Her öğretinin, dinin temel amacı iyiliği, güzelliği, hayırlı olanı, günahlardan kaçmayı, yalan söylememeyi, hırsızlık yapmamayı, başkasının iffet ve namusuna göz dikmemeyi öğretmek değil miydi? Herkes bu eylemlerin insanlığın ve insan olmanın temel ahlak kuralı olduğunu bilmesine rağmen bunca hırsız, yalancı, günahkar, isyankar, ırz düşmanı şerefsiz nereden çıkıp gelmişti? "Hiç kimse birbirinden üstün değildir" diyordu Peygamber, beyazın siyahtan, Arap'ın Pers'ten, Alman'ın Türk'ten, Çinli'nin Rus'tan, Amerikalı'nın herhangi bir dünyalıdan üstünlüğü yoktu. O zaman bu üstünlük kurma kavramını kimler ortaya attı? Peygamberi dinlemeyenler, olmayanı neden dinlediler?
.
Kitabı anlatmadan bile şuraya bir kaç alıntı bıraksam nasıl kaleme alındığını anlamanız için kafidir. Taciz, şiddet ; sözlü yada fiziksel, sadece kızların, kadınların başına gelen değil erkeklerin de bir çoğunun yaşadığı bu travma nelere mal oluyor, bedelini kimler ödüyor, hesabını nasıl soruyor gözler önüne seren açık ve net anlatan bir kitaptı Tacizin Bedeli. Beğenmediğim bir iki nokta olmadı değil, lakin kitaba genel olarak baktığımda bu noktalara boşuna takıldığımı anladım.
.
Yağmur Kılıç, daha iki günlükken yetimhaneye bırakılan, hayatının her döneminde, ömrünün her yaşında türlü türlü insanla uğraşan kahramanımız. Ayakları üstünde ancak polis olarak durabileceğini, insanların karşısında cinsiyetin yapamadığının üniformanın yapacağını bilerek polis oluyor. Ama geçmişi ve anne özlemi, kim olduğu merakı bir an bile aklından çıkmıyor. Ve işlediği vahşi cinayetle herkesi şok eden bir katil konumuna düşüyor.
.
Ben yine de çoğunuz inanmasa da adeletin devlet elinden, olmazsa Allah tarafından verileceğine inananlardanım. O kadar zorluğu çekip bu noktalara geldikten sonra Yağmur'un sonunun böyle olmasını