Sarduvan

Faik Baysal
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
1993
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789755105055
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Faik Baysal-Sarduvan
Puan vermedi·400 syf.·
2023 4. kitabı
“Genç okurlarım, size sesleniyorum. Sarduvan’ı okuyun. İğrenirseniz, kokusuna burnunuz dayanmasa da, içinde biraz parfüm, bir avuç İstanbul kadını bulamasanız da okuyun. Söven, tüküren, sümküren, tutsak olduğumuz birtakım ahlak kurallarını ve garibanlığımızı alnımıza kader olarak yapıştıran, geleneklerimizi bir yana itivrren bu insanlar aslında biziz. Bunların hepsi bizim dışavurmaktan korktuğumuz ikinci yüzümüz. Bu bizim romanımız. İğrensek de, sevsek de sevmesek de bu insanlar biziz.” Yazarın bu son sözle 19 yaşında kaleme aldığı bu eser edebiyat camiasında büyük yankı uyandırmıştır. Eserin bir bölümü sakıncalı bulunup çıkartılmış daha sonra yazar bu kısmı da eserine dahil edip asıl Sarduvan’ına kavuşmuştur. Memleketi Adapazarı’ndan ve yeni adıyla Serdivan eski adıyla Sarduvan ilçesinden eserinde yer vermiştir. Sarduvan; kırsalı, kırsal insanını, yoksulluğu, kandırmacayı ve sürekli sömürülmeye mahkûm olan halkı anlatıyor. Bunu yaparken karakterlere üflediği ruh, bir bakıma insan olmanın rahatsız edici gerçeklerini de gözler önüne seriyor. Altın bulma hayaliyle Sarduvan’a giden Kavruk, Meram Ağa’nın tarlasındaki su dolabını otuz gün boyunca çevirdiği halde parasını alamaz. Hırsızlıkla suçladıktan sonra işsizlik ve açlıkla mücadele eder. Sarduvan’da intikam arayışının peşine düşecek; sıkışmışlığa, çaresizliğe, haksızlığa, zulme tanık olacaksınız.
Edebiyat
SarduvanFaik Baysal · Can Yayınları · 199361 okunma
Sarduvan (1944) / Faik Baysal
8/10
·400 syf.··
2022 222. kitabı
Eserde Kavruk adında yoksul ve yalnız bir adamın başta Adapazarı’na bağlı Sarduvan köyü olmak üzere civar bölgelerde başından geçen olaylar anlatılır. Kavruk, zengin olmanın, sevdiği kızla evlenmenin, rahat içinde yaşamanın hayallerini kuran, toplumun gün görmemiş bir üyesidir. Bunun için sürekli arayış içindedir. Önce define bulma hayalleriyle yanıp tutuşur. Ondan umudunu kesince bir karı-kocanın yanında bir aydan fazla çalışır. Adam ödemeyi yapar ancak daha sonra Kavruk’un, parasını çaldığını söyletip onu tutuklattırır. Oradan kurtulan kavruk işsizliğin, evsizliğin ve açlığın pençesinde bir yaşam sürmeye devam eder. Hayatına giren-çıkan insanların da ondan farkı yoktur. Romanda kırsal kesimin en zelil gerçeklerine bile yer verilir. Hastalık, ölüm, hırsızlık, gayrimeşru ilişkiler, din sömürüsü gibi temalar romanda sıkça yer bulur kendine. Toplumun alt sınıflarının, ezilen kesimlerinin hikâyesi farklı karakter üzerinden okuyucunun gözleri önüne serilir. Ezen-ezilen, zengin-fakir, kurnaz-naif çelişkileri sık sık örneklerle ele alınır. Kavruk’un hayatına sürekli yeni yol arkadaşları girer çıkar. Yalnız başlayan hikâyesi yine yalnız sona erer. Romanda devlet-vatandaş ilişkilerine de Adapazarı Kaymakamı ve muhtarlar üzerinden eğilir yazar. Kaymakamın ismi roman boyunca geçer, sürekli Sarduvan’ı ziyaret etmesi beklenir ama bu köylüler travmatik bir hadise yaşayıncaya değin gerçekleşmez.
Edebiyat
SarduvanFaik Baysal · Can Yayınları · 199361 okunma
Efsaneleşemeyen İnce Memed KAVRUK
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
İnce Memed gibi efsane olamamış ama onun kadar bu ağalık ve bu yiyicilik düzenine karşı bir kahraman var romanda.ismi Kavruk.Kendisi yok yoksulu , nerde akşam orda sabah şeklinde yaşayan , yufka yürekli , yaşamı her şeye rağmen çok seven , kandırılan ve hakkı sürekli yenen itilen kakılan hor görülen biri aslında.Kendisi Ince Memed gibi ağaları sıraya dizmese de nefreti ve bu düzenin değişeceğine umudu hep diri. İnsanların ahlaksızlıklarına ikiyüzlülüklerine birer birer şahit olunan bu romanda biz de Kavruğun yaşadıklarına ortak oluyoruz.Romanın canlı bir dili var.Sanki Kavruk ekmek bulunca bizle paylaşıyor , dert olunca bizle dertleşiyor gibi.Onu yalnız bırakmayan tek dostuyuz belki de... Hafif İnce Memed hafif de Hamsun'un Açlık romanı arası bir roman diyebilirim.
SarduvanFaik Baysal · Can Yayınları · 199361 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2022 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 00:50
Faik Baysal ile ilk tanışmam '100 Temel Eser' arasında gösterilen Drina'da Son Gün romanı ile olmuştu. Sarduvan romanını okuma listeme almam ise Orhan Kemal Roman Ödülü almış romanları okuma isteğimden kaynaklandı. Okudum ve açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Neden hayal kırıklığına uğradım? Çünkü "ödül almış" bir roman okumuştum. Ödül ise her romana verilmiyordu. 1972 yılından günümüze kadar, her yıl adına ödül verilen Orhan Kemal'e haksızlık bu romana ödül vermek. Bence kemikleri sızlamıştır. Zaten, 1940'lı yıllarda yazılmış bir romana 1994 yılında ödül vermek neyin kafası? Aklıma ilk gelen 70'li yaşlarındaki bir yazara jest olabir. Ya da benim bilmediğim başka gerekçelerle bu ödül verilmiş olabilir. Ama edebi ölçülerin dikkate alınmadığı ortada. Bence Sarduvan, acemice yazılmış bir roman. Anlatmak istediğiniz konu çok iyi bir konu olabilir. Bu iyi konu, romanı "iyi roman" yapmaz. Nitekim yapmamış.
SarduvanFaik Baysal · Can Yayınları · 199361 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
en son okuduğum ve yeni bitirdiğim kitap biraz anlatayım; roman 1944 yılı adapazarı kasabası sarduvan da geçiyor.kavruk isimli karakter etrafında dönen ağalığı,beyliği,feodal yaşamı sorgulayan zamanında yasaklanmış,daha sonra 100 sayfası çıkarılarak yayınlanmış,günümüzde ie komple eksiksiz can yayınları basmış,tavsiye ederim bu 400 sayfalık güzel romanı...
SarduvanFaik Baysal · Can Yayınları · 199361 okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2018 17:15
Yazarın 19 yaşındayken yazdığı ve ilk yayınında (1944) yaklaşık 100 sayfanın çıkarıldığı köy romanı. Adapazarı’nın Sarduvan köyüne altın bulma ve zengin olma hayalleriyle giden ve fakirlikten bir türlü kurtulamayan Kavruk’un başından geçen tatsız olaylar ve istemeden katil oluşu. Aşırı gerçekçi bir roman.
SarduvanFaik Baysal · Can Yayınları · 199361 okunma
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2024 00:00
SarduvanSarduvan"Sarduvan" günümüzde halâ yaşıyor... Çaresizliğin insanlara neler yaptirabilecegi, intikam hırsı, Yaşamdan beklenilen ile elimizdekilerle yetinmek zorunda kalmak... Müthiş bir kitap. Kullanılan kelimeler, sıralanan cümleler bir yazarın nasıl büyük olacağını ve hakikatleri yüzümüze vura vura anlatması açısından büyük bir kitap...
Edebiyat & Roman
SarduvanFaik Baysal · Nemesis Kitap · 202261 okunma
Puan vermedi·472 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
“ Ölüm ne kadar rezil, çirkin olursa olsun biraz da mutluluktu. Bu hayvan insanların kölesi olmaktan, bir kemik parçası ya da bir tas tirit uğruna gece gündüz kuyruk sallamaktan, havlamaktan kurtulmuştu artık. Kimse o kemiği, o tiriti başına kakamayacaktı bundan sonra. Ha köpek ha insan, ikisi de birdi. Yaşarken biri köle, biri de efendiydi.” “ #faikbaysal ‘ın, “Edebiyatımızın insan platformu üzerine kurulan güdümsüz ilk kırsal bölge romanıdır,” diyerek sunduğu Sarduvan; kırsalı, kırsal insanını, yoksulluğu, kandırmacayı ve sürekli sömürülmeye mahkum olan halkı anlatıyor. Bunu yaparken karakterlere üflediği ruh, bir bakıma insan olmanın rahatsız edici gerçeklerini de gözler önüne seriyor.” Altın bulma hayali ile Sarduvan’a giden Kavruk, kendini bir anda sefaletin içinde bulur. Günlerce aç susuz kalması Kavruk için çekilmez bir hâl alır. Para babası ağaların yanında çalışmaya başlar. İlk etapta bugüne dek yapmadığı hırsızlık ile tanışır. Bu duygu kendisini kötü hissetmesine sebep olurken, aynı zamanda insanların eşit yaşam biçimine neden sahip olamadıkları üzerine içsel bir sorgulama ile baş başa kalır. Çalıştığı yerlerde hakkı olan paraları alamazken üstüne birde hırsızlıkla suçlanması Kavruk için yaşamanın anlamsız olduğu düşüncesini geliştirir. Kırsal kesimin halkı gece gündüz demeden çalışırlar, daha yaşanır bir hayat için çabalarken karınlarını doyurmak bile imkânsızdır. Yalanların, ast-üst ayrımının, yoksulluğun hüküm sürdüğü bu kesimin yaşama karşı ayakta durabilme çabalarını ele alan kitap, Kavruk karakteri ve yan karakterler ile okurları farklı bir atmosfere sokuyor. Haksızlığa boyun eğmenin insan gibi yaşamaya engel olduğuna kanaat getirmesi sonucu Kavruk, düzene baş kaldıracak ve sonucunda neler yaşayacaktır? Para babası sözüm ona Ağa denilen kişilerin
1000Kitap
SarduvanFaik Baysal · Nemesis Kitap · 202261 okunma
İnsanlığın olmayışı,yoksulluk,sefalet
Puan vermedi·472 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabı okurken sinirlerim alt üst oldu.Bu kadar sefalet, acımasızlık, yokluk bir arada ve ne yazıkki bunların bir zamanlar yaşanmış olduğu gerçeği insanı derinden yaralıyor.Kavruk'un hayatla ve insanlarla ilgili görüşleri bazen öyle doğru geliyor ki.Keko ve çocukların ölümü yıllar geçse de bazı şeylerin değişmeyeceğini gösteriyor.
2026 Okuma Raporları
SarduvanFaik Baysal · Nemesis Kitap · 202261 okunma
Anadolu ya da Sarduvan
Puan vermedi·472 syf.··
2025 3. kitabı
Anadolu’yu insanı, töresiyle marabası ve ağasıyla, yöneticisi ve halkıyla hatta doğasıyla anlatan çok akıcı bir kitap. Tıpkı İnce Memed tadında okurken sanki oralarda geziyor insanıyla kahvede hasbihal ediyor gibisiniz. Bir o kadar da günümüzde de sokakta televizyonda raslayacağınız kadar zamanı aşmış insan tahlilleri. Faik Baysal, nedendir bilmiyorum ancak hak ettiğinden çok daha az bilinen bir eser bırakmış.
SarduvanFaik Baysal · Nemesis Kitap · 202261 okunma

Yazar Hakkında

Faik BaysalYazar · 14 kitap
Faik Baysal (d. 1922, Adapazarı) - (ö. 9 Aralık 2002 İstanbul) Türk yazar. 1922 yılında Adapazarı'nda doğdu. İlk, orta ve liseyi Saint Joseph Lisesi'nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki yüksek öğreniminden sonra (1942), gazetelerde, şirketlerde, ansiklopedilerde çevirmenlik ve çeşitli liselerde Fransızca ve İngilizce öğretmenliği yaptı. Gazetelerde, dergilerde çalıştı. İkinci Dünya Savaşı boyunca yedek subay olarak orduda görev aldı. Başından sonuna kadar Meydan Larousse'un çalışmalarına katıldı; ilk romanı Sarduvan'ı 1944 yılında yayınladı. Arkasından çok sayıda şiir, öykü ve roman yazdı. Sarduvan'la Orhan Kemal Roman Armağanı'nı Sancı Meydanı'yla 'Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı. Faik Baysal'ın Fransızcadan birçok çevirisi vardır. Evli ve iki çocuk babasıdır. İlk şiiri Gündüz dergisinde çıkan (1936), 1943'ten bu yana, en çok Varlık dergisinde şiir, hika;yelerine, gazetelerde tefrika romanlarına rastlanan Baysal, konularını büyükbabasının yanında çocukluğunu geçirdiği Adapazarı ve çevresi köy ve kasabalarında, İstanbul'un kenar mahallerinden aldı, sefalet ve serseriliklere kaymış insanların hayat dramlarını inceledi. Faik Baysal, 9 Aralık 2002'de vefat etti. Baysal'ın Sanatı Baysal, öyle gözler önünde olmayan, köşesinde kozasını ören; ömrünü edebiyatla iç içe yaşamaya, hatta bununla soluk almaya adayan, çevirileriyle yeryüzü kültürlerine açılmayı bir yaşama biçimine dönüştüren aydınlanmacı bir yazın insanıydı. Şiirle adım attı yazın dünyasına. Ama asıl öykü ve romanlarıyla "1940 Kuşağı" içinde yer aldı, adını duyurdu. Bir bakıma 1944'te yayımladığı ilk romanı Sarduvan, yazarımızın edebiyat alanındaki yönelimini de ortaya koyan bir yapıt oldu. Romanın yeni basımındaki sunuş yazısında, Baysal; "Roman büyük gürültü kopardı ve sonunda edebiyat kazandı," derken; gerçekten de o koparılan gürültünün üzerinde, en az bu roman kadar, durmak gerektiğini düşündürüyordu bizlere. Baysal, 19 yaşında bir genç edebiyatçı olarak, içinden çıktığı toplumun sorunlarına ilgi duyan, yaşanılan düzensizlik ve yoksulluklardan rahatsız olan biridir. Amacı o tanıklığını romanıyla yansıtmaktır. Öyle de yapar. Yazar, gelip yaşadığı kentle yüzleşirken; taşrada (Adapazarı) yakından tanıdığı bir yörenin insan-yaşam gerçekliğine döner yüzünü. Duyduğu rahatsızlık toplumdaki değişimle gelen çarpıklık, yozlaşmadan kaynaklanır. Yazarı harekete geçiren de toplumun vicdanı olma duygusudur diyebiliriz. Bunu kendisi şöyle dile getirir: "Ben Sarduvan'ı daha çok bu rezilliği sarsmak, okuyucuya uyarıda bulunmak, biraz abartılı da olsa insanımızın gerçek dramını gözlerin önüne sermek, edebiyatımızı saçmasapan kitaplarıyla halkı afyon yutmuş gibi uyutan tefrikacılarımızın gerçek yüzlerini ortaya koymak için yazdım." Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında. Bu ilk roman, Baysal'ın bundan sonraki edebiyat yolu için bir kilometre taşı olur. 1957'de yayımladığı ikinci romanı Rezil Dünya, o çıkışının ne denli yerinde olduğunu pekiştiren bir örnektir. Henüz köy-kent kavramlarının edebiyatımızda tartışılmadığı bir ortamda, toplumcu bir bakışla yalın gerçekçilik savının roman ve öyküde nasıl biçim alabileceğini gösterebilen bir kuşağın yazarıdır, Baysal. Bir yanı "Garip Şiiri"nin getirdiği açılımla dışa/sokağa/toplum yaşamına, ötedeki 'küçük insan'a nasıl bakılması gerektiğini; diğer yanı da toplumcu gerçekçi bakışla insan-toplum gerçekliğinin nasıl yansıtılması gerektiğini gösterir. İşte bu iki bileşimdir Faik Baysal kuşağının edebiyatını var eden. Gelenekselle modern arasındaki çizginin önünü açan, düzyazıda yeni bir dil kurup biçim geliştirerek, farklı bakış açılarının edebiyatı nasıl zenginleştirebileceğini gösterirler. Baysal, işte bu oluşumun en 'sahih', en 'yalın' yerinde durur. İnandırıcı, içten, insanı ve toplumu seven, yerellikten çok yöre/kasaba-kent gerçekliğini önceleyen; giderek de öykü ve romanlarında bunun daha derişik yanlarını irdelemeyi amaçlayan bir tavır geliştirdiğini söyleyebiliriz. Elleri Sesinin Rengindeydi (1998) kitabındaki öyküleri bunun güzel örneğini sergiler. Rezil Dünya (1957), Drina'da Son Gün (1972) ve Voli (1993) romanları değişimin dönemsel tanıklıklarını içermesi bakımından hem Faik Baysal'ın anlatı dünyasında, hem de romancılığımızda önemli bir yere sahiptir. Son romanı Madam Bambu'dur.