Sonbahar

Ali Smith

Puan

7.110 üzerinden
115 kişi
8/10
·216 syf.··
2023 121. kitabı
İskoç yazar Ali Smith’in Mevsimler Dörtlemesi’nin ilk kitabı Sonbahar, Brexit referandumunun gündemde olduğu 2016’da, sanat tarihi okutmanı olan otuzlu yaşlarının başındaki Elisabeth ile bir bakımevinde kalan yüz yaşındaki eski komşuları David arasındaki ilişkinin hikâyesi ekseninde Birleşik Krallık’ın ve hatta Birleşik Krallık özelinde dünyanın geldiği noktayı eleştiriyor: bürokrasinin işlevsizliğinden ırkçılık ve mülteci krizine, liberalizm ya da bireysellik adı altında aslında gittikçe muhafazakarlaşan politikaların sonuçlarına ve savaşlara kadar pek çok noktaya temas ediyor. Anlattıklarından ziyade anlatım biçimiyle etkileyen enteresan romanlardan biri Sonbahar. Bir yandan insanın doğayla olan bağını da hatırlatan şekilde, hayatın döngüleriyle ve hatta hikaye anlatımıyla mevsimler arasında bağlantı kuruyor Ali Smith ve bunu da o kadar şiirsel bir dille yapıyor ki yüz yaşındaki bir adamın yapraklarını döken bir ağaç misali rüyalarına ve sanrılarına kapılıp gidiyorsunuz okurken. Diğer yandan, Elisabeth ve David’in hikâyeleri zamanda gidiş ve gelişlerle, karışık bir sıralamada anlatılıyor ve ilerledikçe taşların yavaş yavaş yerine oturması daha da keyifli hale getiriyor romanı. Karakterlerin her ikisinin de ilgi alanları vesilesiyle hikâyeye bazı gerçek kişiler de dahil oluyor, bunların en ön plana çıkanı benim daha önce hakkında pek bilgi sahibi olmadığım, tek İngiliz kadın Pop Art ressamı Pauline Boty. O kadar etkileyici bir hayat hikâyesi var ki Boty’nin, romanın asıl derdinin etkisini bile gölgede bırakıyor neredeyse. Tüm bunlar romanı dikkatinizi vererek okumanız gerektiği anlamına gelse de onu aynı zamanda enteresan bir metin yapıyor. Ali Smith’in bir diğer sevdiğim yönü de mizah anlayışıyla beraber, çoğu şeyi okurun gözüne sokmadan, hatta sezdirerek işlemesi.
SonbaharAli Smith · Kafka Kitap Yayınları · 2020314 okunma
Burada metamodernizmle kafa ütülüyorum
Puan vermedi·216 syf.··
2024 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2024 00:00
Mevsimler Dörtlemesi’nin ilk kitabı Sonbahar. Ali Smith, 100 yaşındaki David ile 32 yaşındaki Elisabath’in yıllara yayılan dostluğu ekseninde Brexit oylamasını, yükselen muhafazakar görüşleri, mülteci sorunlarını kurguya yerleştiriyor. 2016’lı yılların portresi. Bir de 60’lı yıllar var. Britanyalı tek kadın Pop Art ressamı Pauline Boty ve büyük bir skandalla adı duyulan Christine Keeler hakkında yazdıkları en sevdiğim bölümlerdi. Pop Art biçimde bir kurmaca sanki diye düşünmeme de bu bölümler sebep oldu. Çünkü anlatım fragmanlar halinde, düz bir çizgiyle ilerlemiyor zaman. Dönemin önemli olaylarından, popüler kültüründen parçalar alıyor ve bazen önemsiz gibi görünen sıradan bir durumla birlikte veriyor. Melankoli anlatımda baskın olsa da mizah da var ve şiirsel. Sonra neden Ali Smith günümüzün sorunlarını postmodern tekniklerle yazsın ki diye düşündüm. Yenilikçi iyi bir yazar, farklı teknikler denemeyi seviyor. Bakınız İkisi Birden, bu arada hala en sevdiğin kitabı o. Neyse bu da beni 2000’li yıllar sonrasını anlatmak için teorileştirilen ‘metamodernizm’ kavramına götürdü. Postmodernizm sonrası ancak bir geriye dönüş var. Modernizm ve postmodernizm arasında salınıyor metamodernizm. Postmodernizm ile parçalanan öznenin bütünlük arayışı var. Samimiyet, umut, bağlar, romantizm, duygulanım geri dönüyor. Parçalanmayı, melankoliyi, duygusuzluğu da barındırıyor aynı zamanda. Sayısız kutup arasında bir sarkaç deniyor, denge yok. Şnorkelci metaforu var bir de bununla ilgili, Ali Smith’in anlatımına çok uyuyor bence. Yüzeyde veriyor durumları, uzun uzun açıklamalarda bulunmuyor ancak okur derinliği yorumlayabiliyor. Metamodernizmle ilgili okuduğum makaleyi ve şnorkelci metaforunu görsele ekledim. Bence Sonbahar metamodern bir kurmaca. Ayrıca David modern dönemi, Elisabeth
SonbaharAli Smith · Kafka Kitap Yayınları · 2020314 okunma
Reklam
Kardeşim yaz, kız kardeşim güz
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 93. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2024 10:33
“Zamanların en kötüsüydü, zamanların en kötüsüydü.” diye başladı bu kitap. Kıyıya vuran bir mülteci cesedi, ölümün hayal kırıklığına uğrattığı. Plastik bir şişenin doğada yok olması için 450 yıl gerek. -Hasat etmesi en zor tohum- insan bedeninin yok olması için 20 yıl. Peki ya anılar? Anılar da çözülür mü doğada? ’Kendi benliğinin eskici dükkanından’ kaçamamış Daniel, doğruluyor, yapraklarla örtünüyor, dilinin altına dolan kumların şarkısını söylüyor. “Kardeşim yaz, kız kardeşim güz.” Politik bir kitap bu. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının konuşulduğu zamanlara götürüyor bizi yazar. Zamanda geri giderek toplama kamplarına, ileri giderek mülteci krizine, olduğu yerde durarak hiç değişmeyen o büyük krizimize, paranın hep aynı ellerde birikmesine ve halkların büyük çoğunluğunun yoksullukla verdiği savaşa bakıyor. Ama hem anlatım tarzı, hem de kurgunun ortasına Elisabeth ve Daniel arasındaki dostluğu oturtması sayesinde politikanın acı tadını almıyoruz okurken. Avrupa’nın en çalkantılı zamanlarında yaşamış 101 yaşında bir adam ve yeni bir ülkede mülteci olarak yaşamaya başlayan bir kız çocuğu. Arada devasa bir köprü var. Köprünün ayakları resimle, renklerin iç içe geçerek kurduğu ahenkle, şiirle, şarkı sözleriyle döşeli. Konuşması birinin, kimsenin konuşmasına benzemiyor. Susması öbürünün, kimsenin susmasına. Yalnızlığının içinde çırpınmayan, çevrelerini saran dünyayla ve onun hiçbir sorun yokmuş gibi yaşayan insanlarıyla uyumsuz iki karakter. Bir dertleri var kendilerinden önce yazılmış hikayelerle. Hikayeleri bize dayatılan tüm gerçeklerden azade kılarak yeniden yazmaya ve belki dünyayı bu yolla yeniden tanımlamaya çalışıyorlar sohbetlerinde. Yazılış biçiminden kaynaklı çok kolay takip edilen bir kitap değil. Yine de hikayeden, bana verdiği duygudan
Edebiyat
SonbaharAli Smith · Kafka Kitap Yayınları · 2020314 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2020 07:17
“Hikaye dediğin budur. Sonu gelmeyen yaprak dökümüdür. Öyle değil mi? Öyle değil misin?” . Elisabeth, z ile değil s ile, ne olacağını o bile bilmiyor. Daniel Gluck, biraz yaşlı , müziği seviyor. Elisabeth’in annesi, biraz dengesiz ama fena sayılmaz. Geri kalan her şey mi? Onlar öğrenilmeyi bekliyor. . Komşunuzu tanıyın ödevinde, karşı komşusu ile iletişime geçmek isteyen bir kız çocuğu Elisabeth. Onunla tanışıyor da. Hatta yıllar sürüyor bu tanışıklık. Onu ilk tanıdığında Bay Gluck yaşlı bir adamdı, yıllar sonra hala yaşlı. Ama dostlukları yaşlanmıyor. Araya yıllar giriyor, araya Brexit giriyor, yaşanmışlıklar birikiyor, kaygı gün geçtikçe artıyor ama yine de Elisabeth gözlerini yumup tabloları canlandırıyor zihninde. Pauline Bothy’yi örneğin.O sarışın, can yakıcı güzellikteki dahiyi.. . Seasonal serisinin ilk,benim de Ali Smith ile tanışma kitabım oluyor Sonbahar. Elime aldığım andan itibaren bırakamadım. Evet hikaye oldukça basitti, gündelik hayatın içindendi. Ama ben Daniel’i çok sevdim. Öyle sevdim ki kurduğu cümleleri mırıldandım kendi kendime. Smith, yaprakların dökülmesinin yeni yaprakları müjdeliyor olmasının farkında. Eski ile yeninin birbirinin zıttı değil,birbirlerinin devamı olduğunun da.. . Kısaca: Çok sevdim. . Okuma zevkini katlayan çeviride Seda Çıngay Mellor yer almakta- . Kapak resmi Araki Jippo’nun Dört Mevsim’ine ait.Öyle güzel bir seçim olmuş ki.. Umuyorum ki serinin diğer kitaplarında da Jippo’nun Dört Mevsim’i seçilmeye devam eder-
Edebiyat
SonbaharAli Smith · Kafka Kitap Yayınları · 2020314 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 12:43
Kimsiniz? Kelebeğin anteniyim. Boyanın yapıldığı kimyasal maddeyim . Suyun kıyısındaki ölü insanım. Suyum. Kıyıyım. Deri hücresiyim. Dezenfektan kokusuyum. Nemlendirmek için senin ağzına sürdükleri şeyim, hissedebiliyor musun? Sonbahar ~ Ali Smith Selamlar, Aşka, dostluğa, geçmişe, kitaplara, yaşlılığa, gençliğe sayfa sayfa dokunan bir hikaye bu. Sonbaharın kimliğiyle bağdaşan özellikleriyle yaprak dökümlerini, parçalanmaları, hüznü ve umudu anlatıyor. Kronolojik akmayan bir zamanda yazar bizi bir geçmişe götürüyor bir günümüze dokunuyor. Daniel ile Elisabeth’in yıllara yayılan dostluğu sizi karşı konulamaz bir şekilde içine alırken arka planda AB, savaşlar ve göçmenler konuları da işlenmiş. Yazarın anlatım dili şiirsel ve şakacıydı ve mükemmel aktı. Sonbaharın insanın içini saran sıcağı gibi sıcacık bir kitap okumak isteyenlere.. Herkese keyifli okumalar dilerim
Roman-Edebiyat
SonbaharAli Smith · Kafka Kitap Yayınları · 2020314 okunma
Reklam
Reklam