İnceleme yazmayı pek bilmiyor hatta sevmiyorum ama belki birileri okur istfade eder diye birkaç cümle yazmak istedim. Herkesin şair olduğu ve çopu şairin popüler kültüre kurban edildiği bu çağda iyi şiiri bulmak, seçmek çok güç. Özellikle sosyal medyada üçbeş mısrası paylaşılıp o şairi sadece o mısralardan ibaret sananlar iyi kitapları okumalı. İşte Lale Müldür imdada yetişir. Biraz alıntı yapacağım ve umarım bulup okuma imkanınız olur. Şiir kelimelerle heni dünyalar kurmaksa en basit tanımıyla bu eser bildiğiniz sözcükleri bilmediğiniz silahlara çevirip tokat gibi sarsıyor sizi.Yky den çıkmış ama yeni baskısı yok galiba. Umarım yky bir daha basar da herkes ulaşır.
Saatler ve geyikler.. İsim başlı başına bir şiir zaten.
İsim, kapak fotosu, yazar ve şiirler harikaa harikaaa..
Şiir Okumaya Lale Müldür ile başlaya bilirsiniz :)
Şiir kitaplarını sevin şiir yazan insanları daha çok sevin lütfen.
Alıntı
~'' Gerçekten biliyor musun? Benim seni aklımla izlediğimi bilmiyor musun?
~"sen ve ben gerçek birer kuğuyuz
çünkü asıl kuğular şah ve mat
der o gururlu yalnızlıklarında"
~Sen ölüm gibi acı sevgisin
~Gerçekten biliyor musun ?
Benim seni aklımla izlediğimi bilmiyor musun ?
~beni sevdiğin zaman
yeşil kadife tüylü bir geyik
ormanda su içiyor
Çok güzel bir kitap fakat kitap şeklinde değil fotoğraf albümü gibi tek sorun oydu. Tabii bazılarının cildi ve şekli güzel olurken verimli değil bunda ise tam tersi bir durum var. Okurken "denize deniz kızları için rakı dökeceğini ... kıskandırmanın başka türlü halini bilmiyorum" çok hoşuma gitti. Bir günde okuyabilirsiniz ama okuyup kenara atmayın. Önemli bir yazar/şair!
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve bayıldımmmm. Başka kitaplarını da almak istiyorum bu kitaptan sonra kesinlikle. Kitabın yarısını alıntı diye paylaştım neredeyse. Belki de doğru zamanda okuduğum için bu kadar beğenmişimdir. Tavsiyemdir herkese.
"...kırmızı bir yunusun havada sıçraması olurdu senin gülüşün ama gülmüyorsun..."
Asla unutmayacağım bu bulunması en zor olan kitabı... Ve bulduğum için hep şanslı kalacağım. Yani diyorum ki; kalacak içimde hep bu şiirler. Dilimin ucunda, avcumun içinde, ağzımın kenarında, omuzlarımda... Bir yerlerimde... Lale Müldür...
Lale Müldür'ün dilini ve şiir anlayışını çok seviyorum...Yıllardır almak isteyip bir türlü bulamamıştım, ordan burdan kitaptaki şiirleri okumaya çalışırdım. Elime alıp bi solukta okumak ama dönüp dönüp yine kendimi bu sayfaların arasında bulacağımı bilmek müthiş bir histi. Oldukça hoş bir teması var, içindeki göndermeler ve bağlantılar insanı gülümsetiyor.
1956'da Aydın'da doğdu. Liseyi Robert Kolej’de bitirdi. Şiir bursu alarak Floransa’ya gitti. Türkiye’ye dönerek birer yıl ODTÜ Elektronik ve Ekonomi bölümlerine devam etti. 1977’de İngiltere’ye gitti: Manchester Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden lisansını, Essex Üniversitesi Edebiyat Sosyolojisi Bölümü’nden master derecesini aldı. 1983-1987 yılları arasında Brüksel’de yaşadı: Ressam Patrick Clays ile on iki yıl evli kaldı. 14 Aralık 2002’de beyin kanaması geçirdi, iki ay hastanede yattı.
İlk şiirleri 1980’de Yazı ve Yeni İnsan dergilerinde çıktı. Gösteri, Defter, Şiir Atı, Oluşum, Mor Köpük, Yönelişler, Sombahar ve kitap-lık dergilerinde birçok şiir ve yazısı yayımlandı. Bir dönem Radikal gazetesinde yazdı. Şiirlerinden bazıları (“Destina”, Yeni Türkü) bestelendi ve filmlerde kullanıldı. Şiirlerinden bir seçki Water Music adıyla Dublin’de (Poetry Ireland, 1998), Fransız ressam Colette Deblé’nin resimleri üzerine yazdığı şiirler Fransızca olarak Ainsi parle la Fille de pluie (Yağmur Kızı Böyle Diyor) adıyla Fransız Enstitüsü’nde, 2008’de ise Donny Smith’in çevirdiği yine bir seçme şiirler kitabı (I Too Went To The Hunt Of A Deer) Türkiye’de yayımlandı. Yurt dışındaki birçok toplantıda Türkiye’yi temsil etti; Amerika’da yayımlanan Türk şiiri antolojisinde “80’lerde başlayan krizi aşan bir şair” olarak anıldı. Ultra-Zone’da Ultrason ile 2007 Altın Portakal Şiir Ödülü’nü aldı.