Puan

6.910 üzerinden
39 kişi
Puan vermedi·328 syf.·
2025 70. kitabı
Bu kadar etkileyici bir romanı bitirdikten sonra hislerimi paylaşmadan duramadım. Hâlâ köyün havası üzerimde :) Ama okuması hiç de kolay değildi. Bazı yerlerde zorlandım ancak bir noktadan sonra o dünyanın içine girdim. Yağmurun sesi, çamurun kokusu, o köyün havası… Her şey o kadar canlıydı ki sanki ben de oradaydım. Dışarıdan duyduğumuzu sandığımız her şey aslında kendi içimizde değil mi? İşte bu, romanın en temel sorusu. Gerçekle hayal, Tanrı’yla Şeytan, kurtuluşla çöküş… Hepsi insanın zihninde buluşuyor. Krasznahorkai tam da bunu anlatıyor: insanın kendi yarattığı cehennemi ve o karanlığın içinde yavaş yavaş çürüyüşünü. Roman, Tanrı’nın terk ettiği bir köyde geçiyor. Yağmur hiç dinmiyor, yollar çamur içinde, köpekler uluyor. Ama doğa burada sadece bir fon değil; neredeyse yaşayan bir karakter gibi. Yağmur arınma isteğini, çamur çaresizliği anlatıyor. Köydeki insanlar hem bedenen hem ruhen batmış durumda. Umutsuz, yalanlarla yaşayan, alkolle oyalanan insanlar… İğrenç ama tanıdıklar, çünkü aslında biz gibiler. Birinin gelip onları kurtarmasını bekliyorlar. Ama gelen adam, kurtarıcı sandıkları kişi bir mesih değil, insanların umut ve açgözlülüğünü kullanarak onları yıkıma sürükleyen kurnaz biri. Kitap boyunca “kurtuluş” aslında bir şeytanla dans gibi, her adım biraz daha batışı getiriyor. Köy, aslında dünyanın kendisi gibi; inanç, yıkım, kandırılma, kurtuluş... hepsi iç içe. Ama bunları doğrudan söylemiyor; atmosferle, imgelerle hissettiriyor. Zaman sanki donmuş, geçmiş çökmüş, gelecek yok. Her şey aynı döngüde dönüp duruyor, tıpkı tango gibi, bir ileri bir geri... Bu döngü, insanın tarih boyunca aynı hataları tekrar tekrar yapışını hatırlatıyor. Karakterler de klasik anlamda karakter değil; kimse tamamen iyi ya da kötü değil. Her biri insanın iç dünyasından
Edebiyat
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 2013100 okunma
10/10
·328 syf.··
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 19:37
Yazar nasıl zor yazdı acaba; çünkü ben çok zor okudum. Bir kez başladım sonra bıraktım sonra usul usul tekrar okudum. Döne döne okumak bu olsa gerek . Kapanın ortasına bir peynir konuşmuş okur da fare, uzanıp uzanıp ulaşamama hali. Kitabı okurken durursanız orada kalırsınız, hızlanmaya çalışırsanız tıkanırsınız; eğer kaçmaya çalışırsanız merakınıza yenilip tekrar elinize alırsınız . Her bir karakterin metaforik olarak incelenmesi lazım , kim kimdir nedir , neyi ifade eder of bile demeden bakmak gerekiyor . Uzun uzun cümlelerin peşine düşüp kaybolmak lazım ama Proust cümleleri gibi asla cümlenin başını kaçırmadan zihinden öyle … Şeytana uy ; tango rehberin olsun. Ya seni yoldan çıkarır şımartır; ya seni yarı yolda bırakır. Kurtarıcı beklerken aldandığını hissedip öfkelenir ama azıcık umut gördüğününüzde kendinizden geçip kurtarıcının ellerine teslim olursunuz. Ya düzen sizi parçalayıp yutar ya da düzene kavuşur kurtulduğunuzu sanıp; düzenin “kölesi” olup köşenize oturursunuz. İşte böyle! Okuyacaklara tavsiyem; kendinizi bırakın ama kaybolmayın. Selametle
1000Kitap
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 2023100 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·328 syf.··
2022 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 14:16
Metaforlarla dolu, müthiş bir roman Şeytan Tangosu. Macar yazar Krasznahorkai’nin 1985’te kaleme aldığı ilk romanı. Kitap, ‘site’ olarak adlandırılan, siyasi yönetimi çökmüş bir köyde, toplum olarak işlevini yitirmiş, kendini hareketsizliğe ve yozlaşmaya teslim etmiş bir grup insanı konu alıyor. Başlangıçta, Tatar Çölü’nü anımsatan şekilde, buradan göçüp yeni bir sistemde yeni bir hayat kurmakla, adeta bir hapishaneye dönmüş sitede kalmak arasında bocalıyor sitenin sakinleri. Daha sonra bir süredir öldüğünü düşündükleri ve kurtarıcı olarak gördükleri iki kişinin siteye dönmesiyle olaylar gelişiyor. Mikro devlet olarak siteye yaklaştığımızda, yazarın bilimden sanayileşmeye, dinden savaşlara, materyalizmden bürokrasiye her uzantısıyla siyasi yönetimleri ele aldığını görüyoruz. Sekiz şeklinde sürekli örülen örümcek ağları, kilise yokken duyulan çan sesleri, durmayan yağmur gibi incelikli ve zekice bir sürü metaforla politik ve teolojik açıdan derya deniz zenginlikte bir metin çıkarmış ortaya. Sosyal bir canlı olan insanın diğerleriyle bir araya gelerek işlevsel bir toplum oluşturma, siyasi bir düzenin boyunduruğu altına girme, bir düzenin çöküşü ardından yaşananlar, ahlaki ve siyasi yozlaşmalar ve yeniden bir düzen inşa etme çabası, ve bu süreçte dinin ve bilimin rolü, yönetenler ve yönetilenler, alegorik bir şekilde, Kafkaesk bir atmosferde -ki yazar Kafka’ya büyük hayranlık duyuyor- aktarılıyor. Okuduğum en ufuk açıcı, en zekice yazılmış romanlardan biri. Ele aldığı konu ve kitabın atmosferine de uygun olarak, kitabı adeta bir çember gibi tamamlaması ve vurucu sonuyla, okurken her sayfasında zekasına hayran kaldığım yazar, gönlümü ayrıca fethetti. Çok ama çok sevdim. Sembolik anlatımdan, Kafkaesk tarzda romanlardan hoşlananlara muhakak tavsiye ederim. Eser, çok sevdiğim
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 2013100 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 64. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 09:25
2025 Nobel Ödülü László Krasznahorkai, 1954 Macaristan doğumlu yazar. Macaristan, 2. Dünya Savaşı sonrası Doğu bloku içerisinde kalıyor. Sovyetler Birliği, yıllarca Macar siyasetine etki ediyor. 1956 Macar Devrimi, bu bloktaki en büyük halk eylemi olarak geçiyor. 1989’da ciddi bir anayasa değişikliği ile Marksist-Leninist devletten Macaristan Cumhuriyetine dönüşüyor. 1989’da ayrıca Berlin Duvarı yıkılıyor, 1991 yılında da SSCB dağılıyor. ‘’Şeytan Tangosu’’ ise 1985 tarihinde yazılıyor. Bizdeki ‘köy’ benzeri ‘site’de kalmış bir avuç alkolik-korkak-yozlaşmış kişi atalet halinde beklemekte hatta çürümektedir. Yıllar önce öldüğü düşünülen İrimias’ın dönmekte olduğunun öğrenilmesi ile siteye bir canlılık gelir. İrimas bir mesih mi yoksa dolandırıcı mıdır? “Burada bize Kenan ülkesini inşa edeceğine söz vermişti!.. Alın bakalım!.. ‘’ ‘’… planlarınız peş peşe fiyaskoyla sonuçlanıyor, düşleriniz kör bir şekilde un ufak oluyor; sizlerse asla gerçekleşmeyecek bir tür mucizeye inanıyor, sizi buradan çekip çıkaracak bir çeşit mesihe bel bağlıyorsunuz… ‘’ Bela Tarr’ın aynı adla çekilen 7 saatlik filmini daha önce seyretmiştim. Siyah-beyaz çekim, devamlı yağan yağmur, çamur, bilinmezlik, kasvet içeren atmosfer ile farklı bir deneyim olmuştu benim için. Kitabı elimdeydi ama ödül almasa bu kadar erken okumazdım sanırım. Filmin üzerine kitabı okuyunca okuması (görece) daha rahat oldu. Yine de kolay bir okuma değil. Hem öncesini bilmediğimiz olaylara birden giriş yapması hem ‘örümcek ağları’, ‘kurtarıcı Mesih’ ‘nereden geldiği bilinmeyen çan sesleri’ gibi siyasi, dini metaforlar içermesi hem de kurgunun karışık gitmesi (kitap 2 bölümden oluşuyor, ilk bölümde 1 den 6 ya ikinci bölümde 6 dan 1 e gidiyor), üstüne yazarın uzun ve zor cümleleri, bir de o yağmurlu- karamsar havanın
Edebiyat
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 2023100 okunma
Bazı Kült Kitap Sorunsalları Üzerine Bir İnceleme
7/10
·328 syf.··
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 20:59
Nobeli almış olmasa zannediyorum ki ben de 1k Bursa Okuma Grubu 'ndaki arkadaşlarım da daha ötelerdik kitabı. Ömrünüzden ömür götürecek bir kitap diyerek başlıyorum incelemeye. Sayfalar boyunca süren betimleme paragrafları -ki Proustvari bir huşu da vermiyor okurken- düşünce ve hislerden ziyade dış ortam betimleniyor. Karakter masadan kalkıp cama gidene kadar inme inebilir size hazırlıklı olun. :) Zamanın neredeyse akmadığı o yoğun, tuhaf, kasvetli atmosfer… Çamur, çamur, çamur bolca yağmur ve daha fazla yağmur ve kasvet. İç monologlarda boğuluyoruz, hatta iç monologtan iç monoloğa gezerken kimin düşüncelerini dinliyoruz bazen karışıveriyor. Bunu kasıtlı mı yapmış yazar bilmiyorum belki gerçekçilik hissini arttırmak istedi bir ton daha. Sonuçta kendi düşüncelerimizi de takip ederken zorlandığımız zamanlar var. #293228068 . Bir de yazarın, yazmaya başladığı zamanları anlatırken kullandığı “cümlelere aklımda başladım ve cümleler işe yarayacak gibi olursa uzatıp, cümle doğal sonuna ulaşana dek eklemeler yaptım.” ifadesi var; aklından kağıda geçirirken ekleye ekleye uçsuz bucaksız cümleler yaratmış olabilir. Yazar açıkca söylemiyor ama topluluğun üzerindeki mutsuzluk, salıvermişlik sayfalardan akıyor. Gündelik saçmalıklarına devam ediyor karakterler ve içinde bulundukları durumu değiştirecek hiç bir şey yapmıyorlar. #294551133 Bu arada kahramanlar dediğim kitaptaki tabirle sitede yaşayanlar epi topu 4-5 aile çok minimal, çok içine kapalı bir topluluk, zorlu coğrafya koşulları (yağmur, çamur demiş miydim çok yağmur yağıyor), şartların getirdiği izole olma hali yozlaşmayı getiriyor önümüze, Kendisini pazarlayan genç kızlar, birbirlerinin karısıyla yaptıkları kaçamaklar, alkolizm gibi gibi... Yazar hiçbir karakterini
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 2023100 okunma