Birbirlerini tanımayan ve zor dönemlerden geçen üç kişinin, hayatı daha kolay ve yaşanılası bir hale dönüştürmek için kendilerine ayırdıkları bir aktivite var: Sufle yapmak!
Lilia, hayatı boyunca ne kocası ne de çocukları tarafından sevilmemiş bir kadın. Ferda, çocuk yaştan itibaren annesinin ebeveyni olmak zorunda kalmış, kendi hayatını yaşayamamış bir kadın. Marc ise hayatının anlamı olan karısını aniden kaybetmiş bir adam. Üçü de toparlanmak, iyileşmek için yemek yapmayı seçiyorlar ki, bir aşçı olarak mutfağın harika bir şifalanma noktası olduğunu düşünüyorum. Okurken üç karakter ile birlikte üzüldüm, hayal kırıklığına uğradım ve sonra yine onlarla birlikte iyileştim. Bazen hayat bir sufle kadar zor ve karmaşık olabilir, problemleri çözmek tıpkı sufle yapmayı öğrenmek kadar uğraştırıcı olabilir ama hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Ortası çökmemiş bir suflenin verdiği hazzı yaşamın tüm detaylarında bulabilmek dileğiyle...
Kolay okunan, zihni yormayan bir kitap. Eğer yorgun ve kırgın olduğunuz bir dönemdeyseniz bu kitapla birlikte zihninizi meşgul edebilir ve hatta Lilia, Ferda ve Marc ile birlikte mutfak terapilerine başlamayı düşünebilirsiniz.
yazarın okuduğum ilk kitabı, dili çok sade ve yalın anlattığı tüm hayatlar için insan bir yerinde kendini görüyor ama benim favorim ferda oldu, annesiyle ilişkisi çocuklarıyla olan ilişki biraz daha hatırlattı bazı şeyleri bana,
kesinlikle keyif alarak sıkılmadan okuyacağınız bir yazar ve kitap,
Aslı Perker’i Tuna Kiremitçi ile yaptıkları ‘bibliyoterapi’ podcastinden tanıdım ve yazar olduğunu bilmiyordum.Kitap tavsiyeleri yaptıkları bu podcast programı sayesinde kalemiyle de tanışmış oldum.Kitap gerçekten sufle tadında bir romandı.Üç karakterin yaşadığı türlü duygu durumları ve olayları mutfağın bir köşesinde sanki izliyormuşsunuz gibi oldukça samimi ve yalın bir dille aktarılmıştı okuyucuya. Lilia bölümlerinde Amerika’ya, Ferda kısımlarında Türkiye’ye, Marc’ı okurken İngiltere’ye yolculuk yapıyorsunuz.
Lilia’nın her biri farklı milletten olan kiracıları için onların kültürlerine ait yemekleri tek tek
öğrenmeye çalışıp yapması fakat kendisinin Amerika’da Filipin geleneklerini unutup amerikanlaşması yine de tam amerikan olamaması.. herkesi memnun etmeye çalışması , kocasına karşı verdiği tavizlerin boyunu aşması ve bir süre sonra kendi seçimlerinden oluşmayan bu hayatın ona bir yük gelmesi okurken beni en çok etkileyen karakterdi kendisi.
Ferda karakteri evde bakıma muhtaç birine bakmanın zorluklarını , bakan kişinin ruh halini ve psikolojisini çok güzel anlatan bir karakter olmuş.
Marc ise karısının ölümünden sonra hayatının bittiğini sandığı yerde mücadeleye tekrar başlayarak ,daha önce eşinin aldığı sorumlulukları kendi üstlenerek güzel bir yas sürecini barından hoş bir karakterdi.
kitap 3 mutsuz insanın mutfakta hayat bulmasını konu alıyor.yazarın okuduğum ilk kitabı.yazım dilinin sadeliği ve akıcılığına bayıldım.keyifli ve merak uyandıran bir kitap tavsiye ederim
Son zamanlarda en severek okuduğum kitap oldu Sufle. Aslı Perker sufleyi metafor olarak kullanmış ve kitaptaki 3 karakterin hayatlarını çöküşleriyle,yeniden umutlanmalarıyla,hayalleriyle, hayal kırıklıklarıyla anlatmış. Bence herkes en az bir karakterle bağ kuracaktır. Elime aldıktan sonra bırakamadığım bir kitap oldu. Mutlaka herkese tavsiye edeceğim,en etkilendiğim kitaplar arasında yerini aldı..