Adı:
Sınanma
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755710485
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'epreuve
Çeviri:
Hakan Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arion Yayınları
Yazarın tek başına yaptığı gezilerden birinde, aşık olduğu gençten, hediye olarak aldığı çantada eroin bulunması, hiç tanımadığı acılarla dolu bir dünyaya adım atmasına sebep oluyor. Gençliğinin on yılını ölüm mahkumu olarak yaşıyor.

16 yaşında evden ilk kaçış, 20 yaşında Malezya'da ölüm cezasıyla yargılanmak!... Genç bir kadının yaşama olan açlığının, bedelini pahalıya ödemesi.

"Sınanma"; bir dikkatsizlik veya gençliğin verdiği aşırı güven duygusunun pek çok insanın hayatını nasıl etkileyebileceğini görebilmek açısından önemli bir kitap.

......

O unutulmaz an. Tüm yaşamın kaçınılmaz yok oluşu. Öleceğim. Bunu söylüyorlar. Bunu istiyorlar. Neden? Artık hiçbir şey yok. Sonsuz bir karabasan başlıyor. Tam anlamıyla bilincinde olduğum yakıcı bir korku. Her şeyi unuttum. Çocukluğumu, Büyükannemi, eski yaşamımı. Ve hatta yargıçları. Yalnızca beni yaralayan, sivri uçlu bir hançerin vurduğu yerden yükselen uzun bir iç çığlık var. Benliğin yavaş yavaş ölüme gönderilen yirmi yaşındaki bu kızı yeniden canlandırması için beni mahkumların bulunduğu özel mahalleye kapatmları gerekecekti. Ne olmuştu? Ne zaman? Nerede? 16 Yaşında evden ilk kaçış, 20 yaşında Malezya'da ölüm cezasıyla yargılanmak!.. Genç bir kadının yaşama olan açlığının, bedelini pahalıya ödemesi.
388 syf.
·21 günde·Beğendi·7/10
Biraz geç bir inceleme oldu ama olsun:)
Sınanma... Tam anlamıyla türlü badirelerle özgürlük isteğinin bedelini ağır ödeyen bir genç kız ve bedelini orta yaşlarının sonunda hapishaneden çıkarak ödeyen bir kadın. Daha bir bebekken sahipsiz bırakılmış, anne ve baba nedir bilmeyen, babaannesinin annesine olan üzüntüsünü, dolmuşluğunu kustuğu en baştan kaybetmiş bir kız çocuğuydu Bea. Ve yıllar geçtikçe, büyüdükçe ait olduğu hayatı yollarda aramaya çıkacaktı. Ve Beatrica'yı da bir daha geri dönemeyeceği bir şekilde ardında bırakacaktı. Ben okurken kendim yaşamış gibi hissettim, insanın bir anda bir hatayla yanlış bir kişiye güvenmekle nasıl hayatının tersine döneceğini her bir cümlede , yaşanılmış ve yazılmış ızdıraplarla hissettim. İnsana farklı bakış açısı kazandırabilecek bir kitap eğer sizde ait olduğunuz yeri hala bulamadıysanız. :)
388 syf.
·5 günde·10/10
Küçük ve sakin bir kasabada, katı yürekli anneanne tarafından büyütülen genç Beatrice, ailesi tarafından terk edilmiş bir çocuk. Yaşadığı zaman boyunca hep sıcak iklimleri ve egzotik yerleri görmeyi hayal eder. Genç yaşta Hindistan'a, sonra Afganistan ve Tayland'a giden Beatrice, 19 yaşında Malezya'da yakışıklı ve zengin bir Çinli'ye aşık olur ve sonrasında tüm olaylar gelişir.

Hayatta kalma içgüdüsünün insan zihninde ve bedeninde oluşturduğu güç, ruhun özgürlüğünün bedenin özgürlüğüne zıt olmasına rağmen sürekli korkunç ve sefil koşullarda bile 'yarın daha iyi bir gün olur belki' umudunu anlatan sürükleyici ve muhteşem bir hikaye.
Özgürlüğü seven ve buna düşkün, saflık, kaygı, korku, sevgi, sevgisizlik, çocukluk travmalarıyla büyümeye başlayan bu hikayede haksız yere özgürlüğünden olan ve demir parmaklıklar ardında yaşam mücadelesi veren bir kadının romanı.

16 yaşında özgürlüğe doğru koşmaya karar verip sonra sırf aşk için idama mahkum edilmek tümüyle dehşet verici bir durum. Okurken hiç bu kadar ağladığım ve ruhumun en derininde bile hissedebildiğim başka bir öykü ya da başka bir kitap bilmiyorum. Yazarın, hiç bitmeyen umudu ve her yeni güne -yaşadığı onca ağır ve travmatik olaya rağmen- dünden sıyrılmış olarak uyanması herkesin becerebileceği bir şey değil. Belki de çoğumuz Beatrice'in yerinde olsak, idamı beklemeden intihar bile edebilirdik. Hikayenin tamamını okuduğunuzda, çok şiddetli bir depreme maruz kalmış gibi sarsılmamanız mümkün değil. Kitabın dili basit, betimlemeler sıradan fakat duyguyu geçirme konusunda inanılmaz başarılı.
Bu kitapta ailenin aslında ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha anlıyorsunuz ve aslında sevginin.
Şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap.
- Biz saldırgan değiliz... Gandhi gibi... Gandhi de içerdi...
Gandhi'nin, Hindistan'ın kurtarıcısının, esrar çektiğini ilk defa duyuyorum!
Beatrice Saubin
Sayfa 24 - Beátrica
Kulaklarımı tıkıyorum. Yoğun bir hıçkırık boğazımda düğümleniyor. Ne yazık ki, bu filmi daha önce de defalarca izlemiştim.
Beatrice Saubin
Arion yayınları, sayfa 12
Acaba, benim acımasızca saldırılan masumiyetim, solgun yüzümden besleniyora benziyorsa bu edepsiz kalabalığa bir şeyler ifade ediyor mu?
Beatrice Saubin
Arion yayinevi
Doğu'da dostluk Batı'dakinden farklıdır, aradaki uzaklıktan bağımsızdır. Zaman, onlar için, sonsuzluktur. Dostlar birbirini yitirip yıllar sonra yeniden biraraya gelebilirler. Aradaki diyalog hiç kesilmemişçesine devam eder. Aynı sıcaklıkla. Kapı hep açıktır. Hiç kapanmaz. Her zaman uyumak için bir oda, yemek için bir masa vardır. Gerçek misafirperverlik.
- Mahkeme, siz Beatrice Saubin'in mahkeme salonundan hapishaneye götürülmenize ve oradan asılarak idam cezanızın infaz edileceği yere götürülmenize karar verdi.

Kalbim buz kesti.
Damarlarımdaki kan çekildi.
gözyaşlarım akıyor. Donmuş bir varlıkta, tek yaşam kırıntısı.
Bu son. Davanın sonu.
Son.
Beatrice Saubin
Sayfa 184 - Beâ.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sınanma
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755710485
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'epreuve
Çeviri:
Hakan Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arion Yayınları
Yazarın tek başına yaptığı gezilerden birinde, aşık olduğu gençten, hediye olarak aldığı çantada eroin bulunması, hiç tanımadığı acılarla dolu bir dünyaya adım atmasına sebep oluyor. Gençliğinin on yılını ölüm mahkumu olarak yaşıyor.

16 yaşında evden ilk kaçış, 20 yaşında Malezya'da ölüm cezasıyla yargılanmak!... Genç bir kadının yaşama olan açlığının, bedelini pahalıya ödemesi.

"Sınanma"; bir dikkatsizlik veya gençliğin verdiği aşırı güven duygusunun pek çok insanın hayatını nasıl etkileyebileceğini görebilmek açısından önemli bir kitap.

......

O unutulmaz an. Tüm yaşamın kaçınılmaz yok oluşu. Öleceğim. Bunu söylüyorlar. Bunu istiyorlar. Neden? Artık hiçbir şey yok. Sonsuz bir karabasan başlıyor. Tam anlamıyla bilincinde olduğum yakıcı bir korku. Her şeyi unuttum. Çocukluğumu, Büyükannemi, eski yaşamımı. Ve hatta yargıçları. Yalnızca beni yaralayan, sivri uçlu bir hançerin vurduğu yerden yükselen uzun bir iç çığlık var. Benliğin yavaş yavaş ölüme gönderilen yirmi yaşındaki bu kızı yeniden canlandırması için beni mahkumların bulunduğu özel mahalleye kapatmları gerekecekti. Ne olmuştu? Ne zaman? Nerede? 16 Yaşında evden ilk kaçış, 20 yaşında Malezya'da ölüm cezasıyla yargılanmak!.. Genç bir kadının yaşama olan açlığının, bedelini pahalıya ödemesi.

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Öznur suakar
  • Sudenur Güngör
  • Inci çelik
  • Esin CANATAN
  • Poe’s Raven
  • medusanebulsa
  • Fatma Dursun
  • Ece karaarslan
  • Feyza
  • Yaprak Sarısaltun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (4)
9
%28.6 (2)
8
%0
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0