Drina'da Son Gün

8,7/10  (6 Oy) · 
15 okunma  · 
5 beğeni  · 
627 gösterim
Üzerinde doğulan topraktır vatan. İlk soluğu nerede aldıysa insan, evi orasıdır. Balkanlar'da yaşayan Türkler için de vatan bildikleri topraklar oralardı.

Drina...

İkinci Dünya Savaşı'nın sert rüzgârları insanları savurup köklerinden koparmadan önce sokaklarında gezen Türkler, gün gelip o sokaklarda cehennem azabı çekeceklerini bilemezlerdi. O güne kadar barış içinde yaşanan topraklarda artık istenmez olmuşlardı. Canlarını kurtarmak için kaçmaktan başka çareleri yoktu.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal'ın usta kaleminden çıkmış, Yugoslavya'da yaşayan Türklerin, o topraklarla vedalaşmasını anlatan belgesel niteliğinde bir romandır. 100 Temel Eser içerisinde de yer alan bu roman, bir döneme ışık tutmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    439
  • ISBN:
    9786055092153
  • Yayınevi:
    Nemesis Kitap
  • Kitabın Türü:

O kadar etkileyiciydi ki sanki içinde yaşıyorsun gibi. Okurken şimdi yaşasaydık bunları hangi komşum,hangi iyilikte bulunduğum insan o durumda bir olurdu ,iyiliğini gösterirdi, hangisi ayrışır düşman olurdu diye düşündüm. Bu sorunun cevabını öğrenmek zorunda kalmamayı diliyorum.Ister barış olsun ister savaş yine olan en çok kadınlara ve çocuklara oluyor.Ve yine tanık oluyoruz o günde bugün de yaşananları çarpıtan,yanlış gösteren akbabalar savaş sahnesinde en önde yerlerini alıyor.Biz Türkler en iyi dostumuzun yine kendimiz olduğunu unutmamalıyız.Dili akıcı ve betimlemelerden sıkılmadığım bir kitaptı. Birde yaşananlar gerçek olmasaydı dedim.
"Ben döneceğim. Birgün er geç döneceğim. Hemde bu kez bir daha yerimden kımıldamak üzere döneceğim.Türkiye de benim yurdum, burası da.Topraklarımın hepsini haydutların elinden geri alacağım."Şevvala Selmonoviç

vurkan i 
30 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Balkanlardaki mezalimlere yürek ağlatacak her dakikasında insanı kalbinden etkileyecek canlı yaşayan bir dil.

Kitaptan 6 Alıntı

Çünkü en sevmediği şeylerden birisi de, bir insanın korkması değil korktuğunu belli etmesiydi. Cesur insan korkmayan değil korktuğunu açığa vurmayan insandı.Doğru yada yanlış,Azamoviç bunun böyle olduğuna inanmıştı,en büyük kahramanların da en büyük korkakların arasından çıktığı yolundaki kanısını hiçbir zaman değiştirmemişti.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 63 - Nemesis Yayınları)Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 63 - Nemesis Yayınları)
Ahmet esen 
 10 Tem 19:27 · Kitabı okudu · 8/10 puan

O da çok yalnız,nasıl bunalmıyor tek başına Allah'ın dağında?"Niye bunalsın?Kitap okuyan insan yalnız değildir ki."

Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 154 - nemesis kitap)Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 154 - nemesis kitap)
Ahmet esen 
10 Tem 19:03 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sezar'ı Brütüs'ün hançerlediğinii unutma.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 144 - nemesis kitap)Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 144 - nemesis kitap)

Ben bu eve gelin geldiğimde bu tahtalar kapkaraydı. Onları ağartıncaya kadar ellerime kan oturdu. Şu duvarlara bak kendi ellerimle badanaladım hepsini. Tam biraz rahat edeceğim bir günde beni alıp götürmeye kalkıyorsunuz.Niye çalıştım bu kadar ben? Ölürsem bile sizin aranızda rahat öleyim diye didinip durdum hep. Neden anlamak istemiyorsunuz beni. Evi korumak benim görevim.Evi olmayan bir kadın ölmüş demektir. Bu evin her taşını her tuğlasini savunacağım. Bu duvarların kirlenmesine,bu tahtaların yeniden kirlenmesine göz yumamam. Ölsem de yumamam.Burası evim benim, evim. Sizi doğurduğum ev, büyüttüğüm ev.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Nemesis Yayınları)Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Nemesis Yayınları)

İstemem,halkın sevgisine hiçbir zaman güven olmaz. Bugün ayağını öper, yarın da aynı ayağına ip bağlayıp seni ağaca asar.Eğer öyle olmasaydı politikacılara dünyada iş kalmazdı.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 77 - Nemesis Yayınları)Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 77 - Nemesis Yayınları)

Sezar'ı Brütüs 'ün hançerlediğini unutma. Tarih söylediğin kadar yararsız birşey değil.Tarih insanoğlunun ne rezil ve ne ikiyüzlü olduğunu ortaya koyan kesin bir belgedir. Ben doktorum,insanların daha çok iç organlarıyla ugrasirim. Bunlardan biri hastalandı mı,onu tedavi etmek benim görevimdir. Örneğin bir kalbin içini en küçük ayrıntısına kadar bilirim. Ama orada gizlenmiş bulunan kötülük virüslerini ne güçlü bir mikroskopla da baksam göremem. Bu daha çok ruhbilimcilerin,senin gibi hukuk okumuşların görevidir.Biz doktorlar insanı et kemik olarak tanırız,ama gerçek insan bu değildir. O ne bağırsak,ne kol,ne de bacaktir. Çok tehlikeli bir yaratık oluşu bu yüzdendir.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 152 - Nemesis Yayınları)Drina'da Son Gün, Faik Baysal (Sayfa 152 - Nemesis Yayınları)