Şiirler

8,0/10  (5 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
69 gösterim
Sappho şiirinin eşsizliğinin, belki de kolu bacağı kırık Antikçağ yontularının güzelliğini andıran gizemli eksiltilerinden kaynaklandığını söylüyor Samih Rifat önsözünde. Yaşamı üstüne de söylenceler dışında çok fazla keskin bilgiye sahip olmadığımız Sappho'nun yapıtından geriye birkaç eksiksiz şiir dışında kırık dökük parçalar kalmış sadece. Ne var ki o tek tük, bağıntısız gibi duran imgeler, sözcükler öyle yeğin ki, pekâlâ çağdaş bir ozanın müthiş bir özveriyle bu eksiltileri yıllar yılı oymaya çalıştığına inanabilir okur. Öyle ya, o eskilerdendir aslında, iyice eskilerden, şiirin uzak ve ölümsüz kaynaklarından...

Poe'yu Fransızcaya kazandıran Baudelaire'nin İngilizcesinin o kadar da eksiksiz olmadığı söylenir kimi zaman; örneğin aynı işe soyunan Mallarme'den daha gedikli bir İngilizceye sahip olduğu... Ama, denir, Fransızcayı o kadar iyi biliyordu ki, Baudelaire'in Poe'su çeviri başyapıtlarından biridir. İngilizceyle Fransızcayı bilen okur Poe'yu elbet özgün dilinden okumalı ama belki bir de Baudelaire'den, Mallarme'den dinlemeli şiirleri...

Türkçede ilk çevirisi değil bu Sappho'nun. Söylencelerle işlenmiş bir yaşamdan geriye kalan bir lirizm anıtı, yontusu Sappho şiiri. Hanidir bu şiir ve yaşam üstüne çevirileri, Sappho üstüne kitaplar yayımlanıyor. Bu bilmece son bulgular, son düşünceler ışığında nasıl görünecek gözümüze: Buyurun, ölü dilin Lesbos'lu ozanını bir de Samih Rifat'tan dinleyelim...
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 1999
  • Sayfa Sayısı:
    100
  • ISBN:
    9789750814150
  • Çeviri:
    Semih Rıfat
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

Freyja 
27 Ağu 2017 · Beğendi · 9/10 puan

Aşk durumunu betimleyen ilk şiir olduğu söyleniyor
Dilim tutulur

Tanrılara eştir o benim için
dizinin dibinde oturan erkek
duyabilen senin yanı başında
tatlı sesini

büyüleyici gülümseyişini.
Hoplatır evet böylesi yüreğimi
görür görmez yüzünü çıkmaz olur
sesim soluğum,

dilim tutulur, birden her yanımı
bir alevdir sarar inceden ince
kulaklarım uğuldar, hiçbir şeyi
görmez gözlerim


bir ter boşanır üstümden, titrerim
tüm bedenimle ölecekmişcesine
yemyeşil olurum çimenlerden de
yeşil Agallis.

Her şeye katlanabilmeli oysa

Şiirler, SapphoŞiirler, Sappho
Freyja 
27 Ağu 2017 · Beğendi · 9/10 puan

Yunan vezinleri ve aruz
Azra Erhat: (...) Yunan'dan çeviri yaparken bir zorluk daha var. Yunan dilinde, hecelerin uzunluğuna kısalığına göre kuruluyor vezin.
Bunu bir başka dilde böylece yansıtmak olanak dışı doğal olarak.

Cengiz Bektaş - Azıcık daha açabilir misiniz bu konuyu?

Azra Erhat - Şöyle: Biliyorsun sesliler var, sesli harfler...
Bunların kimi kısa, kimi uzundur, kimi de kısa ya da uzun olabilir. Örneğin "omikron"
kısa, onun uzunu "omega". "Epsilon" (e sesi) kısadır; onun uzunu "eta"dır; başka türlü
yazılır. Ama "alpha" (a sesi) uzun da olabilir, kısa da...
Sonra çift sesliler var. Oi, ai, ei; bunlar uzun sayılırlar. Yunanlılar konuşurken de bu
sesleri, böyle uzunluk kısalıklarıyla veriyorlardı sanırım. Örneğin omikronlu bir sözcük:
Mikrop. Buradaki "o" kısa; ama "kôma" sözcüğündeki omega uzun... Söylenişleri de
böyle... Bir de vurgularla, yazıda da anlatılanlar var. Örneğin, "kôma" sözcüğünün ilk hecesinde vurgu işareti var, ses orada yükselip alçalıyor. Kısacası müzikli bir dil.

Cengiz Bektaş - Aruzla karşılaştırabilir miyiz?

Azra Erhat - Ben aruzu yeterince bilmiyorum. Ama bildiğimce, yalnızca aruzda böyle
bir yön var. Bu yüzden Yunan vezinleri ile aruz arasında çok yakınlık görüyorum

Şiirler, SapphoŞiirler, Sappho
Freyja 
27 Ağu 2017 · Beğendi · 9/10 puan

Cengiz Bektaş: Aiol lehçesiyle öteki lehçeler arasında, bu vezin uygulamasının kolaylığı
zorluğu yönünden, bir ayrım var mı?

Azra Erhat - Aiol dili katışık, ilginç bir dil; gerçekte İon lehçesine hiç uymuyor; Dor
lehçesine daha yakın düşüyor bile diyebilirim. Eski Yunan için bir tek "Yunanca"dan söz
edilir ya; oysa "Yunanca" diye bir şey yoktur. İlk çağ metinlerinde, dilinde, çeşitli
lehçeler vardır. Önce İon lehçesi, Homeros'la kendini açığa vurmuş ve bugün Batı
yazınının en büyük yapıtları sayılan destanları ortaya koymuş. Sonra "Koro" diye bir
şey çıkıyor ortaya. Ozan bir şiir yazıyor ve bu "koro"yla uygulanıyor. Bu koro liriği de
Anadolu'da, Ege'de doğmuş ama, daha çok Yunanistan'ın Dor lehçesinin egemen olduğu
yörelerde tutunuyor. Sürüyor, sürüyor...

Şiirler, SapphoŞiirler, Sappho