Terapi kitabını okuyorum. Kemal sayar "Hermenötik" başlığı altında Gadamer'e değinmiş. Gözlerim doldu çünkü burhanettin hocamı ve söylediklerini hatırladım. Burhanettin Hocam "hermenötik" üzerine çalışan bir felsefeci olduğu için birkaç yerde Gadamer'e ve kendisine olan örnekliğine değinmişti. Şöyle diyordu bir yerde : hocamıza diyorlar ki hayatınıza bu kadar şeyi nasıl sığdırdınız birçok alanda eser veriyorsunuz birçok alanla ustaca iştigal ediyorsunuz. Hocam da diyor ki : "Tabi benim burda birçok işi bir arada götürebilmemi sağlayan en önemli ilke peygamberimizin ' bir işten yorulunca diğerine koyulun hadisi' ve hayatıma bunu entegre etmem. Bunun bağlamında örnek aldığım bir diğer kişi de Gadamer oldu çünkü o da meşguliyetindeki yorgunluğu farklı bir meşguliyet ile tamamlıyordu. O yüzden yorulduğumda dinlenevikeceğim farklı işlere koyuluyorum. Demişti... Burhanettin hocayı da İsmail Hakkı Aydın hoca'ya benzetiyorum.
Pazar kurallarına tabi olmuş bir toplum, katılımcılarına yalnızca iki kimlik sunuyor: Çalışan ve tüketen. Değer ve statü bu kimlikler etrafında dönüyor. İyi çalışan ve iyi eğlenen kişi ideal kişidir artık. ( modernite)
Terapi