Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Temmuz 2018
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
ISBN:
9786052116562
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.··
2022 91. kitabı
Recaizade Mahmut Ekrem'in üçüncü oğlu olan yazar, genelde mizah,hiciv üslubuyla ve Milli Mücadele konularında romanlar yazmıştır. Kitap , Mustafa Kemal Atatürk’e ithaf edilmiştir. Teknik olarak romanda iç içe iki hikâye bulunur.Aşk,kıskançlık,ihanet,tutku hikâyelerin temelini oluşturur.Bu hikâyeler padişahın Çerkez cariyesi olan,on bir yaşında saraya getirilen Dilfeza ‘ya karşı olan tutkusunu işler.Ayrıca Dilfeza'ya aşkla bağlı olan biri daha vardır,o da ; Harem  Ağası ,musahip Beşir'dir.Beşir,Dilfeza'ya olan duygularını kendisine de açıklayamaz.Beslediği duyguların başında kıskançlık gelir. Romandaki iç hikâyeyi yine bir tutku ve karşılıksız bir aşk oluşturur ;Padişahın zamanında, haremindeki başka bir kıza karşı duyduğu ilgi. Akıbeti dramatik olan bu kız bir Türk’tür ve adı Kevser'dir. Hem Kevser hem de Dilfeza padişah için sükût-u hayaldir. Oryantalist ve erotizm izleri taşıyan roman ayrıca Harem Ağası Beşir’in hikâyesini dram olarak işler. Padişahı zevke düşkün,cinsel açıdan aç ve itibar açısından gücünü yitirmiş olarak yansıtan roman , yayınevi tarafından hem sadeleştirilmiş metin hem de Latin harflerine aktarılmış metin olarak hazırlanmış. Romana birçok illüstrasyon eşlik ediyor.
ŞevketmeapErcüment Ekrem Talu · Koç Üniversitesi Yayınları · 201819 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2021 17. kitabı
İlber Ortaylı sık sık bahseder Ekrem Talu'dan. Eski İstanbul hayatını capcanlı resmedermiş. Recaizade Mahmut Ekrem'in oğlu olan Talu, hakikaten zengin bir kelime haznesine ve detay bilgisine sahip. Hikaye yönünden ise tefrika bir roman olduğu için pembe dizi tadı veriyor. Şehvetten başı dönmüş, aciz ve ahmak Şevketmeap(Sultan Vahdettin işte), birbirinden ahlaksız, yalaka, habis saray tayfası, içten içe kin güdülen Rum, Çerkez, Habeş milletleri ve hepsinin ağıma düşmüş masum Türk kızı... Bu böyle gidiyor ve her ucuz dram hikayesi gibi birilerinin kendi canına kıymasıyla neticeleniyor. Aynı tefrika dizisinden çıkan Recaizade'nin "Saime" sinden sonra bu kitabı okudum. Unutulmuş romanları yeniden canlandırmak takdire değer bir iştir ve her ne kadar bu hikâyeler çiğ tadı verse de kıymetlidirler. İçimde Talu'nun başka kitaplarını okuma isteği uyandırdıkları için yayınevine teşekkür ediyorum.
ŞevketmeapErcüment Ekrem Talu · Koç Üniversitesi Yayınları · 201819 okunma

Yazar Hakkında

Ercüment Ekrem TaluYazar · 10 kitap
Ercüment Ekrem, İstanbul İstinye'de doğmuştur. Babası Recaizâde Mahmut Ekrem Bey'dir. Kendisi çocukluğunu şöyle anlatır: "Tam manasıyla İstanbul çocuğuyum. Burada doğdum, çocukluğumun en mesut safhası burada geçti. Edebiyatta ve fikir âleminde şöhret bulmuş kimselerin muhitinde yaşamak bahtiyarlığına mazhar oldum. Babam tahsilimize çok itina etti, pek küçükken lisan öğrenmemize gayret sarfetti. Mektepten çıktığım zaman-Türkçe kadar Fransızca, Rumca ve İngilizce biliyordum. Ne kadar isabet olmuş... Daha sonraları hayatta kazandığım başarıları bu lisanları bildiğime borçluyum." (Hilmi Yücebaş, Bütün Cepheleriyle Ercüment Ekrem, İst. 1957, s. 3) İyi bir öğrenim gören Ercüment Ekrem, Fransız mekteplerinde okumuş, Galatasaray Lisesi'ni ve Mekteb-i Hukuk'u bitirmiş, Paris Siyasî İlimler Okulu'na devam etmiştir. 1906'da Düyûn-ı Umûmiye'ye mütercim olarak giren Ercüment Ekrem, 1908'de Ayan Meclisi mütercimi, daha sonra da Babıâli teşrifat memuru olur. Damat Ferit Paşa'nın sadrazamlığında Matbuat Umum Müdürlüğü'ne atanır (1919). Aynı göreve aralıklı olarak üç defa getirilen Ercüment Ekrem, 1924 yılında Riyâset-i Cumhur Başkâtipliği yapar. Talû, 1931 yılında da Varşova Elçilik müsteşarlığı görevine atanır. Ercüment Ekrem daha sonra sırasıyla Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler), Ankara Hukuk Fakültesi, Gazi Terbiye Enstitüsü Fransızca Öğretmenliği, Galatasaray ve Nötre Dam de Sion Liselerinde Edebiyat öğretmenliği görevlerinde bulunur. Nüktedan, hazırcevap ve hoşsohbet birisi olan Ercüment Ekrem'in Türk millî eğitimine büyük hizmetleri vardır. 1950 yılında Galatasaray Lisesi öğretmenliğinden emekliye ayrıldıktan sonra, İstanbul Şehir Tiyatroları Edebî Heyetinde ve Sular İdaresi yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuştur. 16 Aralık 1956'da İstanbul'da yatmakta olduğu Fransız Hastanesinde siroz hastalığından ölen Ercüment Ekrem Talû, Zincirlikuyu Mezarlığına gömülmüştür. Ercüment Ekrem'in ilk yazıları 1904'te "Çocuklara Mahsus Gazete'de yayımlanır. Bu hadiseyi kendisi şöyle anlatır: "Gazeteciliğe intisabım babamın muhitinde bana arız olan yazı yazmak hevesi ile .başlamıştır. İlk nesrim İbn-il Hakkı Tahir Bey'in neşrettiği Çocuklara Mahsus Gazete''de çıkmıştır. Ben imzamı taşıyan bu çocukça yazıyı hâvi nüshanın satılığa çıktığı gün duyduğum gururu hayatımda bir daha duymadım. O gün bütün dünya benimle meşgul zannediyor ve bu zan ile iftihar ediyordum. Düzine ile satın aldığım o nüshadan, ne yazık ki elimde bir tane kalmadı. Kalsaydı da bugün o çocukça gururumla kendi kendime istihza etmek için ara sıra bir göz gezdirseydim!" (Hilmi Yücebaş, a.g.e., s. 4) Meşrutiyetten önce Ercüment Ekrem'in Fransızca gazeteler de dahil olmak üzere birçok yayın organında muhtelif makeleleri görülür. Fakat onun asıl şöhreti ve gerçek muharrirlik hayatı 1908'den sonra başlar. Bu tarihten itibaren Ercüment Ekrem'in devrin çeşitli gazete ve dergilerinde genellikle alaya bir üslûpla kaleme aldığı mizahî fıkraları, sohbet ve hikâyeleri yayınlanır. Bu yazılarında Ercüment Ekrem, Karga, Çekirge, Kertenkele, Ebul Muvakkar, Evliyayı Cedit gibi değişik müstear isimler kullanır. Mütarekeden önce (1920) Aka Gündüz'le birlikte "Alay" adlı haftalık bir mizah dergisi çıkarır. Ercüment Ekrem, özellikle romanlarında Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi tarzı anlatımı benimsemiş ve bu iki şahsiyetin üslûbunu şahsında daha yeni ve zeki çizgilerle birleştirmeyi başarmıştır. Romanlarının yanısıra hikâye ve tiyatro vadisinde yazdığı eserlerinde de ısrarla toplumsal meseleleri ele alıp işleyen Ercüment Ekrem, bunların hiçbirinde edebî zevki ve içtimâi nükteleri ihmâl etmez. Aynı zamanda eserlerinde muhtelif tipleri son derece tabii ve canlı tasvirlerle kaleme alan Talû, edebiyatımızda meddah geleneğini yazılarında başarıyla sürdüren müstesna şahsiyetlerden biridir. Eski İstanbul yaşantısını bütün realitesiyle ve tabii çevresi içerisinde eserlerine aksettiren Ercüment Ekrem, yazdıklarıyla okuyucusunu bu mekanlarda seyahat ettirir. Anlatımındaki renklilik ve mizacındaki zerâfetle edebiyatımızda apayrı bir yere sahip bulunan Ercüment Ekrem'i oğlu Muvakkar Ekrem de şu satırlarla anlatır: "Babam Ercüment Ekrem, bir sanat ailesinin orta kuşağı sayılır. Dedesi Recai Efendi hat ustası, babası Ekrem Bey de şair ve bu sahada üstad adamdı.