz. İris güçlü bir kadın kahraman olarak ondan beklenenleri fazlasıyla yerine getiriyor. Ama Roman sağlam duruşu, akılcılığı ve İris'e olan bağlılığı ile benim en sevdiğim karakter oldu. Yan karakterler de askıntı gibi değil gayet hikayenin içine örülü olduğundan yakınlık duyabilecek kadar tanımış oluyorsunuz. İlk kitapta karakterler çok birbirinden kopuk gelmişti. Olayların örüntüsü ve birbirine bağlantısı gayet başarılı. Mantığa veya sağduyuya (en azından benimkilere) ters bir gelişme olmadı. Birkaç yerde beklemediğim gelişmeler oldu ama bunlar okuma keyfini artıran cinstendi. Kitabı bir bölüm daha bir bölüm daha diyerek elimden bırakmak istemedim. Buradan sonrası biraz spoilerlı... <spoiler> Kitt'in hafızasını yitirdiği için Dacre'nin emrinde fena şeyler yapacağını düşünmüştüm ama başından sonuna kadar kendi olmayı başardı. İris'in Enva ile alakasını pek kuramadım. Neden Enva'nın onu seçtiği veya Aloutte'ler hakkında gizli kalan bir şeylerin ortaya çıkmasını bekliyordum, olmadı. Kitabın sonunu da çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Yazar sanki masalsı kalmasın diye gerçekliğe daha uygun bir son yansıtmak istemiş kanaatimce ama kurgu okuyucusunun özellikle de benim gibi escapism arayışında olanlara oldukça ters bir mantık bu. Yine de kitap her şeyi ile çok güzel su gibi okundu, mutlu olundu :) </spoiler>
Edebiyat
Ruthless VowsRebecca Ross · Wednesday Books · 2023558 okunma
8/10
·420 syf.··
2025 88. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 09:34
Benim için genel olarak önerebileceğim bir seri oldu. Konusunu, olay örgüsünü vs beğendim ve şurası şöyle olsaydı diyebileceğim bir kısım da yok açıkçası ama benim için yeterince sürükleyici değildi malesef. Okurken akıp gitse de elimden bıraktığımda okumaya yeniden başlamak için pek hevesli olamadım. Bu baya kişisel bir sorun. Kesinlikle şans verilebilir
Ruthless VowsRebecca Ross · Wednesday Books · 2023558 okunma
8/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 23:57
Kesinlikle beklediğime değdi ama eksikliklerde vardı. İlk kitaba göre daha yoğun bir olay örgüsü vardı fakat yazar olayları biraz hızlandırmış gibime geldi, özellikle final kısmı çok hızlı bağlandı. Tanrıların savaşı ve aralarındaki bağlantılar daha derin işlenebilirdi, çoğu yerde söz arasında bahsediyor hissiyatı veriyor, Enva'nın hikâyesi özellikle çok eksik kalmış ve kitabı okurken bunu baya hissediyorsunuz. Onun dışında Roman ve Irıs arasındaki ilişkiye ve yazarın savaş atmosferini yansıtma şekline bayıldım. Çıtır çerezlik bir fantastik isterseniz kesinlikle tavsiye ediyorum.
Ruthless VowsRebecca Ross · Wednesday Books · 2023558 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Beklediğime değdi, çok keyifle ve severek okudum. Ama tam puan veremedim. Açık konuşayım hem sevdim hem eleştirecek yanlarını buldum. Öncelikle Iris ve Roman çok sevdim ben. Okurken bana yaşatığı duygular çok özel kalacak. Mektuplaşmaları özellikle. Çok anlamlıydı benim için. Son ana kadar Iris ve Roman'ın birbirlerini bulmaları da çok anlamlıydı. Gelelim eleştirdiğim kısımlarına. Fantastik kısmı çok zayıftı bence. İlk kitaptan daha detaylıydı her şey, bu doğru. Ancak fantastik okumaya yeni yeni başladıysanız güzel, daha derinlemesine bir şey bekliyorsanız eksik gelecek bir yanı vardı. Kurgunun mantığı da hoştu ama yazar çok hızlı ilerlemişti ve -bana göre- açıkları vardı. Kitap bitmek için hızlıca oldu bittiye gelmiş gibiydi olaylar. Özellikle Decra çok hızlı geçilmişti. Açıkçası Enva'dansa Decra'yı bir tık daha sevdim ben. Ayrıca başlarda da sıkıldım birkaç bölümde. Son dakikaya kadar Iris ve Roman'ın ayrı kalması da ayrı sinir bozucuydu. Gönlümde tam puan ama eksiklerini düşününce 1 puan kırdım sadece. Yazarın bana hissettirdiği duyguları seviyorum ben. İlk kitap hep favorim olacak. Bu kitabın da içindeki heyecanı, duyguları ve yazarın akıcı ilerleyişini sevdim. Fantastik evrene -eksiklerine rağmen- girmesi de güzeldi. Bir noktada Forest (ilk kitapta sinir olmuştum oysa) beni üzdü. Ağladım hatta. Ancak bitirdiğim kitap beni tatmin etti. Her şeyiyle iyi ki okudum. Biraz daha fantastik ağırlıklı olsa tadından yenmezdi ama bu hâlini de severek okudum.
Ruthless VowsRebecca Ross · Wednesday Books · 2023558 okunma
SONSUZ YEMİNLER
6/10
·488 syf.··
2025 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 16:23
Herkese Merhaba, Serimiz 2. Ve son kitabıda okuduk. Valla öyle sevemedim, baya beğenmeyen vardı, bende dedim o kadar mı kötü diye? O kadar kötü olmasada, iyi değil. Ne sevdim ne sevmedim.... büyük hayal kırıklığı oldu . Yurtdışı yorumlara hak vereceğimi düşünmemiştim, asla olmamış kitap... Yazarın bence kafası karışmış. Neden mi karışmış? Şundan; bu kitap bir aşk romanı değil bence... daha cok olay romanı, karakterler sadece olayları pekiştirmek için var gibi... yok iki aşık- yok kader, yok yeniden bir araya gelecekler mi filan.... yok yani bunlar, nerede yazdın bunları... özellikler Irıs , zaten beni birinci kitabın sonunda aşırı hayal kırıklığına uğratmış ve sinirlendirmişti. Bu kitapta aynen devam ediyor. Üstünü çizerek yazıyorum... Irıs amacı asla Roman’nı kurtarmak değildir. Aşk bence bu kitapda sadece Roman’da vardır. Tanrıların olayı desek; ben biraz aşk beklıyordum, enva ile darce arasında ama bildiğimiz kötü adam iyi kadın olayı olmuş, içi doldurulmamış düşmanlık gereksiz cıkan bir savaş... asla atlatmıyor yani ne olduğunu ... sonlara doğru bır anda oldu bittiye gelmiş zaten... Gelelim benim sinirlendiğim yere, şunu bana bir anlatın; Kocanı o savaşın içinde terk edip gidiyorsun, evine dönüyorsun ve hayatına olduğunu gibi devam edıyorsun. Bu nasıl bır kafa yapısı ? bu kadar kocasına aşık olduğunu idda eden bir kadın, kocası bulmak yerine, işine geri dönüp gazate yazı mı yazar? Hayatına oldugunu gibi devam mı eder? Nasıl sinirlendimm; ulen senın kocan kayıp, öldü mü? Kayboldu mu? Bilmıyorsun, bu kadar rahat nasıl devam edıyorsun günlük hayatına mal kadın... okurken çıldırdım... güya arıyormuş ya bir de get, ağzına kürekle vurucam senin... dahası var; bu mal kız ; normalde Roman için savaş alanı dönüp ne olduğunu öğremesi lazım, bu kesinlikle aklına
Fantastik
Sonsuz YeminlerRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 2025558 okunma
7/10
·488 syf.··
2025 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 16:37
ilk kitap benim için tamamen ortalamaydı ama bunu gerçekten beğendim. gördüğüm bütün kötü yorumlar, ilk kitabın daha iyi olduğunu söyleyen incelemeler yüzünden beklentilerim bayağı düşüktü ve ilk sayfaları okurken de aşırı sıkıldığım için (bütün karakterlerin adını unutmuştum) asla bu kadar beğeneceğimi düşünmezdim ama ikinci yarısından, özellikle roman'ın hafızasının geldiği bölümden sonra su gibi aktı. yine detaylı olarak bakılsa onlarca kusur bulunur özellikle dünya inşaası ve karakterlerle ilgili (evet karakterler,18 yaşında iki karakterden sen derinlik beklemiyor olabilirsin arkadaşım ama herkes sen değil) ama çoğunlukla ne kadar keyif aldığıma odaklandım ve yukarıda dediğim gibi beğendim de. özellikle yazarın anlatım tarzını çok seviyorum keşke günümüzdeki bütün fantastik kitap yazarları böyle yazsa. duyguları hissettirebiliyor, betimlemeleri çok sade ve yeterli, diyaloglar güzel ve çok çok akıcı. ama kitabın en beğendiğim yanı bu değil, karakterlerin günlük hayattaki sıradan kişiler olması. yani demek istediğim şu, özellikle epik fantastik denemelerinde görüyoruz seçilmiş kişiler, güçlü kudretli soylar, lanetli kehanetler ve tüm olay örgüsü bu kişilerin etrafında dönüyor, tek bir kişinin taht savaşını okuyoruz ama bu kitaptaki karakterler savaşı haber yapan iki tane sıradan muhabir. ve bir tek onların etrafında dönmüyor olay. savaşan askerler, aileleri, siviller, bencillikleri ve açgözlülükleriyle savaş çıkaran "tanrılar". kitaptaki ilişkileri çok beğendim. zorlama bir çift oluşturma çabası değildi, kendi kendilerini buldular karakterler. roman&iris zaten ana karakterlerimiz, onlar dışında marisol&keegan, attie&tobias, sarah&forest hepinizi çok çok sevdim. sonu yine kalbimi binbir parçaya böldü. ah ah zalim yazar o ikisine mutlu son versen kıyamet mı kopardı
Sonsuz YeminlerRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 2025558 okunma
O kadar sinirliyim ki keşke bu kitabı unutsam
7/10
·488 syf.··
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 04:58
(İnceleme spoiler içerir) İlk kitabı o kadar ayıla bayıla okumuştum ki bu kitaba da aşık olacağıma emindim, hatta belki ilk kitaptan daha çok seveceğime. Sevdim mi? Sevdim. İlk kitaptan daha mı çok? Kesinlikle hayır. Çok daha güzel olabilirdi. Hatta şöyle söyleyeyim, kitapla ilgili birden fazla şikayetim var ama bunlardan sadece biri farklı olsaydı bile 9 puan verirdim. İlk olarak, ki bu kişisel bir görüş olacak, bu kitap ilk kitap kadar akıcı değildi. İlk kitapta okumak, devam etmek “istiyordum”, bu kitapta ise sadece okudukça ilerliyordu o kadar. Ama son 150-200 sayfaya kadar pek sürükleyici değildi. Aksiyon pek yoktu çünkü, öyle çok ilgi çekici de değildi bence. İlk kitapta cepheye yakın bir kasabaya gidiyorlar ve orada sürekli bir tehlike altındalar, arada yaratıklar geliyor, yaralı askerlerle ilgili sahneler giriyor, karakterler cepheye gidiyor ve o sırada çatışma yaşanıyor... Sonu zaten ayrı. Karakterlerin arasındaki ilişki de gelişiyor bu sırada. Sürekli olarak okumaya iten bir şey var yani. Ama bu kitapta hep “zaten hatırlayacak, zaten kurtulacaklar, kesin böyle olacak” diyerek ilerledim ve öyle de oldu. Sadece son 200 sayfada daha çok şaşırtıcı, merak ettiren olaylar yaşanıyor. Dacre’la olan savaşları beni pek tatmin etmedi, gördüğüm kimseyi de tatmin etmemiş. Tamam planları güzeldi ama karşılarında bir tanrı var yani. Enva orada put gibi duruyor zaten, Attie ve Iris desen hiçbir şey yapamazlar. Gayet de baş edebilirdi bence, orada dikkatinin şak diye dağılması olmamış. Yüzyıllardır yaşayan, aylardır ordu yöneten tanrısın sen. Zaten kudretli tanrılar/tanrıçalar olarak anlatıldıysalar da insan gibi görünüyorlardı hep. Savaşta da öyle bir aksiyon yoktu. Dacre’ın konuşma yaptığı, Kitt malikanesinde bulunduğu ve sivillerin savaşa hazırlandığı (hatta Val’in
Sonsuz YeminlerRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 2025558 okunma
6/10
·488 syf.··
2026 29. kitabı
Serinin ilk kitabına nazaran bu kitap daha önü, arkası, sağı, solu dolu olacak şekilde derin yazılmış olsada ne yazık ki yine sevmedim, sevemedim bir türlü. İlk kitaptan kaynaklı önyargımlarım bu kitaptan alabileceğim zevki baya kısıtladı farkındayım, ama olmadı olamadı. Öylesine herşeylerden bir parça bulunduracak şeklinde üstünkörü yazılmış, içine bir türlü giremediğim ve hissetmem gerekenleri de hissedemediğim bir kitap oldu kendileri. Evet tanrılar bu sefer kendini gösterdi ama gösterdilerde ne oldu yani. Hikayenin o kısmının çoğunluğu hala kayıp ve sönük. Yazar işin bu tarafını çok ta önemsenmemiş sanki. İris ve Roman arasındaki aşka da yine çekilemedim, yazışmaları konuşmaları bana fazla resmi tat verdi. Sondaki kayıplar hele hele,….. Neyse, velhasılı seriyi sevmedim. Benim için zaman kaybıydı ve hatta yer yer de sinir harbiydi.:)
Kitap Yorumu
Sonsuz YeminlerRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 2025558 okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2025 17. kitabı
Normalde yorum yazmayacaktım ama birinci kitabın güzelliğinden sonra bu kadar boş bir kitap okuyunca çok sinirleniyorum. İki kitap arasında uçurumlar var. Saçmalıklar diyarı var. Bomboş tanrılar var. Tanrıların manipülasyon ile savaştırdıkları masum insanlar var. Ben bu kadar basit amaçsız bir savaş ve bu kadar aciz tanrıların geçtiği bir kitabı okumamıştım. Birbirinden pislik 3 grup lideri var.Enva, Dacre ve Mezarlık grubu! Halkın tanrısı Enva rüyalarına girip Oath için savaşmalarını söyler herkesin beynini bununla yıkayıp savaşa gönderir. Sonra ortalarda gezip tozar ÇAY içer! Dacre belleklerini silip savaşmalarını emreder. Mezarlık ise savaşın sonunda bu masum insanları idam eder. Bu ne ya bence kimse isteyerek bilerek savaşmadı herkes Enva’nın bilinçaltlarına sızmasından dolayı ne istediklerini bilemeden öldüler. Çok üzüldüm halka. Hayalleri olan insanlar Enva yüzünden hayatlarından oldular. En nefret ettiğim kişi Enva!! halkına eziyet eden Dacre değil Enva’dı bence yani yıllardır halkına işkence edilmiş savaşlar olmuş insanlar ölmüş o oturup çay içmiş gezmiş tozmuş pisliik! Yani savaşın son bulması için Iris’in olmasına hiç gerek yoktu sıradan bir insanın yapacağı bir işi ne diye son ana kadar insanlarının bu kadar acı çekmesine göz yummuş anlamadım. Roman birinci kitabın aksine aciz, korkak ve ayak bağıydı. Ağladı durdu. İrisi birde de sevmemiştim ama iki de daha çok sevmedim. Güçlü bir karaktermiş gibi yazmaya çalışmış ama soğuk bir karakter olup çıkmış. Ya savaş alanına gitmiş görmediği şey kalmamış eve dönünce eline sıcak süt verip yatmaya yolluyorlar. Roman’a aşık ama çok sık aşık olduğunu unutup başka başka işlerini hallediyor. Hayatını çok normal yaşıyor işte aklına Roman gelince kalbi sıkışıyor birkaç saniye filan çayı önüne gelene kadar. Çayı eksik
Edebiyat
Sonsuz YeminlerRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 2025558 okunma
9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 15:23
Bu inceleme ikilemenin iki kitabını da içermektedir, bilginize (⁠人⁠ ⁠•͈⁠ᴗ⁠•͈⁠) Yazarın o kadar iyi bir anlatım dili var ki okurken hayran kaldım. Duygular ve düşünceler o kadar iyi betimlenmiş ki okurken kendimi kitabın içinde gördüm. Ne çok kısa ne çok uzun bir hikayeydi. Mekan betimlemeleri de oldukça anlaşılabilirdi. Karakter inşası bir yana, konunun çok iyi anlatılmış olması da kitapta bulduğum en olumlu yönlerden biri. Hikaye bir savaş döneminde geçmesine rağmen fantastik ve karanlık akademi izlenimini taşıyordu. Mekanlar olsun, kıyafet tasarımı ve dönemin aygıtlarıyla (başta daktilo olmak üzere) hikayeye nostaljik bir hava katıyordu. Kavga dövüş yerine bol bol gizli numaralar, casusluklar barındıran kurnazlık hikayesi bile diyebilirim çünkü ana karakterlerimiz gazete muhabirleriydi. Böylece savaşta muhbirliğin ve insanları örgütlemenin önemini gözler önüne seriyordu. Bu da savaşın başka bir yüzüydü kısacası. Savaş demişken genel hatlarıyla savaş sürecini de görmüş oldum. Ama yazarın çok da odaklandığı bir unsur değildi bu. Fantastik kısmıysa savaşı yöneten farklı güçlere sahip farklı tanrıların birbirleriyle savaşıydı. Buna ek olarak hikayenin en önemli unsuru olan daktilolar bile kendilerince bir sihir gücüne sahiplerdi. İlk kitapta yan karakterlerle fazla empati kuramasam da ana karakterler bunu yeterince karşılıyordu nitekim ikinci kitapta yan karakterlerin de ruh hallerini ve iç dünyalarını anlayabilme şansım oldu. Bu ikilemede en çok beğendiğim şey karakterlerin oldukça insani olmasıydı. Bir sürü kitapta birbirinden farklı karakter gördüğümde hep bir tavrı ya da en azından bir lafı veya hareketi yapmacık gelir, itici bulduğum olurdu. Buradaysa karakterlerin her biri o kadar gerçek hissettirdi ki sanki birinin günlüğünü ya da anı defterini okumak
Fantastik
Sonsuz YeminlerRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 2025558 okunma

Yazar Hakkında

Rebecca RossYazar · 1 kitap
Rebecca Ross, genç ve yetişkin fantastik kitapların New York Times ve Sunday Times'da en çok satan 1 numaralı yazarıdır. Lisans derecesini UGA' dan İngilizce olarak aldı. Geçmişte bir Colorado ahbap çiftliğinde, bir okul kütüphanecisi ve bir kolej için canlı-zamanlı bir altyazı uzmanı olarak çalıştı.