Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Ocak 2006
Yayınevi:
İnsan Yayınları
Orijinal Adı:
Tawhid İts İmplications İn Life And Thought
ISBN:
9789755740010
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İslâm'ın Özü
Puan vermedi·224 syf.··
2020 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2020 16:09
İslâm’ın Özü İnsanın karşılaştığı her türlü etki ve durumu anlamlandırma yeteneğine sahiptir. Şuurun güçlenmesi için anlamlandırdığı kavramları her zaman değişim/dönüşüm halinde tutar. Kabiliyetlerini keşfeder ve geliştirir. Tüm bu süreci kapsayan inanın merkezi haline gelen iyi/kötü değerler vardır. İslâm’ı benimseyen bir birey içinde “Tevhid” kavramı vardır. İslâm'ın en önemli değeridir. Tevhid, “Allah'tan başka ilah yoktur” ifadesine inanmak ve tanıklık etmektir. Tevhid, genel bir geçerlilik, hakikat, dünya, zaman ve mekân, insan tarihi ve kader görüşüdür. Yafa'lı İsmail Râci el-Farukî, “Tevhid" kitabında Müslüman ile Allah arasındaki bağın şehadet ile İslâm inancın ikrarıyla temellendirir. Müslümana ait her yerde, bütün hareket ve düşüncelerinde Allah’ın merkezi konumu olmalıdır. Benimseme ve kabul etme bir bütün halde bir ömrü tamamlamalıdır. Dini tecrübenin özünde Allah vardır, yaşayışta Tevhid olmalıdır. Farukî, İslam’ın Allah’ın birliği fikrini ve mutlak aşkınlığı üzerinde üç ilahi dinin karşılaştırması yapar. İslâm'ın Allah ile baba, aracı, kurtarıcı, oğul gibi kelimeleri asla kullanmadıklarını belirtir. Başka bir deyişle; insanların yaşamı için zorunlu ve yol gösterici olan tek Allah vardır. Bilgi İlkesi Farukî, bilginin kaynağını ilkesini sorgular. Tevhid boyutunda bilginin ilkesi, Allah'ın gerçek (El-Hakk) ve Tek olduğu şüphe götüremez olmasıdır. Her türlü tartışmanın ve şüphenin O'na havale edildiğini; hiçbir iddianın, sınama ve kesin yargılamanın dışında olmadığını gösterir. Bu görüşün farklı bir boyutu da “İman” ile kavramak, Farukî’ye göre şöyledir: bilginin ilkesine ihtimal, tahmin ve belirsizlik şüphesinden mutlak şekilde bağımsız olarak “inanmaktır”. İman bir davranış, bir karar, doğruluğu bilinmeyen bir şeyi kabul etme veya ona güvenme
Din
Tevhidİsmail Raci Faruki · İnsan Yayınları · 2006153 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2019 190. kitabı
Faruki bu harika eseri ile modern zamanda tevhidin hayatımıza nasıl bir anlam katması gerekliliği üzerinde duruyor. Yıllar önce lise yıllarındaki kafa karışıklığıma derman olur diye bir kitapçıda indirimli bir fiyata almıştım. Ama o dönemki zihnim hep bu eseri kaldıracak seviyede değildi hem daha da karıştı. Ama üniversite yıllarında tekrar okumaya başlayınca ciddi katkısı oldu bana. Tevhidin toplumsal, siyasal, ahlakî.. vb. yorumlarının hayatımıza yansıyış biçimlerini irdeliyor. Oldukça beğendiğim bir yazarın güzel bir kitabı. Arkadaşlar Farukî'nin aynı zamanda İslam Kültür Atlası da var eşi ile birlikte hazırladıkları. Kesinlikle onu da edinmelisiniz.
Din
Tevhidİsmail Raci Faruki · İnsan Yayınları · 2006153 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 43. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2024 23:21
Yıllar önce Atasoy Muftuoglu hediye etmişti. O zamanki idrakimle pek de anlayamazmisim. Konu başlığı olarak tevhid kavramini ilk kez okuyacaklar için ağır bir dili olduğunu düşünüyorum. Buna ragmen tevhid kavramını epey kapsamlı bir açıyla ele almış. Diğer dinlerle kıyaslamalar yaparak pek çok alanda tevhidin hayata aktarımını anlatmış. Epeyce bilmediğim din ve rituelleri de görmüş oldum. Bilhassa tevhidi yeni öğreneceklere her daim pınar yayinlarindan cikan gelin müslüman olalım kitabini tavsiye ediyorum. Ama onlar basit bana biraz daha kapsamli bisiler lazim diyene de tavsiye edebileceğim bir eser. Yazarin bilginin islamilestirilmesi kitabini da yakin zamandaki okuma listeme eklemek istiyorum. Kutuphanemde var insaAllah zihnimde de olur ☆
Tevhidİsmail Raci Faruki · İnsan Yayınları · 2006153 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
(Bu kitabı çok değerli Talip Özçelik hocam Birleşik Kitabevi'nde bana hediye etmişti. Her müslümanın okuması gereken bir kitap olduğu üzerinde durmuştu.) Kitap, başlığında da ifade edildiği gibi Tevhid'in düşünce dünyamıza ve hayatımıza yansımalarını konu alıyor. İlk iki bölümü daha kavramsal sayılabilecek Dini Tecrübenin Özü ve İslam'ın Özü konularından ve bunlara bağlı alt başlıklardan oluşuyor. Ardından çeşitli ilkeler hakkında islamın söylediklerine yer veriyor. Bu ilkeler sırasıyla tarih, bilgi, metafizik, ahlak, toplumsal düzen, ümmet, aile, siyasal düzen, ekonomik düzen, dünya düzeni ve estetik şeklinde. Okudukça yazarın literatür muhakemesine ve mantıksal bir çerçevede konuyu aktarışına hayran kalıyorsunuz. 1986'da eşi ile birlikte Pennsylvaia Wyncote'da Üniversite kampüsündeki evlerinde sahur vakti hunharca şehid edilen Filistinli bu yazarın diğer kitapları ve makaleleri de eminim ki "Tevhid" kitabı gibi okunmaya değer.
Tevhidİsmail Raci Faruki · Mahya Yayınları · 2017153 okunma
Tevhid
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
"Ahlakı ise hayatta başına gelen bütün trajedi ve belalara rağmen, Müslümanı hayatı reddeden eğilimlere karşı korur. Ona sağlığı, dengeyi ve uyum duyusunu sürdürmesi için gerekli asgari iyimserlik ölçüsünü verir. Allah bize "zorlukla beraber kolaylığı" vermiştir."
1000Kitap
Tevhidİsmail Raci Faruki · Mahya Yayınları · 2017153 okunma

Yazar Hakkında

İsmail Raci FarukiYazar · 9 kitap
Dr. İsmail Faruki, 21 Ocak 1921’de Filistin’in Yafa şehrinde doğdu. Babası Abdulhüda el-Faruki, İslami ilimlerde çok bilgili bir din âlimi ve İslam hukukçusuydu. Faruki, ilk zamanlarda İslami eğitimini evde babasından ve yerel camilerdeki hocalardan almıştı. İlk ve orta öğrenimini Fransızlara ait Des Frères (St. Joseph) Koleji’nde 1936 yılında tamamladı. İlk görevine İngilizlerin mandası olan Kudüs’te kooperatif dernekleri idaresinde kayıt memuru olarak başladı.(1942) Ardından 1945 yılında Celile valiliğine atandı. (Celile İsrail topraklarının üçte birine tekabül eder) Görevi boyunca Filistinlilerin haklarının ısrarlı bir savunucu oldu. 1948 yılında İsrail Yahudi devletini İngilizlerin desteğiyle bölgede kurduktan sonra Faruki ilk önce Beyrut’a göç etti. Beyrut’ta Amerikan Üniversitesi’ne kayıt olduktan sonraki yıl Beyrut’ta Müslümanlar arasındaki tefrikalaşma ve iç bölünme ile hayal kırıklığına uğradığı için A.B.D’ye göç etti. Burada İndiana Üniversitesi’nde Modern Ahlak alanında eğitim aldı. İlk mastırını aynı üniversitede felsefe alanında yaptı.(1949) Harvard Üniversitesi felsefe bölümünde “İyinin Hakkı: Değerin Epistemolojisi ve Metafiziği” adlı teziyle ikinci mastırını yaptı.(Mart 1951) Ardından tekrar İndiana Üniversitesi’ne döndü ve doktora çalışmasını burada tamamladı. (1952) Klasik felsefe alanında ve batı geleneği düşünce alanlarında derin ve köklü bir birikime sahip olan Faruki, eşi ile birlikte 1953 yılında Suriye’ye, ardından Mısır’a gitti.Amerika'da yaşadığı zaman zarfında geçimini Amerikan Kültür derneğiyle birlikte çeşitli çeviriler yaparak kazandı. Faruki aynı zamanda iyi bir müteahhit olarak çalıştı. Onun güzellik anlayışı, sanatı ve doğu tarzı dekorasyonu birçok Amerikalı müşterinin dikkatini çekti. Faruki bu alanda çok para kazanabilirdi. Fakat o bu işi sürdürmedi ve âlim olmayı tercih etti ve Mısır’da kaldığı süre içinde el-Ezher Üniversitesi’nde (1954-1958) “İslam” alanında bir doktora çalışmasını yaptı. 1958 yılında Kanada McGill Üniversitesi’ne misafir akademisyen olarak davet edilen Faruki burada ilahiyat fakültesinde de Hıristiyanlık ve Yahudilik alanlarında eğitim aldı ve burada ünlü Pakistanlı âlim Fazlur Rahman’la tanıştı. Faruki ile ilgili anılarını anlatan Fazlur Rahman her ne kadar Faruki ile aynı düşünce sistemlerine sahip olmasalar bile Faruki’yi genç Arap kuşak içerisinde en iyi kafalardan birine sahip biri ve en soyut felsefi konulara gayet iyi yaklaşabilen biri olarak niteledikten sonra onun çağdaş batıyı kapkara bir leke olarak görmesini ve klasik İslami malzemeyi ise tertemiz olarak görmesini “ne yazık ki” diyerek ifade etmiştir. Faruki ile 3 yıl McGill üniversitesinde çalışan Fazlur Rahman onu son derece cana yakın, tebessümlü biri olarak tasvir etmekte ve beraber oldukları bu üç yıl içerisinde de onu hiç kimseyle münakaşa ederken görmediğini söylemektedir. Fazlur Rahman, Faruki’nin kendisini çeken yönünün isyankâr ruha sahip olması ve İslam’a dair yapılan Batılı araştırmacıların saçmalıklarını tenkit edebilecek kadar zeki ve kavrayışlı olmasını gösterir. Onun çok iyi bir arkadaş olduğunu ve sürekliliğini devam ettiren entelektüel canlılığa sahip olduğunu, İslam düşüncesinin klasik alanları olan fıkıh, kelam ve tasavvufa ise ciddi olarak asla yönelmediğini söyler. 27 Mayıs 1986 tarihinde İsmail Raci el-Faruki ve eşi Lamia Faruki evlerinde uğradıkları bıçaklı saldırı sonucunda öldürüldüler.