Buhurumeryem

·
Okunma
·
Beğeni
·
1098
Gösterim
Adı:
Buhurumeryem
Baskı tarihi:
Mart 1994
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420366
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Buhurumeryem
Buhurumeryem
Yıldız Madalyalı Masalların ve kitabın en başında yer alan Umarım Takip Edebiliyorsunuzdur ile hemen onun ardından gelen Dans Adımları Atarak Dans Yuvarlağının Dışına Çıkmak:
Umarım Takip Edebiliyorsunuzdur
–Herkes is is is istediğini yapar.
–Yaa yap yap yapar istediğini.
–Biliyorsun bazan oturur öyle düşünürüm.
–Öyleyse funky sesi duyalım.
–BİR DAHA UMARSIZ YAŞAMALAR YOK
BİR DAHA UMARSIZ YAŞAMALAR YOK
–Peki ya akademi, akademik ses ne diyor?
–Akademik sesi funkla, sars, çıkart at
–Umarım sizi takip edebiliyorumdur.
–Umarım. Biz diyoruz ki lavanta çiçeği bir gökyüzü altında,
turuncu/türkuaz çizgili toprakların üstünde beyaz kır çiçekleri
yağmurunda yani Pİ RİNÇ, PİRİ NÇ tarlalarında
pantolonlarımızın paçalarını sıvamış girerken tam suya, ilerde
kırmızı kayalıkların üstüne tünemiş KALBİNİ YEŞİL
YAPRAKLARIN ARASINDAN ÇIKARAN ADAMIN farkına
vardığımızda çok çok geç kalınmamakla birlikte belli bir eziklik
duygusuyla hareket edip her bir yöne rastgele dağıldığımızda
sanki o bütün gece (sabaha kadar konuşulduğu için)
uyumamışların gündoğumunu izlemek ve günün ilk çaylarıyla
bir ay çöreğini paylaşmak üzere deniz kıyısında bir kahveye
girişimizi, sandalyelerin yerlerini hafifçe değiştirdikten sonra
sanki birden serin/serin bir yeşilliğin denizin ortasından
çıktığını görüp ama onu ele geçirmekte yavaş davrandığımız
için onun gökyüzüne sürekli form değiştiren bir bulut gibi
yükselişini acıyla izlediğimizde ki şimdi bunları düşünürken
ağzımda geveleyip durduğum çam sakızını duvara
yapıştırdığımda kendisine miras olarak bir ecza dolabının
kaldığı hafif dişlek ve hatta dörtgöz kızıl saçlı bir çocuğa
Orientin ilk astronotlarının adı sorulduğunda:
Piri Reis ya da al-Battani gibi muallakta kalan bir
cevap verildiğinde... Tüm cevap beklentilerinin ötesinde...
–Come on, come on, lets hear the funky sound:
–Turuncu/mavi bir hava alanı pistinde, bereketli topraklar
üstünde, yavaşça uykuya kayan bir çocuğunki gibi ellerimiz
birleştiğinde, yani ki artık kendimiz dahil hiçbir düşman
kalmadığında...
–Hadi hadi artık funky soruyu sor:
–Dans adımları atarak benimle dairenin dışına çıkar mısın?
Dans Adımları Atarak 
Dans Yuvarlağının Dışına Çıkmak
Sonsuza dek daha küçük kadrajlara bölünerek
ilerleyen bir aynanın kendi sabit merkezine
doğru yaptığı iç yolculukta geride bıraktığı
tek şey
bir jet uçağının sesi
cıhar-ı yek
Çocukken çizilen renkli patates mühürleri gibi
ah evet şimdi o çocukluğun ay-ışıklı gecelerinde
olduğu gibi dantel yapraklı selvi ağaçlarının
serin nefti yapraklarına gözümüz takıldığında
zeytin ağaçlarının sesini duyar gibi olduğumuzda
yani onlar cırcır böceklerinin eşliğinde
serin akşam şarkılarına başladığında
akşam sefaları gecenin getireceği
binbir kötülükten ürkerek eve yani
kendilerine doğru bir yolculuğa çıktıklarında
arazöz geçtikten sonra
dış kapı önlerine su döküldüğünde
kurabiyeleri bir an evvel karabilmek için
büyük bir ciddiyet ve sabırsızlıkla
ev ödevlerine oturulduğunda
bir taşra gelini duvağı ile birlikte
motosikletin arkasına oturtulduğunda
sevgilim
will you come stepping out with me? 
(Tanıtım bülteninden)
136 syf.
·Beğendi·10/10
Son derece abartılı gibi olacak, ama esasında abartısız yazıyorum, son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. O kadar içim ısındı, öyle iyi hissettim, öyle iyi geldi ki bu şiirler, okurken kelimenin tam anlamıyla kendimden geçtim. Her bir satırı şuraya eklemek istedim dönüp dönüp bir daha okurum diye. Daha önce, adından başka hiçbir şeyini bilmezdim Lale Müldür'ün, belki bir iki kez şiirlerini görmüşümdür orada burada, hepsi bu. Okumaya başladığımda da hiçbir beklentim yoktu, okuyacağım şiir kitaplarını özenle seçmem çünkü, bu konuda kaderci bir yaklaşımım var. O beklentisizliği alıp öyle bir noktaya getirdi ki Lale Müldür, yaptığım ilk şey diğer kitaplarına da kavuşmayı hayal etmek oldu. Ki bu daha önce sadece Orhan Veli ve Birhan Keskin için söz konusu olmuştu.
Ne hoştur ki YKY, bu anlamda güzel adımlar atmış ve bütün şiirlerini derlemeye çalıştıkları iki kitap çıkarmış.

Şiir kitaplarını tavsiye etmek ne derece doğru, bilmiyorum, bu yüzden sessiz kalacağım. Okumak isteyenlere, buyurun diyorum ama, muhakkak okuyun. Keyifli okumalar.
136 syf.
Sevdim desem olmaz sevmedim desem olmaz beni arafta bırakan kitaplardan biri oldu..

Konu şiir olunca biraz daha anlam arıyorum ve okurken akıp gitmesini..
Bu olmadi maalesef ama yine de şairlik yönüne laf edemedim okunmayı yine de hakediyor.
Hiçbir zaman şöyle şöminesinde ıslak odunlar yakmaya çalıştığımız bir kış evinde ateşin etrafında toplanıp Mandelştam Puşkin Voznesenski Gogol filan okuyamayacağız yazık...
Gözlerimi büyük büyük açıyorum...
Meleklerin üflediği o cam parçacıkları
rüzgarına.
Gelmiyorsun...
Kara yağız atlar geliyor soğuk odama.
Düşen göktaşları geliyor...
Gözlerini karalarla bağlamış melekler geliyor.
Sen gelmiyorsun...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Buhurumeryem
Baskı tarihi:
Mart 1994
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420366
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Buhurumeryem
Buhurumeryem
Yıldız Madalyalı Masalların ve kitabın en başında yer alan Umarım Takip Edebiliyorsunuzdur ile hemen onun ardından gelen Dans Adımları Atarak Dans Yuvarlağının Dışına Çıkmak:
Umarım Takip Edebiliyorsunuzdur
–Herkes is is is istediğini yapar.
–Yaa yap yap yapar istediğini.
–Biliyorsun bazan oturur öyle düşünürüm.
–Öyleyse funky sesi duyalım.
–BİR DAHA UMARSIZ YAŞAMALAR YOK
BİR DAHA UMARSIZ YAŞAMALAR YOK
–Peki ya akademi, akademik ses ne diyor?
–Akademik sesi funkla, sars, çıkart at
–Umarım sizi takip edebiliyorumdur.
–Umarım. Biz diyoruz ki lavanta çiçeği bir gökyüzü altında,
turuncu/türkuaz çizgili toprakların üstünde beyaz kır çiçekleri
yağmurunda yani Pİ RİNÇ, PİRİ NÇ tarlalarında
pantolonlarımızın paçalarını sıvamış girerken tam suya, ilerde
kırmızı kayalıkların üstüne tünemiş KALBİNİ YEŞİL
YAPRAKLARIN ARASINDAN ÇIKARAN ADAMIN farkına
vardığımızda çok çok geç kalınmamakla birlikte belli bir eziklik
duygusuyla hareket edip her bir yöne rastgele dağıldığımızda
sanki o bütün gece (sabaha kadar konuşulduğu için)
uyumamışların gündoğumunu izlemek ve günün ilk çaylarıyla
bir ay çöreğini paylaşmak üzere deniz kıyısında bir kahveye
girişimizi, sandalyelerin yerlerini hafifçe değiştirdikten sonra
sanki birden serin/serin bir yeşilliğin denizin ortasından
çıktığını görüp ama onu ele geçirmekte yavaş davrandığımız
için onun gökyüzüne sürekli form değiştiren bir bulut gibi
yükselişini acıyla izlediğimizde ki şimdi bunları düşünürken
ağzımda geveleyip durduğum çam sakızını duvara
yapıştırdığımda kendisine miras olarak bir ecza dolabının
kaldığı hafif dişlek ve hatta dörtgöz kızıl saçlı bir çocuğa
Orientin ilk astronotlarının adı sorulduğunda:
Piri Reis ya da al-Battani gibi muallakta kalan bir
cevap verildiğinde... Tüm cevap beklentilerinin ötesinde...
–Come on, come on, lets hear the funky sound:
–Turuncu/mavi bir hava alanı pistinde, bereketli topraklar
üstünde, yavaşça uykuya kayan bir çocuğunki gibi ellerimiz
birleştiğinde, yani ki artık kendimiz dahil hiçbir düşman
kalmadığında...
–Hadi hadi artık funky soruyu sor:
–Dans adımları atarak benimle dairenin dışına çıkar mısın?
Dans Adımları Atarak 
Dans Yuvarlağının Dışına Çıkmak
Sonsuza dek daha küçük kadrajlara bölünerek
ilerleyen bir aynanın kendi sabit merkezine
doğru yaptığı iç yolculukta geride bıraktığı
tek şey
bir jet uçağının sesi
cıhar-ı yek
Çocukken çizilen renkli patates mühürleri gibi
ah evet şimdi o çocukluğun ay-ışıklı gecelerinde
olduğu gibi dantel yapraklı selvi ağaçlarının
serin nefti yapraklarına gözümüz takıldığında
zeytin ağaçlarının sesini duyar gibi olduğumuzda
yani onlar cırcır böceklerinin eşliğinde
serin akşam şarkılarına başladığında
akşam sefaları gecenin getireceği
binbir kötülükten ürkerek eve yani
kendilerine doğru bir yolculuğa çıktıklarında
arazöz geçtikten sonra
dış kapı önlerine su döküldüğünde
kurabiyeleri bir an evvel karabilmek için
büyük bir ciddiyet ve sabırsızlıkla
ev ödevlerine oturulduğunda
bir taşra gelini duvağı ile birlikte
motosikletin arkasına oturtulduğunda
sevgilim
will you come stepping out with me? 
(Tanıtım bülteninden)

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • Hilâl
  • Mihriban Karadağoğlu
  • B-12
  • Merve
  • CakOs
  • nihil est nihilo
  • Emre kaya
  • Şeker Kaplı Perişanlık
  • Ebru
  • Zeliha KRAL

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%0
8
%11.1 (1)
7
%33.3 (3)
6
%11.1 (1)
5
%11.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0