Kitabın içinde, suyun kimyasal yapısı ( İki hidrojen bir oksijenden, kısaca H2O olarak adlandırılan suyun nasıl oluştuğu konusundan başlanıp, çeşitli savlardan hareketle suyun yapısı anlatılır.), kullanım alanları ve su insan ilişkisi ele alınıyor.
Endüstride, tarımda ve evde yanlış kullanılan su, ileri ki yıllarda büyük sıkıntılar yaşatabilir. Temiz su kaynaklarının sınırlı olduğu bir durumda, su kıtlığından çok, suyun darlığı ve suyun yanlış kullanımı esas sorunları teşkil ediyor.
Temiz su kaynaklarından yararlanamayan milyonlarca insan olduğu kesin. Dünya üzerindeki su kaynakları eğer verimli bir şekilde değerlendirilirse, temiz su sorunu çok aza indirilebilir. Kitapta, suyun sanayide, tarımda kullanımı; tuzlu suyun işlemden geçirilerek temiz suyun elde edilmesi süreçlerinden de bahsediliyor.
Özellikle BM gibi ulus üstü yapılar ve bunlara hizmet sağlayan çeşitli kuruluşların verdikleri raporlar önemli. Ama bu raporların gerçekliği sorgulanabilir.
Suyun en fazla tarım ve endüstride yanlış kullanımından bahsediliyor. Bir bölge kuraksa buna uygun tarım ürünleri ekilmesi hem ülke kaynakları, hem de çiftçi açısından daha yerinde olur. Çok fazla suya ihtiyacı olmayan tarım ürünleri yerine, suyu aşırı derecede tüketen ürünlerin üretilmesi (örnek, mısır, pamuk, pirinç gibi) hem tarımın maliyetini artırıyor hem de toprağa zarar verebiliyor. Devletlerin tarım politikaları ile bunlar çözülecekken, hatalı planlamalar hem ülke kaynaklarını sömürür hem de yer altı ve yer üstüne zarar verebiliyor. Yanlış sulama neticesinde uzun vadede toprak, özelliğini, verimini kaybedip çoraklaşır. Suudi Arabistan gibi, temiz su kaynaklarının çok olmadığı bir yerde, paranın ve teknolojinin gücüyle çölde geniş tarım arazileri oluşturması çevreye zarar verdiği gibi gelecek nesillerinde sudan