“Ben eski usulde eğitim aldım, öğrendiklerimin büyük bir kısmını da çoktan unuttum, ama yine de başkalarından farklı yaşarım. Karşılaştırma bile yapılamaz. Örneğin bir yerlerde büyük bir topluluğun içinde, yemek masasının başında ya da toplantıda iken Latince bir şeyler söylüyorum ya da tarihten, felsefeden söz açıyorum. Bu, hem oradakiler hem de bizzat benim için hoş bir şey... Yahut da, diyelim seyyar bölge mahkemesi şehre geliyor, yemin ettirmek gerekiyor; bütün rahipler utanıyor, bense yargıçlarla da, savcılarla da, avukatlarla da senlibenliyim, onlarla ilimden bilimden konuşuyor, çay içiyor, gülüyor, bilmediklerimi sorup öğreniyorum... Ve onlar da bundan hoşlanıyor. İşte böyle, yavrum... Bilgi ışıktır, cahillikse karanlık! Oku! Okumak şüphesiz kolay değil, şimdiki zamanda eğitim çok pahalıya mal oluyor... Annen dul bir kadın, emekli maaşıyla geçiniyor, ama ne de olsa...”