Suikastçı

7,4/10  (11 Oy) · 
18 okunma  · 
6 beğeni  · 
282 gösterim
James Bond'u unutun. Jason Bourne'u unutun. Jack Bauer'i unutun. Victor ile tanışma vakti: O bir suikastçı.

Avcı av olduğunda...

Victor serbest çalışan profesyonel bir katildir; piyasada ondan iyisi yok. Victor acımasız, sistemli ve ölümcül bir suikastçıdır. Tek başına yaşar; tek başına çalışır. Ne geçmişi bilinir ne de adı. Onun iş tanımı çok basittir: Bir işi kabul eder, hedefini ortadan kaldırır ve parasını alır.

Paris'teki basit, rutin bir suikast işinin ardından otelinde pusuya düşürüldüğünde dünyası tepetaklak olacaktır. Polislerin, kiralık katillerin ve istihbarat ajanslarının peşine düştüğü, dört kıtaya yayılmış bir komplonun ağına takılan Victor kaçmak zorundadır.

Ancak Victor kolay bir hedef değildir; en az peşinde olanlar kadar acımasız ve zalimdir. Kendisini kimin neden ortadan kaldırmak istediğini bulacaktır; arkasında cesetlerden bir iz bırakarak.

Beyazperdeye yakışır adrenalin yüklü temposuyla Suikastçı, Taken'ın (96 Saat) yönetmeni Pierre Morel tarafından sinemaya uyarlanıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı:
    464
  • ISBN:
    9786053755913
  • Çeviri:
    Murat Karlıdağ
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sadık Kocak 
05 Nis 12:16 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Böyle iddialı kitapları severim. Mesela henüz daha dış kapağında “James Bond, Jason Bourne, Jack Bauer’i unutun. Şimdi Victor’la tanışma vakti” yazan bir kitap dikkatimi çeker. Aynı zamanda bu tarz kitaplar biraz şişirilmiş gelir bana ama sonuç öyle mi oldu dersiniz? 
Tek bir cümle kullanacağım. Beğendiğim kitaplara muhteşem diyorsam bu muhteşem ötesi olabilir. Daha azı da zaten hakaret olurdu.
Kitabımızı neden mi beğendim? Bilirsiniz genelde bu tarz kitaplarda heyecan ararız. İlk sayfadan başlayan bu heyecan dalgası bizi sarar ve son sayfada bile bir suikast görmek insanı mutlu eder. Kitap doludur, öğrencinin de parası boşa gitmemiştir gibilerinden. 
Victor adında bir adamımız var ve gerçekten güzel. Suikast yapıyor, takip ediliyor, temizlikçi temizlenmeye çalışıyor, avcı av oluyor durumları. Hatta biraz daha kafa karıştırmak için şöyle diyelim; Olaylar çok güzel. Bir Avcı var -ki bu bizim adam- ve onu avlayan avcılar. Avcı ava dönüşüyor. Sonra onu avlayanlar da ava dönüştürülüyor. Karmaşık gelebilir ama hepsinin 100 sayfalık bir kısımda olması benim aradığım temposu yüksek bir kitapta olması gerekenlerden. 500 sayfalık kitabın son 50 sayfasıyla adına YAZAR denilenleri sevmediğim için böyle tempolu gidenlere bayılıyorum. Yazarı da eserini de sevdim.
Sadece bu da değil. Betimlemeler de önemli benim için. Hakkını yemek istemem. Adam kitabı hem okunsun hem de alın size filmi çevrilecek güzel bir kitap diye sunmuş resmen. Kısadan bir örnek de buna vereyim dedim. Bir koruma görevlisinin duruş pozisyonunu bile tarif edecek kadar detaylı anlatmış. Ellerin pozisyonu, adım hareketleri, davranışları ve refleksleri. Hatta ekleminde oluşacak ağrılara kadar.
Kitabın sonu da gerçekten aynı güzellikte. Mesela bu kitap 100 sayfa kala da bitebilirdi ancak böyle olmamış. Avcı, tek bir şey için geri dönüyor. İntikam. Böyle olunca da bu kısma kadar zaten dolu dolu gelen kitap bundan sonra iyice kendini aşıyor ve ben ne ara okudum inanın bilmiyorum.
Umuyorum ki sizler de bu tarz kitapları seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız. Beklentilerinizi karşılayacak. O yüzden gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim kitapların arasına da bunu koyuyor, keyifli okumalar ve iyi günler diliyorum efendim..