"Savaş tarihi ile uğraşanlar, strateji veya savaşın esas kaideleri ait eserler okuyacaklarına; biyografiler, hatıralar, bir de Şeref Yolu ve Schönbrunn gibi romanlar okumalı işin derinliklerine nüfuz etmeye çalışarak, ayrıntıyı bir yana bırakmalıdır."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya tarihinde, Cengiz Han'ın gerçekleştirildiği seferler, mesafe olarak en uzağa erişenlerdir. Hiçbir zaman bu kadar fazla toprağa bir tek kişi tarafından el konulmamıştır. Öldüğü zaman imparatorluğun sınırları, Büyük İskender'in ulaştığı sınırların dört, Roma İmparatorluğu'nun ise iki katıydı ve genişleme dönemi henüz tamamlanmamıştı.
"Tüm standartlara göre Cengiz Han dünya tarihi için önemli bir kişiydi, ama yine de ulaştığı başarılar Batı'da yeterli ilgi görmedi. Batı dünyasında onun adı, dizginlenmemiş bir barbarlık, uygarlığın sona erdirilişi ve putperest orduların tehdidi olarak görülmek istenmiştir. (...) Hiçbir zaman büyük imparatorluklar kuran İskender ve Napoleon'la eşdeğer tutulmadı. Oysa ulaştığı başarıların derecesi, bilinen ve tanınan isimlerin hepsinden yüksektir. Bunun birinci nedeni Moğol İmparatorluğu’nun sürekliliğidir."
"Eskiden Topçu Dairesi Komisyonu'na yeni bir dağ topu modeli getirildiği zaman, bu sayın heyet, topu bir kulenin tepesine çıkartıp aşağı arttırmıştır. Top bu düşüşten sonra yine faal ise diğer hususlarda muayeneye tabi tutulur, aksi takdirde işe yaramaz diye reddedilirmiş. Komisyonun düşüncesine göre bir katır, topu ile birlikte bir yamaçlar aşağıya her zaman yuvarlanabilirmiş ve top böyle bir talihsizliğe göğüs gerebilmeliymiş. Aynı düşünceden hareketle, ufak çaplı silah heyetince muayene edilecek tüfek ve otomatik silahlar da 48 saat müddetle çamura gömülür ve ancak ondan sonra atış sürati tecrübesine tabi tutulurmuş."