Sonbahar

Ali Smith
Haberlerden yoruldum. Muhteşem olmayan şeyleri muhteşemmiş gibi göstermelerinden ve gerçekten dehşet verici şeyleri basite indirgemelerinden yoruldum. İğnelemelerden yoruldum. Öfkeden yoruldum. Acımasızlıktan yoruldum. Bencillikten yoruldum. Bunu durdurmak için hiçbir şey yapmamamızdan yoruldum.
Alıntı
Yoruldum, ...
Haberlerden yoruldum. Muhteşem olmayan şeyleri muhteşemmiş gibi göstermelerinden ve gerçekten dehşet verici şeyleri basite indirgemelerinden yoruldum. İğnelemelerden yoruldum. Öfkeden yoruldum. Acımasızlıktan yoruldum. Bencillikten yoruldum. Bunu durdurmak için hiçbir şey yapmamamızdan yoruldum. Bütün bunları teşvik etmemizden yoruldum. Süregiden şiddetten yoruldum, yaklaşmakta olan, gelmekte olan, henüz gerçekleşmemiş olan şiddetten yoruldum. Yalancılardan yoruldum. El üstünde taşınan yalancılardan yoruldum. Bunun olmasına izin veren yalancılardan yoruldum. Bunları aptallıkları yüzünden mi, yoksa kasten mi yaptıklarını merak etmek zorunda kalmaktan yoruldum. Yalan söyleyen hükümetlerden yoruldum. İnsanların kendilerine yalan söylenmesine artık aldırış etmemelerinden yoruldum. Bu kadar korkmaya mecbur edilmekten yoruldum. Düşmanlıktan yoruldum. Ödlek hasmaniyetten yoruldum. .
Sayfa 54 - Kafka Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Alıntı
Ölüyken pişmanlıklar? Ölüyken bir geçmiş? İnsanın kendi benliğinin eskici dükkanından hiç mi kaçış yok?
Sayfa 18·Kitabı okudu
Söz
İnsanın kendi benliğinin eskici dükkanında hiç mi kaçış yok ?
Edebiyat
Haberlerden yoruldum. Muhteşem olmayan şeyleri muhteşemmiş gibi göstermelerinden ve gerçekten dehşet verici şeyleri basite indirgemelerinden yo­ruldum. İğnelemelerden yoruldum. Öfkeden yoruldum. Acıma­sızlıktan yoruldum. Bencillikten yoruldum. Bunu durdurmak için hiçbir şey yapmamamızdan yoruldum. Bütün bunları teşvik etmemizden yoruldum. Süregiden şiddetten yoruldum, yaklaşmakta olan, gelmekte olan, henüz gerçekleşmemiş olan şiddetten yoruldum. Yalancılardan yoruldum. El üstünde taşınan yalan­cılardan yoruldum. Bunun olmasına izin veren yalancılardan yoruldum. Bunları aptallıkları yüzünden mi, yoksa kasten mi yaptıklarını merak etmek zorunda kalmaktan yoruldum. Yalan söyleyen hükümetlerden yoruldum. İnsanların kendilerine yalan söylenmesine artık aldırış etmemelerinden yoruldum. Bu kadar korkmaya mecbur edilmekten yoruldum. Düşmanlıktan yorul­dum. Ödlek hasmaniyetten yoruldum. Öyle bir sözcük olup olmadığından emin değilim, diyor Eli­sabeth. Doğru sözcükleri bilememekten yoruldum, diyor annesi.