𝐒İ𝐑𝐄𝐍 𝟐 // #𝑘𝑖𝑡𝑎𝑝𝑦𝑜𝑟𝑢𝑚𝑢
Söze nereden nasıl başlasam, duygularımı ve düşüncelerimi nasıl ifade etsem şaşırmış durumdayım. İlk kitabıyla beni gece gündüz esir alan Siren devamıyla hikayesine daha da fazla hapsetti beni. Başlar başlamaz ilk bölümlerde ağlamaya başladım, varsın gerisini siz düşünün. İlk kitap merak ve heyean büyük bir gizem üzerinde ağır basarken 2. kitap çok duygusal ve çok da eğlenceli geçti. Nil'in sürekli Yaman ve Noah hakkında babasını kıskandırmaları, Yaman ile Deren'in atışmaları, aralarında geçen muhabbetler çok tatlı çok komikti. Nil'im benim üzümlü kekim :)
Ve karinam.. Karmenin kalbi karinam. Ruhu Deren'im..
Karina için ne yazsam hangi cümleleri kursam onun yaşadıklarını, yaşamla mücadelesini, annesinin sevgisini ve hasretini anlatmaya yetmez. Okurken hayalimde o kadar net o kadar canlılardı ki benim için ağladım ağladım kalbim acıya acıya okudum.
Ama biliyordum, en başından beri içimde bir umut bir beklenti vardı. Sayfa 552, nefeslerimi tuttuğum aynı zamanda gözyaşlarımı bıraktığım o an.
O an öyle bir şey oldu ki tüm dünyaya bende kapattım kendimi. Karmen, Deren, Carlos ve diğerleriyle beraber. Carlos demişken, çok kısa ondan da bahsetmek istiyorum.
Bu hikayede ne kadar kızsam da ne kadar suçlu bulsam da devam kitabında kesinlikle kızına karşı beslemeye başladığı sevgi ve şefkat onu gözümde temize çıkardı :) İyisin Carlos iyisin iyi.
Çok sohbet ettim biraz kitabın konusundan bahsedeceğim:
İlk kitabı okuyanlar bilir, Karmen italyan ünlü bir mafyaydı ve gizli saklı büyüttüğü kızı organ mafyası tarafından kaçırılıp öldürülmüştü. Tabi işin gerçeğinde bunu yapan beklenmedik birisi çıkmıştı. Siren 2 de Karmen Türkiye'den kendi ülkesi İtalya'ya dönüyor ve mafya olan abileriyle kızının katilinin peşine düşüyor. Bir yandan Deren de var tabi, kardeşini