Herkese selam. Ayy çok özlemişim Bailey kardeşleri ve kardeşliklerini, NİNEYİ ^_^...Serinin muhtemelen tüm kitaplarını okuyacağım çünkü yazarın aşk dili bana çok hitap ediyor. Öyle ki böyle okurken ayaklarımı aşağı yukarı sallamak, elimi alnıma vurmak, ellerimle yanaklarımı uzun uzun tutmak, gözlerimi kapatıp hayallere dalmak istiyorum. Suratımda aptal bir sırıtma oluşturuyor. Eserle ilgili tek sıkıntım biraz uzun tutulması oldu, daha doğrusu yanlış yerlerin uzun tutulması...kendi adıma çiftin şifa bulma süreçlerini okumayı daha çok isterdim. Çatışma çözümleri aceleye gelmiş gibi. Karakterlerin yaşadıkları travmalardan ötürü içlerinde oluşturdukları şeytanlarla nasıl başa çıkabildiklerine dair daha fazla şey okumak isterdim. Onun dışında çift bana çok geçti. Arada Asher'ı şöyle bir sarsmak istesem de doğru yolu bulması zaman almış olsa da sevdim. Bir de kasabanın tarihiyle ve Bailey-Haven kan davasının ardındaki gizem çok yerinde bir merak unsuru oluşturmuş. Ayrıca yazarın "aşk her şeye yeter" diyip işi bitirmemesi bunun için bir emek verilmesi gerektiği mesajını vermesini takdir ettim. Bu arada ennn ama en merak ettiğim kardeş Evan'dır böyle biline fjfjfj. Sanırım son sözden anladığım kadarıyla çok da beklemeyeceğim. Severim gizemli, dark ve motorcu karakterleri fjdfjfjd. Haydi kitabın konusuna geçelim; bir önceki kitap hazin bir sonla bitmişti hatırlayacaksınız, üzerinden 7 koca yıl geçmiş bir şekilde başlıyoruz kitaba. Asher hapishaneden beklediğinden erken çıkmış Tilikum'a dönüyor. Ancak takdir edersiniz ki o artık eski Asher değil. Daha sert, daha korkusuz, daha yapılı ve daha seksi djdjjdf. Neyse fakat bilmediği bir şey var ki Grace tam da 7 yıl önce bıraktığı Grace. Parmağında hâlâ onun evlenme teklifi ettiği yüzüğü taşıyor. Grace, her ne kadar 7 yıl önceki