"Test", beklentimi bayağı düşürerek başladığım bir kitap oldu. Uzun zamandır bilim kurgu-distopya tarzı kitaplar okumadığımdan yine kafama esmesi sonucu başladım.
Çoğu kişi "Açlık Oyunları" ve "Uyumsuz"a benzetmiş, ben de konu-kurgu itibarıyla "Açlık Oyunları"na benzetsem de "Uyumsuz"a benzetmedim, dilinin ve yazarın anlatımının ise alakası yok.
Öncelikle o alakası olmayan kısımdan başlarsam "Açlık Oyunları"nın bayıldığım bir kitap olarak bende yeri çok ayrı. Suzanne Collins, bilim kurgu-distopyasını öyle güzel anlatıyor ki her yaştan her tarzda okuyan insana hitap edebiliyor oysa bu kitap öyle değildi bana kalırsa. Daha çok gençlere hitap eden, basit ve bence biraz yavan kalan bir anlatıma sahipti. Karakterlerin duyguları bir türlü bana geçemedi, sanki hepsi birer robottu. En büyük sorunlardan biri bana kalırsa buydu ve bunca ölüm, gizem ve heyecanın olduğu bir kitapta bu nasıl oldu bilmiyorum.
Konudan ve işlenişinden "Açlık Oyunları" ile benzerliğini de anlatarak bahsedebilirim. Spoiler sayılmayacağını düşünüyorum. Öncelikle ana karakterimiz Cia, "Açlık Oyunları"nda (bundan sonra AO diyeyim de uzamasın) mıntıka, Test'te koloni olan yerlerden birinde yaşıyor. Yine AO'daki gibi küçük ve pek önemsenmeyen bir koloni tabii. Adı Beş Göl olan bu koloniden AO'da nasıl uzun süredir bir gönüllü çıkmadıysa burada da direkt olarak Test'e aday seçilen olmamış. 10 yılın ardından kızımız ve 3 sınıf arkadaşı katılmaya hak kazanıyorlar ve bu zorunlu, kaçarsanız öldürülürsünüz. Kızın bana göre oldukça pasif kalan anne ve kardeşleri varken bir de Test'i tamamlayıp üniversiteyi kazanmış bir babası var. Bu sırada bu Test'in amacı üniversiteye en iyi öğrencileri seçip yönetici olarak yetiştirmek. Kız tam sevinirken babası diyor ki "Ben uzun süredir bazı kabuslar görüyorum, bize Test'i