Nihai Tarkovskici tinsel deneyim, özne yarı yarıya durgun suya batmış şekilde dünyanın yüzeyine uzanmışken gerçekleşir; Tarkovski’nin kahramanları dizlerinin üstünde, başları yukarıya, göğe dönük dua etmezler; aksine nemli toprağın sessiz kalp atışlarına yoğunlaşıp kulak verirler…
Tarkovski’nin son iki filminin sorunsalı: Her ikisi de sahte ve yanıltıcı bir fedakârlık üzerine odaklanmıştır. Tarkovski’nin kendisi böylesi bir sıfatı kabul etmese de kahramanların hissettikleri içtepi anlamsız bir fedakârlık jestini yerine getirir. Ki bu da en saf haliyle süperegonun alanıdır.
Tarkovski’nin kahramanları dizlerinin üstünde, başları yukarıya, göğe dönük dua etmezler; aksine nemli toprağın sessiz kalp atışlarına yoğunlaşıp kulak verirler...