Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
6 Eylül 2025
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 2023
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Orijinal Adı:
En Garde
Orijinal Dil:
Fransızca
ISBN:
9786256462632
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·160 syf.··
2025 93. kitabı
“Tetikte”, anne olmanın, aile olmanın ve sevginin doğasına dair düşündürücü bir roman. Paris’te yaşayan, iki çocuklu genç bir çiftin aslında son derece sıradan olan yaşamlarına bir gün sosyal hizmetlerin girmesiyle yaşananlar anlatılıyor. Çiftin evinden gelen çocuk çığlıklarını bir komşuları şikayet ediyor ve bunun üzerine sosyal hizmetler aileyi incelemeye başlıyor. Olağan bir görüşmeyle mesele açıklığa kavuşmuş gibi görünüyor önce ancak bir süre sonra bir sosyal hizmetler görevlisi eve adeta kamp kuruyor ve aileyle neredeyse beraber yaşamaya başlıyor. Bir yabancının eve dahil olmasıyla beraber kimliklerin, rollerin sınırları flulaşmaya başlıyor; haliyle ilişkilerin dinamikleri de değişiyor ve rutine dair aslında hep orada olan ve fark edilmeyenler su yüzüne çıkıyor. Gerek eşe, gerekse çocuklara karşı sevgiye dair daha önce söylenmemiş değilse de etkileyici noktalara parmak basıyor Cordonnier. Hiçbir ilişkinin mükemmel olmadığını, hatta ‘normal’in ve ‘olağan’ın o mükemmel olmamakta olduğunu güzel işlemiş. Öte yandan sevginin ölçütü olarak algıladıklarımızın yanıltıcılığına da güzel değiniyor; çocuk bakımının, ihtiyaç karşılamanın bir sevgi emaresi olmadığı gibi hiç sinirlenmemenin, kızmamanın da iyi anne olmak anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Bunun üzerine de düşünmeye sevk ediyor: o zaman sevgi ne, gerçekten ‘iyi’ anne olmak ne, mutlu çocuk yetiştirmek ne, gibi sorularla kişisel bir muhakeme yaparken buluyorsunuz kendinizi okurken. Ele aldığı meseleler çok güzel, etkileyici bir metin yazmaya da çok müsait ama yazar bu potansiyeli iyi kullanamamış sanki. Metin, bir yerden sonra distopyaya evriliyor ve bu noktada iyi bir psikolojik gerilim tadında, sürükleyiciliğiyle de kendini okutuyor. Ama muhteşem olabilecek bir metni klişeleştiriyor da. Daha önce beyaz perde
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 14. kitabı
Tetikte // Amélie Cordonnier Paris’te yaşayan iki çocuklu bir aile Sosyal Hizmetler’e gelen isimsiz bir mektupla şikayet edilir; üstelik “Pandemi” dönemi yaşanmaktadır ve tüm dünya bu durumda gergin ve mutsuzken Cordonnier ailesi bir de Çocuk Koruma Birim‘i ile uğraşmak zorunda kalır. Gelen mektupta çocuklara kötü muamele yapıldığı bildirildiğinden ebeveynler ve çocuklar ifadeye çağırılır. Aile ise bu şikayeti kimin yaptığını çözme peşinde kurgular kurmaya başlar. Yazarın otobiyografik romanı #tetikte ; pandemi sürecindeki bulaş, sosyal mesafe, eve kapatılma (bu dönemi hepimiz iyi biliyoruz) gibi kavramlarla zaten herkesin hayatının tepetaklak olduğu bir zaman dilimindeki sıkıntıları dile getirirken kendi ailesinde yaşanan bunaltıcı atmosferde, içinde bulundukları çıkmazdaki süreci dile getirir; bir de Paris’te yeni şekillenen bir yöntem için pilot aile seçilmişlerdir; ki bu süreci daha da gergin hale getirir. Onların sıkışmışlık halleri benim kalbimi acıttı.
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 84. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 00:00
Amelie Cordonnier, bir komşusu tarafından çocuklarına kötü davrandığı gerekçesiyle Çocuk Koruma Birimi’ne şikayet ediliyor. İncelemeye alındığını şaka olabileceğini düşündüğü bir mektupla öğreniyor. Tetikte bu olaydan yola çıkarak yazılan otobiyografik bir roman. Hikayeyi iki bölüme ayırabiliriz. İlk bölümde mektubu almaları, ailenin yaşadığı panik, sosyal hizmetlerle görüşme gerçekçi bir düzlemde anlatılıyor. İyi ebeveynlik nasıl kanıtlanır, başkası bizi gözetlerken daha iyi ebeveynler mi oluyoruz vb. sorularla ilerliyor hikaye. İkinci bölümde olaylar acayipleşiyor. Ailenin yaşadığı korkular, gözetlenme, devletin mahrem alana sızması gerçeklik sivriltilerek irdeleniyor. 1984’e de sık sık değiniyor yazar, distopik bir gözetlenme yaşanıyor. Çok ilginç bir konu, merakla okunuyor. Gerginlik hissi okura çok iyi aktarılmış. Kitabın değindiği meseleleri, bende yaptığı çağrışımları, zihnimi meşgul etmesini de sevdim. Ancak şunu da düşündüm: bu bir temize çıkma metni mi, manipüle mi ediliyorum? Bir de yazar ‘bu bir özkurmaca değil, dirikesim olacak.’ yazmış girişte. Sonrasında editörünün kendisiyle ilgili bir sözüne yer vermiş: Amelie Cordonnier içinde kapkaranlık bir yazar barındıran aydınlık bir kadındır. Tetikte’de aydınlık kadını gördüm ama karanlık yazarı aradım. Bu küçük eleştirim yanlış anlaşılmasın Tetikte’yi iyi ki okudum. Artısıyla eksisiyle üzerine konuşmaya değer bir kitap, es geçmeyin. Tetikte’yi bana @ahmetosimsek hediye etmişti, bir süre bu kitabı çekiştireceğiz.
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
8/10
·160 syf.··
2025 69. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 00:56
#k:505881a Amélie Cordonnier Okurken beni gerim gerim geren, gecenin birinde “böyle saçmalık mı olurmuş ya” diye oturup Fransa ve Türkiye’deki çocuk koruma kanunlarını incelemeye çalıştığım bir kitap oldu. Araştırdım, çünkü yazar bu romanı pandemi sürecinde yaşadıklarından yola çıkarak kurgulamış yani eser aslında otobiyografik bir nitelik taşıyor. Bunun ne kadarı tamamen oldu ne kadarı kurgu bilemiyorum. Paris’te yaşayan iki çocuklu bir aile, Çocuk Koruma Birimi’ne yapılan bir ihbar sonucu mercek altına alınıyor. Öyle ki sosyal güvenlik uzmanı, zamansız ziyaretlerinin ardından neredeyse eve yerleşiyor(abart!). Yazar, bu durumu sık sık 1984’e gönderme yaparak anlatıyor.(ve haklı bence) Aile, sürekli kimin ihbar ettiğini, çocukların ellerinden alınacağı korkusunu, hangi davranışlarının ya da sözlerinin “kötü ebeveyn” olarak nitelendirileceğini düşünüyor. Yani çocukların korunmasının gerekliliğinin ötesinde, asılsız veya intikam nitelikli bir ihbarın yarattığı gerilimi okuyoruz. Mahrem alan sürekli sorgulanıyor. Kurguda büyük dramatik patlamalar yok daha çok içsel çatışmalar, belirsizlik ve psikolojik baskı üzerine kurulu bir anlatım var. Bu yüzden kitabın her okurda değişken bir memnuniyet yaratacağını düşünüyorum. Ben yazarın duygularını çıplak bir biçimde yazma cesaretini, aile içindeki dayanışmayı ve o kırılgan atmosferi okumayı sevdim. (her ne kadar sayfalar boyunca gerilsem de sevdim) Konusu ilginç bulanlara gönülden tavsiye ederim kendini okutuyor ama kurgusal hareket ve tempolu olaylar bekleyenleri tatmin etmeyebilir.
1000Kitap
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
8/10
·160 syf.··
2026 29. kitabı
Son derece samimi bir aile hayatına tanıklık ediyoruz anlatı boyunca. Adının altında “Roman”olduğu belirtmiş olsa da aslında yazarın kendi başından geçen bir olay anlatısı. Kurgu ile zenginleştirildiğini de hiç sanmıyorum, çünkü gerçekliğin kurguya ihtiyaç duymayacak kadar sert olduğu bir olay anlatılıyor. Pandemiyi yenice atlatmışken eve sosyal hizmetlerden gelen bir mektupla ailenin yaşamı bambaşka bir akışa giriyor. Sosyal hizmetler, kimliğini açıklayamadığı birinden, ailenin çocuklara şiddet uyguladığı ihbarını alıyor ve bunun üzerine aile ile görüşüyor. Sonrasında da yeni çocuk koruma pilot programı devreye sokuluyor ve ailenin hayatına zorunlu bir “kuzen” dahil oluyor. Her ailede olan sıradan tartışmalar, çekişmeler var Cordonnier’in ailesinde de. Ama ilgisilik, sevgisizlik değil bu bell ki. Kuzenin varlığı gün be gün üzerlerinde baskı yaratıyor. Yediklerine, içtiklerine, sohbetlerine, gezmelerine, neşelerine yansıyan bir baskı bu. Saçmalık diyorsunuz yaşananları okudukça. Yasa koyucular evin içindeki bir sosyal hizmet uzmanının aile hayatına nasıl şekil vereceğini ve bunun gerçekten sorun olan ailelerde nasıl bir gerçek ilişki sağlayacağını düşünmüş olabileceklerini anlayamıyorsunuz. Sonradan askıya alınmış program zaten. Aile dinamiklerini etkileyen bu saçma süreci nasıl yaşadıklarını anlatmış yazar. Samimi bir anlatı olması nedeniyle sevdim.
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 21:38
Tetikte, gazeteci-yazar Amélie Cordonnier’nin yaşadığı gerçek bir olaydan ilham alan, psikolojik gerilimi yüksek bir roman. Paris’te yaşayan iki çocuklu bir ailenin sıradan hayatı, Çocuk Koruma Birimi’nden gelen bir telefonla altüst oluyor. Biraz konusunu anlatmam lazım. Azıcık spoiler ama arka kapaktan İsimsiz bir ihbar üzerine aile hakkında çocuklara kötü muamele ve ihmal şüphesiyle soruşturma açılıyor. Başta bunun kötü bir şaka ya da basit bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünen aile, kısa süre içinde kendisini sosyal hizmet yetkilileriyle karşı karşıya buluyor. Sürekli gergin ve endişeli bekleyişlerin ardından yetkililer eve gelip gitmeye başlıyor ve sonrasında bir kabus gibi eve yerleşiyor. Yazar, anneliğin ne zaman yalnızca bir duygu olmaktan çıkıp ölçülen, değerlendirilen ve adeta bir performansa dönüştürülen bir role evrildiğini sorguluyor. Özellikle bir anne, çocuklarını sevdiğini ve iyi bir ebeveyn olduğunu devlet görevlilerine kanıtlamak zorunda kalmanın çaresizliğini yaşıyor. Kitapta çok fazla olay yok gibi duruyor ancak o psikolojik baskıyı, güvenli sayılan evin bile insanın üstüne üstüne gelmesini, 1984 örneği ile bize veriyor. Baskı, korku, kapana kısılmış bir halde beklemek zorunda kalmayı okurken, tüm aileyle birlikte geriliyoruz. Romanın 2020 yılında, pandemi döneminde geçmesi de bizi daha da bunaltıyor. O belirsizlik, kapalı kalmışlık ve sürekli tetikte olma hali ister istemez o günleri yeniden hatırlatıyor. Kitabı okurken ben de sık sık, Vay be, ne günlerden geçmişiz, diye düşündüm. Tetikte adı gibi sürekli insanı geren, nasıl böyle bir şey olabilir ve bu kadar da olmaz ya dedirten; olaydan ziyade özellikle ebeveynlik, toplumsal yargılar ve sistem baskısı üzerine kurulu, kısa ama çok güzel bir kitap.
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
4/10
·160 syf.··
2026 6. kitabı
Sel yayınları stand görevlisinin önerilerinden biri olması üzerine aldığım bir kitaptı. Daha doğrusu önerilerini ilginç bulduğum stand görevlisi ile sohbetimi sabote eden stand görevlisinin önerisi idi diyeyim. Kitabı edebi metin üzerinden değerlendirmek gerekirse oldukça iyi yazılmış. Ama hikaye Allah’ım okuduğum en sıkıcı hikayelerden biriydi. Okurken sık sık Einstein’ ı andım diyebilirim :) 1984’ e ara ara yapılan atıflar da çok cılız ve dümdüz kalmıştı. Evet evinde bir gözetmen var 1984’e yapılan atıf çok yaratıcı bravo. Aslında hikayenin sıkıcılığı yazarın yaşadığı gerçek bir olayı kaleme alırken okura bizzat yaşadığı sıkıntılı süreci daha iyi yaşatması mı beni boğdu bilemiyorum ama okuyanlar bilir Körlük’ te de özellikle kadın okurlar beni daha iyi anlayacaktır bir boğulma , daralma hissi yaşanır okurken, öyle bir sıkılma da değildi sanki ilgimi çekmeyen bir konuyu en gereksiz detayına kadar dinlemek zorundaymışım sıkıntısı idi yaşadığım. Her neyse umarım başka okurlar benden daga iyi vakit geçirir.
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 19:22
Okurken yer yer gerildiğim, yer yer üzüldüğüm, tüm karakterlerin ama özellikle de annenin o sıkışmışlığını hissettiğim, sürekli gözetlenmenin, sürekli kendini, davranışlarını, söylediklerini kontrol ederek yaşamanın insanı nasıl tükettiğini gördüğüm otobiyografik bir roman. İnsanın özellikle özel hayatıyla, aile hayatıyla, çocuklarıyla ve çocuklarına yaptığı ebeveynlikle sınanmasının ve onları kaybetme korkusuyla nasıl bi insana dönüşebileceğini görüyoruz. Tüm bi gözetlemeyle çocuklarda dahil aile bireylerini zamanla ruhsuz, sessiz, mutsuz insanlara dönüşüyorlar. Kitabın son sayfalarında anne karakteri daha fazla bu gerilime dayanamayıp hasta düşüyor ve “gözetmenimizden” bu şekilde kurtuluyoruz. Aile yeniden mutlu ve kendileri olmaya çalışırken kitap bitiyor. Anlatımı akıcı, okuması zevkli bi kitaptı, bölümler ilerledikçe yok artık bu kadarı fazla, metin ütopya olma yolunda ilerliyor desenizde yazar bence dozunda ilerlemiş ve vermek istediği mesajı böyle daha iyi sunmuş diye düşünüyorum. Tetikte
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Amélie CordonnierYazar · 0 kitap
Amélie Cordonnier, 1979 doğumlu Fransız gazeteci ve yazardır. Amélie Cordonnier 2002'den beri gazetecilik yapıyor. Europe 1 ve La Tribune'de çalıştı ve ardından 2014'te Femme Actuelle'de Kültür bölümünün başkanı oldu. Özellikle orada edebiyat köşeleri yazıyor. Ayrıca JDD ve Prima için de yazıyor. Aynı zamanda romanlar da yazıyor. İlk romanı Trancher, 29 Ağustos 2018'de Flammarion tarafından yayımlandı. Romantik ilişkilerdeki sözlü şiddeti konu alıyor. Kocasının kendisine yaptığı hakaretlerden sonra bir annenin yapması gereken seçimi anlatıyor. Kitap, Double Dôme ödülü için finalist oldu. 2020'de ikinci romanı Un loup quelque part, bir annenin çocuğunu sevememesiyle ilgili bir hikayedir. 2022'de, bir çiftin arzu ve ardından aşkının azalmasını anlatan üçüncü romanı Pas ce soir'ı yayımladı. 2023'te, kendi çocuklarına kötü davrandığı için bir komşusu tarafından çocuk sosyal hizmetlerine ihbar edilen bir kadının hikayesini anlatan dördüncü romanı En garde'ı yayımladı. Yazarın 2020'de yaşadığı deneyimlere dayanan otobiyografik bir hikaye. "Hitchcock tarzı bir gerilim" diye yazdı romancı Tatiana de Rosnay Le Parisien'de. Kitap, Prix des Romancières 2024'ün ilk seçkisinin bir parçasıydı. Mart 2024'te, Cambrai'deki Saint-Luc ve Paul Duez lise öğrencilerinden edebiyat ödülünü aldı.