Şifa-i Şerif 2 Cilt Takım

10,0/10  (2 Oy) · 
2 okunma  · 
2 beğeni  · 
41 gösterim
Şifa-i Şerif, sahasında telif edilenlerin en mükemmeli olduğunda alimlerin ittifakı vardır. Bu eser, kadı Iyaz'ın en önemli eseridir. Kendisi, Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sevgisini tanıtmak, ümmete O'nu sevdirmek için bu eseri telif etmiştir. Aynı zamanda bu eseriyle bir çok konuyu inceleyip muhaliflere gerekli cevapları da vermiştir.

Gerçekten bu eser, müslümanın Peygamberimize karşı olan sevgisini kalplere iyice yerleştirmektedir. Zira Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkında öğrendiklerimizi çoğalttıkça, O'na karşı olan sevgimiz de çoğalmaktadır. Bu eserde zikredilen bir çok kıssa, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in özel hallerini beyan etmekle birlikte, O'nun vasıflarını da teferruatıyla açıklamak-tadır. Hakkında bu kadar malumat beyan edilen başka bir Zat, alemde mev-cut değildir.

Müellif kadı Iyaz (r.aleyh) eserinde konuların evvelinde ayeti kerimeler ve hadisi şerifler zikretmiştir. Bunlarla zikredeceği konulara delil getirmiş olur. Ayrıca müfessirlerin açıklamalarını da zikrederek ayetlere nasıl mana verilmesi gerektiğini de tenbih etmiş olmaktadır.

Eserinde, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) özel hallerinden bir çok inceliği de zikretmektedir. Bunların ravilerini de zikrederek hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde Müslümanların Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgilerini ve muhabbetlerini kuvvetlendirmektedir. Bu eserin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlamaktayız. Zira inkarcıların şüphe sokmaya çalıştığı bir çok konuyu Kadı Iyaz delilleriyle net bir şekilde zikretmiş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in şanının yüceliğini ortaya koymuştur. Artık şüphelenenlerin, nifak ehli sapık kimseler olduğu açığa çıkmıştır.

Aliyyul Kâri derki: Şifa kitabı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır.

Şifa-i Şerif üzerine bir çok şerhler yazılmıştır.
1- Şihabul Hafaci: Nesimur Riyaz fi şerhi Şifayi Kâdı Iyaz ismiyle yazdığı eserinde uzun bir şekilde şerh etmiştir. Dört cilt halinde basılmıştır.
2- Molla Aliyyul Kâri: Orta uzunlukta bir şerhtir. Büyük boy iki cüz olarak basılmıştır.
3- Şeyh Hasen El Adevi el Hamezavi: Kısa bir şerhtir. İsmi, Mededul Feyyaz.
4- Müzilul Hafa fi Elfazı Şifa. Müellifi Allame Takıyyuddin Ahmed bin Muhammed bin Hasen eş- Şümni.
5- El Muktefa fi Halli elfazuş Şifa. Müellifi Allame Burhanuddin İbrahim ibni Muhammed bin Halil el Halebi.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    621
  • ISBN:
    9786055313296
  • Çeviri:
    Ali Kara
  • Yayınevi:
    Beyzade Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Okan 
 01 Mar 17:45 · Kitabı okudu · 31 günde · Beğendi · 10/10 puan

Dediler ki görüyoruz şifayı çok seviyorsun
Onda Mustafa'dan haberler veriyorsun
Dedim ki çünkü ben gönlü hasta birisiyim
Her hasta da mutlaka şifayı sever.

Kitabın orjinal adı:Eş-Şifa Bi Tarifi Hukuki'l Mustafa

Kadı İyaz(rahmetullahıaleyh) bu kitabı inanmayanları İslam'a inandırmak için değil,aksine müslümanları İslam'a ve Resul-i Ekrem efendimize daha çok ısındırmak ve sevdirmek için yazdığını söylüyor.
Kitap peygamber efendimiz(sav)'ın mucizeleri,onun fiziksel özellikleri,güzel ahlakı,ona söven ve küçük düşüren sözler söyleyenlere verilmiş cezalardan ayetler ve sahih hadisler ışığında bahsediyor.Her müslümanın okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.

Kitaptan 15 Alıntı

Okan 
01 Mar 17:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Peygamberimiz bir gün, bulunduğumuz odaya geldiler. Az sonra kuşluk uykusuna yattılar. Derken terlemeye başladılar... Anam gelip O´nun mübarek terini bir şişede toplamaya başladı. Derken Peygamberimiz uyandılar:

- "Ey Ümmü Süleym, ne yapıyorsun?" dediler. Anam:

- "Terinizi topluyordum, ey Allah´ın Resulü! Onu, kokumuzun içine katacağız ve bizim en güzel kokumuz budur" dîye karşılık verdi.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 68 - Hz.Enes ten rivayet edilen bir hadis.(Müslim))Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 68 - Hz.Enes ten rivayet edilen bir hadis.(Müslim))
Okan 
01 Mar 18:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Adamın biri kendisine yazık etmiştir.Ölüm kendisine yaklaşınca çocuklarına öldüğü zaman,kendisini yakıp,yarısını karaya ve yarısını(külün) denize atmalarını vasiyet eder ve belki Allah onun yerini bulup da ona azap edemez.Öldüğü vakit çocukları vasiyetini harfiyen yerine getirdiler.Allah denize emretti,deniz kendisinde bulunanı bir araya topladı,karaya emretti o da kendisinde bulunanı bir araya topladı.Sonra Allah ona niçin böyle yaptın diye sorunca,senden korktuğum için diye cevap verdi.(Bunun üzerine Allah onu affetti)

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 712 - Buhari)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 712 - Buhari)
Okan 
01 Mar 18:20 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kulum bir günahı işlemeye niyetlenip,onu işlemezse ona bir sevap yazılır.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 580 - Buhari)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 580 - Buhari)
Okan 
01 Mar 17:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sevdiğini aşırı sevme,kim bilir belki o bir gün sevmediğin bir kimse oluverir.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 80 - Buhari)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 80 - Buhari)
Okan 
01 Mar 18:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bana Mekke'nin taşı,toprağı altın olması sunuldu.Hayır ya Rabbi dedim;bir gün aç kalayım,bir gün tok.Aç kaldığım gün sana yalvarıp dua ederim.Tok kaldığım gün,sana hamd-ü senada bulunurum.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 141 - Tırmizi)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 141 - Tırmizi)
Okan 
01 Mar 18:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Allah Musa (as) ile konuşmakla,İbrahim(as)'ı dost edinmekle,Muhammed(as)'ı cemalini ona göstermekle mükerrem ve müşerref kılmıştır.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 194 - Tırmizi)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 194 - Tırmizi)
Okan 
 01 Mar 18:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Rivayet edilir ki;Allah'ın kulu sevmesi kulunu,günah işlemekten koruması,ibadet etmeye muvaffak kılması demektir.Kulun Allah'ı sevmesi ise;Allah'ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle O'na itaat etmesi demektir.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 386)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 386)
Okan 
 01 Mar 17:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Peygamberimiz (sav) bir çocuğun başını okşadığı zaman,diğer çocuklar arasında o çocuk hemen belli olurdu.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 68 - undefined)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 68 - undefined)
Okan 
01 Mar 17:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hz. Enes’den (ra):
“Resulullah (asm) ile birlikte idim. Üstünde yünden yapılmış kaba ve sert bir cübbe vardı. Bir bedevi gelip cübbesini öyle bir çekti ki, mübarek boynu tahriş oldu. Sonra bedevi ona:
“Haydi şu iki deveme, yanında bulunan ganimet mallarından mal yüklet! Sen babanın ve kendi malından yükletmiyorsun ya!” Bunun karşısında Resulullah (asm) sükût buyuruyordu. Biraz sonra bedeviye sordu:
“Şimdi söyle bakalım bana yaptığın bu kötülüğüne kısas yapılacak mı?” Bedevi:
“Hayır.” dedi. Resulullah (asm):
“Niçin?” diye sordu. Bedevi şöyle cevap verdi:
“Çünkü sen kötülüğe kötülükle mukabele etmezsin de ondan.” Resulullah (asm) bu söz karşısında sadece güldü ve bir deveye arpa, diğerine de hurma yüklenmesini emretti.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 107 - Buhari)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 107 - Buhari)
Okan 
01 Mar 17:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bedir Harbinden önceydi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz harp sahasında dolaşırken buyurmuştu:

"Burası Ebû Cehil'in, burası Utbe'nin, burası Ümeyye'nin, buralar da filânın ve filânın öldürülecekleri yerlerdir. Übeyy bin Halefi de ben kendi elimle öldüreceğim."

Bedir'de haber verdiği gibi, Ebû Cehil, Utbe ve Ümeyye bin Halef, mücahidler tarafından gösterilen aynı yerlerde öldürülmüşlerdi. Geriye Übeyy bin Halef kalmıştı. Bu adam Kureyşin ileri gelenlerinden biri idi. Peygamberimize (asm), her karşılaşmasında şöyle derdi:

"Ey Muhammed. Bir atım var. Her gün ona on altı ölçek darı yedirip besliyorum. Bir gün gelir, onun sırtında seni öldürürüm."

Peygamber Efendimiz (asm)'in ise, bu azgın ve şaşkın adama cevabı sadece şu oluyordu:

"Belki, inşallah, ben seni öldürürüm."

İşte Übeyy bin Halef, Bedir'de mücahidler tarafından öldürülen kardeşi Ümeyye'nin intikamını almak ve Peygamber Efendimiz (asm)'in vücudunu ortadan kaldırmak üzere yemin ederek, Uhud'a çıkıp gelmişti.

Hz. Resûlullah (asm)'ın Şi'b'e doğru çıktığı sıradaydı. Übeyy'in gelmekte olduğu görüldü. Mekke'de günde on altı okka darı ile beslediği atının üzerindeydi. İntikam dolu bakışlarla Peygamberimize yaklaşıyordu. Bunu fark eden sahabîler önüne çıkıp, hesabını görmek istediler. Ancak Hz. Resûlullah, "Bırakın, gelsin." diyerek mücahidlerin karşı çıkmasına engel oldu. Resûl-i Ekreme oldukça yaklaşan bu azgın müşrikin ağzından, "Ey Muhammed, sen kurtulursan, ben kurtulmayayım." lafları dökülüyordu.

Bu sözleri duyan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz (asm), bir anda celâllendi. Elindeki mızrağıyla heybet ve haşyet verici adımlarla hasmının üzerine yürüdü. Übeyy, bir anda şaşkına döndü. Hz. Resûlullahın heybet ve haşyet verici tavrı karşısında duramayıp, geri kaçmaya başladı. Peygamber Efendimiz peşini bırakmıyor ve arkasından, "Nereye kaçıyorsun, ey yalancı." diye sesleniyordu.

Bu kaçışla Übeyy kendini kurtaramadı. Peygamber Efendimizin fırlattığı mızrak, miğferle zırhı arasındaki kısma saplandı ve Übeyy sığır böğürmesi gibi böğürerek atından yere yuvarlandı.

Müşrikler, yaralı halde onu alıp götürdüler. Yarasından kan akmıyordu. Ağrısına sızısına zor dayanıyordu. Zaman zaman arkadaşlarına, "Vallahi, Muhammed beni öldürdü." diyordu. Arkadaşları bu sözünü ciddiye almıyorlar ve yarasının önemsiz olduğunu ifade ederek teselli etmeye çalışıyorlardı. Ne var ki, Übeyy, kurtulamayacağını anlamıştı.

Arkadaşlarına şöyle dedi:

"O bana (Mekke'de) 'Seni öldüreceğim' demişti. Vallahi, o benim üzerime tükürse, yine beni öldürür."

Übeyy bin Halef, bir gün bile yaşamadan, "Susadım, susadım!" çığlıkları arasında ölüp gitti. Resûl-i Kibriyâ (asm)'nın, Allah'ın izniyle, istikbalden haber vermiş olduğu bir mûcizesi de böylece tahakkuk etmiş oldu.

Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 115)Şifa-i Şerif, Kazi İyaz el Endulusi (Sayfa 115)
2 /