Puan

9.510 üzerinden
17 kişi
Tarihi dram
Puan vermedi
“Simon”, 2. Dünya Savaşı’nın gölgesinde geçen bir hayatta kalma hikâyesinden çok daha fazlası: Bu roman, savaşın sadece cephede değil, insanın içinde patladığını gösteren bir ruhsal enkaz anlatısıdır. Romanın ana karakteri Simon, savaşın ortasında savrulan bir insan olarak karşımıza çıkar. Ancak o, ne bir kahraman ne de kurban olarak anlatılır. Simon, her şeyden önce bir insandır; korkan, yanılan, acı çeken ve umut etmeye çalışan bir insan. Zafer Değirmenci bu romanda, klasik “iyi-kötü” ikiliğine sığınmadan, savaşın gölgesinde insanlığın neye dönüştüğünü anlatır.
1000Kitap
SimonZafer Değirmenci · Uyanış Yayınevi · 202337 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 00:00
Herkese merhaba, 1 Eylül 1939 da Hitler Polonya’yı batıdan işgal eder. 3 Eylül 1939 da ikinci Dünya Savaşı başlamıştır. Yahudilere karşı Alman halkı üzerinde ilk propagandaları tutmayınca ikinci stratejilerini devreye sokarlar, bu da; halkı duymak istediklerini söyleyin. Bu ister doğru olsun ister yalan olsun. Ne kadar çok söylenirse halk bir gün ona inanacaktır. İnandılar da…Üç yıl da… (Ülkemizde de yıllarıdır uygulanan stratejilerden biri de budur) Bir çok soykırımdan geçen dünyada Yahudiler de bu kıyıma uğrayanlarlardandı. Simon annesi babası ve kardeşiyle birlikte trenlerle Buchenwald kampına gönderilir ama ne var ki anne, baba ve kardeşi öldüklerinde Simon artık bir çocuk olarak yalnızdır. Nazilerin bu kamplarda insanlara yaşattıkları acı dolu işkenceleri, krematoryuma yollananları, gaz odalarını, açlığı ve fiziksel şiddetleri hepimiz bildiği için fazla detaya girmiyorum. Simon hayatı boyunca unutulmayacak bu acılardan kurtulabildi mi? Yazarın kalemi çok iyi, okurken her satırı yoğun olarak hissettirdi. Öneririm, kitap ve sevgiyle kalın.
Edebiyat
SimonZafer Değirmenci · Uyanış Yayınevi · 202337 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İNSANIN İNSANA YAPTIĞI ZULÜMÜ BAŞKA HİÇ BİR VARLIK YAPMAZ
Puan vermedi·135 syf.··
2021 22. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2021 15:44
Adolf Hitler ya da Fühler ( her ne zıkkımsa ) saplantılı manyak bir psikopat ona uyan onunla hareket eden herkes gibi.. Kitapla ilgili bir kaç bilgi vermek istiyorum öncelikle Bu kitap bildiğim kadarıyla bir Türk tarafından kurgu olarak yazılan ilk roman , tarihin belki de en vahşice işlenen soykırımı budur bilemiyorum . Yazar o dönemi ciddi bir araştırma içine girerek yazmıştır. Konu bir kurgu olsa da içinde yazdığı İsimler yerler gerçek bunu bilerek kitabı okuyun ... Kitabın incelemesine geçersek kitabı okurken Yahudi halkıyla empati yapmak bile istemedim. Bunu bir insan olarak kaldıramadım ,düşüncesi bile tüylerimi diken diken yaptı. Simon bir Yahudi çocuk ülkesinde rahat , mutlu ve huzurlu ailesi ile yaşarken ari ırk denilen bir manyaklığın içinde kalmıştır. Babası annesi ve küçük kardeşi ile evlerinden zorla koparılmış, aç bırakılmış , türlü işkencelere maruz kalmış küçücük bir çocuk... Hadi biraz empati yapalım (zor olacak biliyorum ama ) buz gibi bir meydan da küçük kardeşinizin kollarınız da ölmesini görmek ya da annenizi babanızı kaybetmek, bunlar mı sadece derseniz kampta ölüme gönderilen insanların etlerinin üstüne düşmesi açlıktan hayatta yapılmayacak şeyleri yapmak , sırf öldürmek yok etmek için türlü türlü şekilde ölüme gidenleri görmek ve aklını kaybetmemek çok zor bir çocuk için de büyük bir insan içinde :(( Zafer Değirmenci ye uğraşları için yazdığı her satır için kendi adıma çok teşekkür ediyorum. Sevgiyle kalın kitaplarla kalın
1000Kitap
SimonZafer Değirmenci · Dionysos Yayın · 202137 okunma
Simon
10/10
·135 syf.··
2022 84. kitabı
Simon, ailesi ve arkadaşları hayal ürünü olsa da yaşanan zulüm ve bu zulmü körükleyenler tamamen gerçektir. Bu kitap, ırkları, inançları ve cinsiyetlerinden dolayı katledilen insanlara adanmıştır. Bir Daha Asla.. En başta söylemeliyim ki yazarımızın tarih bilgisi muhteşem. Ben tarih okumayı çok seviyorum ama ne yazık ki çok nadir kalemleri okumayı tercih ederim @zaferinkitaplari Hocam da bu nadir kalemlerden biri oldu benim için... Dönemi çok iyi bir şekilde kaleme almış yazarımız. Bazı satırlarda acaba deyip araştırma yaptığım oldu. Kurgusunu çok göz önüne alamadım. Ben direk dönemini yaşadım böyle buram buram tarih kokan satırları okurken aklım hep o dönemleri kurcaladı. Kanımı donduran gerçekleri okurken biraz farklı duygular yaşadım. Empati kurmaya bile cesaret edemediğim noktalar oldu... Kitap Ne mi anlatıyor; Holokost dönemini.. Yani Yahudi bir ailenin naziler döneminde tam olarak neler yaşadığını ve yaşam savaşını okuyoruz... Sizlerde tarih okumayı seviyorsanız #simon sizlere tavsiyemdir ki sevmiyorsanız bile bu eseri mutlaka okumalısınız.... @zaferinkitaplari Böyle bir tarihi kaleme alan yazarımıza teşekkür ediyorum kaleminize yüreğinize sağlık Hocam. Holokostu bir kurguda anlatan ilk yazar @zaferinkitaplari kaleminiz daim olsun ️ @zaferinkitaplari ️ Dionysos Yayın Group ️ #glcnkitaplığı ️ #simon
1000Kitap
SimonZafer Değirmenci · Dionysos Yayın · 202137 okunma
Dikkat! Empati kurmak hiç bu kadar acı vermemişti.
Puan vermedi·135 syf.··
2025 4. kitabı
“Buraya kapıdan girip bacadan çıkacaksınız!” Bu söz bir anda karşınıza çıksa, büyük ihtimalle bir sihirbazlık gösterisinin afişiyle karşı karşıya olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ya da etkileyici bir metaforla karşılaştığınızı. Fakat bu sözün, Nazi kamplarındaki krematoryumların kapısında yazdığını öğrendiğinizde tüyleriniz diken diken olacaktır. En azından bende öyle oldu. Her ne kadar bu sözün, SS subayları tarafından Yahudileri dehşete düşürmek için söylendiği rivayet edilse de yazarımız bu sözü krematoryumların kapısına yerleştirerek yaşanan insanlık dışı vahşeti daha derinden hissettirmek istemiş. Kapılarda yer alan başka bir söz de aynı şekilde düşündürücü: "Arbeit macht frei" (Çalışmak özgürleştirir). İnsanlara umut verip ardından onları yok etmek. Dehşet verici bir aldatmaca! Yazarımız, Almanların Yahudi soykırımını kaleme alıyor. Bu büyük vahşeti anlatırken, kurgusal bir karakterle bizi olayların içine çekiyor; Simon. Hikâyenin gidişatında Simon’un ailesi kadar şanslı olup olmadığını çözmek zor, çünkü bu kamplarda yaşananları gördükçe, ölümün bir kurtuluş olup olmadığını sorguluyoruz. Trenlere bindirilip kampa gönderilen Simon, ailesini daha kampa varamadan kaybediyor. Bu andan itibaren biz de insanlık tarihinin en acı bölümlerinden birine tanıklık etmeye başlıyoruz. Eğer bu kamplar hakkında daha önce bir bilginiz yoksa, kitap boyunca nefes almakta zorluk çekebilirsiniz. Zafer Bey, kurgu ve tarihi harmanlayarak bizi etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Bunu yaparken de başlarda belgesel tadında bir anlatım sunuyor. Cümleleri kısa ve ahenkli olmasını hoşuma gitti. Yazarımız bunu ustaca yapmış. Ancak bazı bölümlerde diyalogların daha yoğun olmasını, bazı sahnelerin daha derinlikli yaşanmasını beklediğimi söyleyebilirim. Roman kısa olmasına rağmen (135 sayfa),
Edebiyat
SimonZafer Değirmenci · Dionysos Yayın · 202137 okunma