Tarzan Öldü

Oktay Akbal
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı:
114
Basım Tarihi:
8 Ağustos 2002
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750702051
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 12:53
Geçmişe özlemle bakanların kendi anılarından bile sevinçlerini, hüzünlerini bulabileceği anılarda kaybolmuş zengin öyküler yer almakta. Öykülerinde, gündelik yaşamındaki izlenimlerinden ve kendi yaşamından iz bırakan anılarından bahsediyor. Sadece bu kitabı için değil diğer tüm kitaplarında acaba kendi yaşamından mı bahsediyor diye hep düşünmüşümdür. Geçmişin bu kadar özlenilesi bir şey olduğunu Akbal'ın gözünden zengin kelimelerle okumak çok güzel bir his.
Tarzan ÖldüOktay Akbal · Can Yayınları · 200223 okunma
8/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2016 52. kitabı
Yazarın, Karşı Kıyılar Kitabına yaptığım yorumu yineleyebilirim Tarzan Öldü Kitabı için. İlave olarak şunları eklemek isterim. AKBAL, Bugünden maziye uzanıp geçmişi şu anda da yaşamak istercesine, bir başka ifade ile dünde ki "ben"'i - bugün ki "ben" de dışlayarak yeni kimliğinde algılayıp anılar dünyası içerisinden ifade etmeye çalışıyor yaşamı. Yazar, yaşamdaki dün ile bugünü savaştırırcasına, hüsranları, sevileri düşleri, zihnin en üçra köşesindeki anıları tap taze anımsayıp "vah ki vah" ları gördüğü, hissettiği, herhangi bir nesne veya ruh hali ile çağrıştırıldığı anıların girdabında yaşamın, insanın, bizlerin gerçek yüzünü, gerçeği ortaya çıkarma çalışıyor. Bu kitaplarında. Geçmiş, bu güne girdabın içinden çağırmaya durmuş adeta. Hem de onları muhakeme edercesine, yargılarcasına bir çağı bu. Yaşam koşulları içerisinde insanın, kişilerin kişiliklerini, yaşadığımız anı ile mevcut davranış şekli ile değil, yıllar sonrasını da içine alan davranışlar bütünlüğü içinde ele almalı tezine varıyor öyküleri ile. Hatta insanı "insanlık dışı insanlar" olarak tanımlaya bildiği gibi, bir öyküsüne "İnsan Hayvanı" adı verebiliyor. Neleri ifade etmek istediğine gelince bu yorumla değil öykünün içine girerek anlam ışığını bulmamız gerekiyor. Büyük kentlerde, kentsel yaşamla bireylerin umutsuz, çaresiz mücadelesi, savaşımını, bu şartalar içindeki kişilerin birey olmaktan çıkışını, toplum içinde hem toplumun hem bireyin çok farklılaştığını bu farklılaşmadan zaman zaman kurtulmanın yolunu anılara sarılmak, dünkü güzellikleri hayalimizde yaşatmak, onları geri çağırmak da buluyor sanki. Yazar, çok kısa cümleler kullanarak ifade ediyor her bir öyküsünü.Anlaşılması, lezzeti bir başka oluyor o zaman okumanın. Zevkle, duygusallıkla, maziye bakmayı sevenler için bilhassa haz ile
Tarzan ÖldüOktay Akbal · Cumhuriyet Kitapları · 201023 okunma

Yazar Hakkında

Oktay AkbalYazar · 67 kitap
Oktay Akbal, Türk gazeteci, yazardır. Deneme, anı, biyografi, öykü, roman gibi birçok türünde eser vermiştir; ancak daha çok öykücülüğü ile tanınır. Uzun süre Cumhuriyet gazetesinde Evet/Hayır adlı köşenin yazarıdır. 20 Nisan 1923 tarihinde İstanbul'da doğdu. Avukat Salih Şehabettin Bey'in oğlu, ilk gerçekçi Türk romancılardan Ebubekir Hâzım Tepeyran'ın ana tarafından torunudur. Kumkapı'daki Saint Benoit Fransız Lisesi'nde başladığı ortaöğrenimini, 1942 yılında İstiklal Lisesi'nde bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk (1944) ve Edebiyat (1946) fakültelerine devam etti, ancak yüksek öğrenimini yarıda bırakarak kendini yazarlığa verdi. 1943 ve 1944 yıllarında Servet-i Fünun Uyanış dergisinde sekreterlik, 1947 ve 1951 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda memurluk yaptı. Fakat yaşamını asıl anlamda gazetecilik yaparak kazanmıştır. 1939 ve 1940 yıllarında Yeni Sabah ve İkdam gazetelerinde çevirileri ve öyküleri yayımlanmıştır. 1944 ve 1946 yılları arasında Vakit gazetesinde eleştiriler ve tanıtma yazıları yazmıştır. Büyük Doğu dergisinde her hafta Dünya Fikir Sanat Hareketleri sütununu yazmış, 1951 ve 1956 yılları arasında Vatan gazetesinde, düzeltmen, sekreter ve yazı işleri müdürü olarak çalışmıştır. 1956'da köşe yazarlığına başlamıştır. 1985 yılından itibaren Hürriyet gazetesi için köşe yazarlığı yapan Akbal, daha sonra Milliyet gazetesinde çalışmıştır. Halen Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığına devam etmektedir. Öykü yazmaya ilkokul yıllarında başladı. Çeşitli çocuk dergilerinde öyküleri yayımlandı. 1939'da, henüz lise öğrencisiyken yazdığı bir öykünün İkdam gazetesinde yayımlanmasıyla edebiyat dünyasına girdi. İkdam ve Yeni Sabah gazetelerinde hemen her gün bir öyküsü; Bin Bir Roman, Çocuk Haftası, Yıldız gibi gazete ve dergilerde yazıları, öyküleri ve çevirileri yayımlandı. Akbal'ın asıl anlamda öyküye yönelmesi Sait Faik'in Semaver adlı kitabını okumasından sonra başlamıştır. Servet-i Fünun Uyanış dergisinde çalıştığı sıralarda başlayan eski yeni tartışmalarının ve yeni edebiyatın içinde yer alan Akbal'ın sanatında böylece asıl edebiyatçı dönemi açılmıştır. Kendi yaşam deneyimlerinden, çocukluk anılarından yola çıkan, küçük kent insanını da gözardı etmeyen duygulu öyküler yazmaya başlamıştır. Bunlar toplumsal olaylarla ilgili gözlemlere değil, anılara ya da düşlere dayalı, içe dönük hikâyelerdir. Akbal hikâyeleri, Behçet Necatigil'in deyişiyle "Konulu hikâyeler değil de, belli konular çevresinde oluşan anılar toplamıdır". Yazın çevrelerinde geniş ve olumlu yankı yapan Önce Ekmekler Bozuldu adlı ilk kitabını 1946'da çıkarmıştır. Onu, 1949'da Aşksız İnsanlar izlemiştir. Garipler Sokağı ve Bizans Definesi adlı kitapları Rusçaya; Dondurmalı Sinema Sırpçaya çevrildi. Suçumuz İnsan Olmak adlı kitabı Erdoğan Tokatlı yönetiminde 1986 yılında filme çekildi. Yazar 28 Ağustos 2015 tarihinde, 92 yaşında kalp yetmezliği sebebiyle Muğla'nın Akyaka mahallesinde vefat etmiştir.