Tenha ~ Ali Volkan Erdemir
Merhaba sevgili kitapseverler; Bugün size sadece bir öykü kitabı değil, bir iç coğrafya atlası tanıtacağım:Tenha.
Ali Volkan Erdemir, Murakami, Mishima ve Oe başta olmak üzere Japon edebiyatının dev isimlerini Türkçe’ye kazandıran o titiz çevirmen ve yazar kimliğini, bu kez kendi öykü dünyasını kurmak için kullanmış. Öykülerde Japon edebiyatının o duru ve minimalist hüznü ile Türkçe’nin duygusal derinliği öyle güzel harmanlamış ki
Tenha, bildiğimiz o ıssız yer değil; insanın en kalabalık anlarında bile içinde taşıdığı o dokunulmaz oda. Erdemir’in öyküleri tam da bu cümlenin peşine düşüyor. Onbir öykü, onbir farklı tenhalık hali.
Bu rota; bir yastan başlayıp Huzurlu Ejderha Tapınağı’nın dinginliğine uzanırken, bazen bir nikâh masasının tam ortasında kopan sessiz bir çığlık, bazen de Tokyo’nun devasa gökdelenleri altındaki o derin kimlik sancısına dokunuyoruz. Kyoto’da Kamo Nehri’nin sularıyla arınırken, bir kafe köşesinde kolektif yalnızlığın tadına bakıyor ve nihayet yorgun bir gezginin iç hesaplaşmasında kendi yolumuzu buluyoruz. Tabii ki kediler ve yalnızlık hissinin en samimi arkadaşı tren rayları da öyküler arasında.
Erdemir, insanın modern dünyadaki yalnızlığını, hiçbir yere sığamama halini anlatıyor. Bunu sade ve çoğu zaman umuda bulanmış bir dille yapıyor. Karakterlerinin ruh hallerini bazen bir Metallica tişörtünde, bazen bir Klimt tablosunda, bazen de bir nehrin akışında gizliyor. Edebiyatın büyük isimlerine (Sait Faik, Mishima, Cevat Çapan) yaptığı saygı dolu göndermeler ise öykülere derin bir katman daha eklemiş.
Bazen en uzağa gitmek, aslında en içeriye, kendi tenha’mıza dönmek olabilir. Kitaptaki öykülerde başkalarına kapattığımız o gizli odaya usulca sızan, “başka hiçbir şeyin önemi yok” (nothing else matters) dedirten o