Drina'da Son Gün

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.500
Gösterim
Adı:
Drina'da Son Gün
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
439
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055092153
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Baskılar:
Drina'da Son Gün
Drina
Drina
Drina
Üzerinde doğulan topraktır vatan. İlk soluğu nerede aldıysa insan, evi orasıdır. Balkanlar'da yaşayan Türkler için de vatan bildikleri topraklar oralardı.

Drina...

İkinci Dünya Savaşı'nın sert rüzgârları insanları savurup köklerinden koparmadan önce sokaklarında gezen Türkler, gün gelip o sokaklarda cehennem azabı çekeceklerini bilemezlerdi. O güne kadar barış içinde yaşanan topraklarda artık istenmez olmuşlardı. Canlarını kurtarmak için kaçmaktan başka çareleri yoktu.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal'ın usta kaleminden çıkmış, Yugoslavya'da yaşayan Türklerin, o topraklarla vedalaşmasını anlatan belgesel niteliğinde bir romandır. 100 Temel Eser içerisinde de yer alan bu roman, bir döneme ışık tutmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
439 syf.
O kadar etkileyiciydi ki sanki içinde yaşıyorsun gibi. Okurken şimdi yaşasaydık bunları hangi komşum,hangi iyilikte bulunduğum insan o durumda bir olurdu ,iyiliğini gösterirdi, hangisi ayrışır düşman olurdu diye düşündüm. Bu sorunun cevabını öğrenmek zorunda kalmamayı diliyorum.Ister barış olsun ister savaş yine olan en çok kadınlara ve çocuklara oluyor.Ve yine tanık oluyoruz o günde bugün de yaşananları çarpıtan,yanlış gösteren akbabalar savaş sahnesinde en önde yerlerini alıyor.Biz Türkler en iyi dostumuzun yine kendimiz olduğunu unutmamalıyız.Dili akıcı ve betimlemelerden sıkılmadığım bir kitaptı. Birde yaşananlar gerçek olmasaydı dedim.
"Ben döneceğim. Birgün er geç döneceğim. Hemde bu kez bir daha yerimden kımıldamak üzere döneceğim.Türkiye de benim yurdum, burası da.Topraklarımın hepsini haydutların elinden geri alacağım."Şevvala Selmonoviç
456 syf.
·18 günde·10/10 puan
Ortada bir savaş var; ölenler ve öldürenler.Roman boyunca size iki seçenek sunuluyor: Öldürenlerin de insan olduğunu unutmamak,silahlananların birilerinin oyununa geldiğini özlerinde iyi insan olduklarını kabul etmek ve intikam ateşiyle tutuşmamak. Diğer seçenek ise, mazlumların intikamını mutlaka ve mutlaka almak. Hangi seçenek bizi gerçekten barışçıl ve adil bir dünyaya götürür sizce? Kendi fikrimi söyleyecek olursam,bazen yaşatmak için öldürmeniz gerekir.Zalimi yaşatmak mazluma ihanettir.Birilerinin kanından beslenen canavarlar tarihin her sahnesinde karşımıza çıkıyor,bir de bu canavarların oyununa gelip onlar adına savaşanlar. Oyuna gelenlere merhamet etmek,birileri adına kana buladıkları ellerini affetmek asla oyuna gelmemiş olan,şerefiyle yaşayan insanlara yapılacak en büyük ihanet değil midir? Mazlumun karşına geçip nasıl diyeceğiz biz seni öldüreni affettik o da insandı diye ? Etten,kemikten olmak insan olmak için yeterli midir ki ? Eti kemiği var diye ruhunu canavarların emrine satmış olanlara gerçekten insan diyebilir miyiz?
439 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Keyifli okuyamadığım,okurken ha bire söylendiğim bir kitap oldu benim için. Akıcılığıyla sayfadan sayfaya sürüklerken yakıcılığıyla “az bir dur,dur da bir nefes al” dedirten türdendi. Savaşın kimlerin işine geldiğini ve neden yapıldığını öyle iyi anlatmış ki Faik Baysal,bana düşünecek çok da bir şey bırakmamış bu konuda. Şimdilerde Mitza’nın çocuklarının ne halde olduğunu düşünüyorum ya da Stikoviç yaşasaydı olabilecekleri,kendime diyorum ki Azamoviç ne mal olduğunu bile bile neden korudu Mordaç’ı? Tecavüze uğrayan Saima iken neden yine toplumca suçlu görülen horlanan o oluyor?Davutiç’e Miyasiç’in yaptığını yok saydırtacak hatta canından geçirtecek kadar mıdır toplum baskısının ağırlığı?ve daha pek çok soru bıraktı bana Baysal.sanırım bir cevabın bedeli daha çok soru...
Mebde 100 temel eser içinde sayılan bu kitap şahsi fikrimce özümsenebilmesi açısından lise dengidir. Beğendim diyemiyorum zira beğenilecek olaylar değil anlatılanlar... ama okuyun,okuyun ve görün ki türkün türkten başka dostu yoktur. Kitapla kalın
439 syf.
·Puan vermedi
Türklerin balkanlarda nasıl bir mücadele verdiğini, 2. Dünya Savaşı'nın bütün çirkinleri- iki yüzlülüğünü gözler önüne seren bir kitap. Ayrıca Türklerin hiçbir zaman ırkçı bir görüş izlemediğini -savaşta bile- gösteriyor. Mutlaka olunması gereken mükemmel bir tarihi kitap.
456 syf.
·7/10 puan
MEB’in belirlediği #100TemelEser listesinde yer alan tarihi belgesel roman.

Kitap; İkinci Dünya Savaşı’nın Yugoslavya Türklerini, çeşitli çatışma köşeleri içine sıkışan can güvensizliklerini, örgütlenme girişimlerini, Alman işgalindeki topraklarda birbirine karışan çıkar kavgalarıyla ulusal duygu eğilimlerini konu ediniyor.

Bir ülke düşünün ki, hem Hitler ve kısmen İtalyanlar tarafından işgal edilerek dış düşmana karşı savaşmak zorunda kalmış olsun hem de aynı zamanda Türkler (müslümanlar), Sırplar, Hırvatlar kendi aralarında çatışma haline olsunlar.

Balkan Türkleri nedense beni hep hüzünlendirmiştir. Tarihte bu kadar kısa zamanda bu kadar sık zulme maruz kalmış bir insan topluluğu var mıdır acaba? İvo Andriç’in “Drina Köprüsü”nden sonra bu kitapla birlikte bu gerçeği bir kez daha esefle gördüm.

Savaşın her türlüsü kötüdür ve hepsi lanetlenmelidir kesinlikle. Ama en acı olanı, dün kardeş kardeş yaşadığın insanlarla bugün –üstelik sudan sebepler ve tahriklerle- kanlı-bıçaklı olmaktır herhalde. Yugoslavya bunun en yürek paralayıcı misallerinden. Okudukça içim acıdı. Bir yandan da içinde beşer sevgisi bitmemiş insanların başka din ve milletten insanları korumak için didinmelerini, çırpınmalarını gördükçe insanlık adına umutların hep var olduğunu bir kez daha idrak ettim.

Bir Drina Köprüsü değil ama yine de okunabilir. En azından o insanların hüznüne ortak olmak için.
439 syf.
·9/10 puan
Ikinci dünya savaşı. Balkanlar.. Yugoslavya.. her savaşın ortak noktasi gibi ölüm.. insanlarin ayni toprağın hamurundan yoğrulmuş  yurttaslarini vatanlarindan atmak icin hattâ yeryuzunden tamamiyle yok edebilmek için acımasız iskenceleriyle bezenmiş kanlı mücadelesi. Tabi ki Türklere karsi kin ve nefret başrolde.. Bir otobus yolculuğuyla başlıyor kitap dahasi kitap da ikisi de birbirinden heyacan dolu iki otobus yolculuğu kitabin okumaktan en çok  zevk aldigim kisimlari oldu.
Kitap meb in 100 temel eseri arasında. Kurgulanmis bir roman olmayan ve de tarihe şahitlik eden, yaşanmış olaylardan temel alan bu  tür yapıtları daha daha fazla okutmali ve de okumaliyiz.Yazik ki su kitaptaki hadiselerden Bsenka isimli canavar ruhlu  kadinin kitabin girisindeki olayda öldürülmüş olmasi, Azamovic in ölümüne sebep olacağını bildiği halde ihanet eden alcak Mordaci korumasi...
Drina.. artik baliktan çok ölmüş insanlarin yüzdüğü Drina.."Drina'da Son Gün"de yaşanan tüm kanli olaylarin nihayetinde hristiyan, Müslüman  ve ortodoks  olan insanlarin toprağin altinda yanyana yattiklarini görüyoruz.İnsanlarin yurtlarindan, doğup büyüdükleri  vatanlarından, yeni diktikleri perdelerini dahî asmaya kiyamadiklari sicak yuvalarından Balkan ayazinda nasil zorla anayurtlarina dönmek mecburiyetinde birakildiklarini aci gercekleriyle görüyoruz.
Okuyun, okutun.
439 syf.
·22 günde·Puan vermedi
Savaş ne kadar kötü birşey haksızlıklar acılar ölümler insanların üç günlük dünyayı paylasamamalari.turk kardeşlerimizin balkanlarda çektiği eziyetleri görmüş olduk romanda Allah savaşta kalan insanlara yardım etsin.
439 syf.
·9/10 puan
Akıcı ve betimleyici olmasının yanında yaşanmış olayların bire bir yansıtılması çok etkileyici...


Üzerinde doğulan topraktır vatan. İlk soluğu nerede aldıysa insan, evi orasıdır. Balkanlar'da yaşayan Türkler için de vatan bildikleri topraklar oralardı.

Drina...
439 syf.
·4 günde·5/10 puan
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Yazar 2002 de vefat etmiş ama eserleri ile her daim gündemde kalacak büyük bir yazar. Ancak bir kez daha okur muyum? Mecbur kalmadığım sürece kolay kolay okumayacağım bir kalem. Yazarı ve kitabın adını "İncir Kuşları " adlı kitabı yorumlarından görüp mutlaka okumalıyım diyerek listeme aldığım bir kitaptı. Ancak nerde "İncir Kuşları " anlatımı nerde bu kitap ? Yugoslavya, Almanlar 'ın baskısı, Çetniklerin isyanları, Türkler'in ayaklanma çalışmaları, adeta soykırım denilecek kanlı ve acımasızca yapılan insan katliamlarını konu alan roman gerek konusu gereği, gerek anlatımının çoğu betimlemelerden oluşan sıkıcı anlatımı beni gerçekten yordu. Sevemedim, bitse diye ha bire kalan sayfaları gözlerim taradı resmen. Şahsi yorumumdur tabi ki her okuyucunun farklı bakış açısı ve farklı anlatım tarzı olabilir.
456 syf.
·Puan vermedi
Yorumlara bakarak almistim fakat cok sıkılarak okudum. O kadar gereksiz ayrintilara yer vermis ki yazar, sayfalarca bir olayi anlatmis dolayisi ile ayni konunun tekrari gibi olmus. Savasi anlatan bir kitap fakat o heyecani yakalayamiyorsunuz çünkü olaylarun tümü askıda kaliyor...
439 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Drina’da Son Gün, Faik Baysal’ın 1972'de yayımlanan bir romanı. Kendisi de göçmen bir ailenin çocuğu olan Faik Baysal’ın ailesi Romanya’dan göçerek Türkiye’ye gelmiş. Bu roman ise Yugoslavya iç savaşı sırasında, Yugoslavya’dan Türkiye’ye göçmek zorunda kalan bir aileyi anlatiyor. Kitap, II. Dünya Savaşında zulüm çeken Türklerin hayatını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitabın baş kahramanı olan Rıza Selmanoviç’in anılarından yola çıkılarak yazılmış olan eser, gerçekte yaşanmış olaylara dayanmakta. Selmanoviçler’in çiftliğinde geçen hikayenin kahramanlarından bir kısmı hala hayatta olup, isimler değiştirilmeden kullanılmış. Bu durum beni daha da çok etkiledi. Çekilen eziyetleri, savaşın ortasında kalan insanların içler acısı korkulari ve çaresizlikleri okurken yüreğimi yaktı. Bu aralar çok üst üste #göçhikayeleri
okuduğum için herhalde duygusal olarak yordu. Ama bu tarz sevenler için belgesel niteliğindeki bu kitabı tavsiye ediyorum.
456 syf.
·14 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yaşanmış bir olaya dayanan roman İkinci Dünya Savaşı esnasında Balkanlar’da yaşanan kargaşayı ele almıştır. Selimoviç ailesinin merkeze alınarak hadiselerin anlatıldığı romanda Türklerin hem Almanlar hem de Çetnik’lere karşı var olma mücadeleleri ve en son Hatipoviç komutasında TürkDivisia’yı kurarak bu uğurda ölmelerini konu edinmiştir. Belgesel roman niteliğindeki eserde sık sık insan sevgisi vurgulanarak insanların çeşitli ayrımlara tabi tutularak bölünmesinin akıllıca bir tutum olmadığı vurgulanmıştır. Hacimli kitap olmasına rağmen oldukça sürükleyici bir eser kolaylıkla elinize almanızla bitirmeniz bir olur. İyi okumalar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Drina'da Son Gün
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
439
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055092153
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Baskılar:
Drina'da Son Gün
Drina
Drina
Drina
Üzerinde doğulan topraktır vatan. İlk soluğu nerede aldıysa insan, evi orasıdır. Balkanlar'da yaşayan Türkler için de vatan bildikleri topraklar oralardı.

Drina...

İkinci Dünya Savaşı'nın sert rüzgârları insanları savurup köklerinden koparmadan önce sokaklarında gezen Türkler, gün gelip o sokaklarda cehennem azabı çekeceklerini bilemezlerdi. O güne kadar barış içinde yaşanan topraklarda artık istenmez olmuşlardı. Canlarını kurtarmak için kaçmaktan başka çareleri yoktu.

Drina'da Son Gün, Faik Baysal'ın usta kaleminden çıkmış, Yugoslavya'da yaşayan Türklerin, o topraklarla vedalaşmasını anlatan belgesel niteliğinde bir romandır. 100 Temel Eser içerisinde de yer alan bu roman, bir döneme ışık tutmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 168 okur

  • Tacinur Akça
  • Zeynep K.
  • Şeyma Çelik
  • Tarkun Ermez
  • Meryem Ünal
  • Gokhan yoldas
  • Şahin Akkuş
  • Beore
  • Fuat Tatar
  • Mustafa Kürşad

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%38.1
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%4.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.5
Erkek
%23.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22 (11)
9
%10 (5)
8
%12 (6)
7
%16 (8)
6
%0
5
%4 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0