Gerçek bir hikaye ama kurgu olsaydı bile ağır gelirdi.
Sınanma, 20 yaşında Uzak Doğu’ya giden bir kadının, Malezya’da uyuşturucu suçlamasıyla tutuklanıp ömür boyu hapse hatta idama mahkum edilmesini anlatıyor.
Tek başına, dilini bilmediği bir ülkede, sistemin içinde yavaş yavaş yok oluşunu.
Dili süslemesiz. Ama anlattıkları vurucu. Şaşırtıcı derecede az bilinen bir kitap. Ben de tesadüfen denk geldim. Sanırım baskısı da pek kolay bulunmuyor.
Kitabı bitirdikten sonra, avukatıyla birlikte basın önüne çıktığı o ilk anda çekilmiş birkaç kareyi gördüm. Tüm yaşananlardan sonra hala güçlü kalabilmek.. Beatrice’i oldukça ikonik buldum bu arada. Beklentisiz başlayıp çok etkilendiklerimden.
“Sevgili Saubin’ler, hala yaşıyor olduğum için üzgünüm. Kendi yaşamımda mutluyum. Sizin, kendi kanınızdan yirmi yaşındaki bir gencin idamından, skandal korkusundan başka bir şey anlamayan kalpsizlerin, hiçbir zaman olamayacağı kadar özgürüm.”