Bitik Orman #okudumbitti
Lemony Snicket’in kaleminden çıkan Bitik Orman, Talihsiz Serüvenler Dizisi’nin dördüncü halkası olarak serinin karanlık tonunu derinleştiren, okuru hem üzen hem de düşündüren bir eser. Baudelaire yetimleri Violet, Klaus ve Sunny’nin her kitapta biraz daha zorlaşan yaşam mücadelesi, bu kez de Paltryville’de, kasvetli bir bıçkıhanede devam ediyor. Daha iyi bir hayata kavuşma umudunu her seferinde ellerinden kayıp giderken, çocukların zekâları, dirayetleri ve birbirlerine olan bağlılıkları yine en büyük dayanakları oluyor.
Baudelaire kardeşler, yeni vasileri olan Sir ve ortağı Charles tarafından yönetilen Meymenetsiz Korkular Bıçkıhanesi’nde adeta köle gibi çalıştırılırken, bir yandan da Kont Olaf’ın kendilerini bulup bulmadığını anlamaya çalışırlar. Olaf, her zamanki gibi sinsiliğiyle sahneye çıkar, ancak bu kez yanına hipnotizmada uzman Dr. Orwell’ı da almıştır. Klaus’un hipnoz altına alınması ve kontrolünü kaybetmesi, kardeşler için işleri daha da zorlaştırır. Her sayfasında gerilim artarken, Baudelaire yetimlerinin çaresizliğini hissetmemek elde değil.
Yazar, önceki kitaplarda olduğu gibi yine mizahi anlatımını koruyarak, karanlık olayları çarpıcı bir dille sunuyor. Ancak bu kitapta özellikle işçi hakları, sömürü, bireyin özgür iradesi ve adalet gibi konular çok güçlü bir şekilde işlenmiş. Dr. Orwell’ın hipnoz sahneleri, sadece fiziksel bir kontrolü değil, aynı zamanda bireyin düşünce özgürlüğünün elinden alınmasının nasıl bir felakete yol açabileceğini de gözler önüne seriyor.
Serinin bu kitabında ayrıca dilin ustaca kullanımı dikkat çekiyor. Lemony Snicket, kelimeler ve deyimler üzerinden yaptığı zekice oyunlarla okuyucuyu eğlendirirken düşündürmeyi de başarıyor. Kitap, çocuklar için yazılmış olsa da, alt metinler yetişkinleri de