Kitabini henuz okuyamadiğım ancak görsel olarak filmini izlediğim eser.
Birbirlerini delice seven bir çiftin aşk hikayesini anlatıyor. Ancak ikisinin arasındaki sınıf farkı ( klasik Türk filmi gibi) zengin kız fakir oğlan olayı gibi bir türlü evlenemiyolar. Demek ki bu olay bir biz de olan olay degılmiş :) Spoiler vermemek için sonunu anlatmayayım çünkü izlemek isteyenler için bu iyi olmaz.
Romantik aşk filmi izlemek isteyenler için ideal film
The NotebookNicholas Sparks · Grand Central Publishing · 1999412 okunma
Kitabini henuz okuyamadiğım ancak görsel olarak filmini izlediğim eser.
Birbirlerini delice seven bir çiftin aşk hikayesini anlatıyor. Ancak ikisinin arasındaki sınıf farkı ( klasik Türk filmi gibi) zengin kız fakir oğlan olayı gibi bir türlü evlenemiyolar. Demek ki bu olay bir biz de olan olay degılmiş :) Spoiler vermemek için sonunu anlatmayayım çünkü izlemek isteyenler için bu iyi olmaz.
Romantik aşk filmi izlemek isteyenler için ideal film
Nicholas Sparks’ın Defter’ini bitirdim. Filmi defalarca izlemiş ve çok sevmiş biri olarak kitaba büyük bir heyecanla başladım. Normalde her zaman “kitap daha iyidir” tarafında olurum ama bu kez işler benim için hiç öyle olmadı.
Öncelikle Noah ve Allie aşkına bir türlü inanamadım. Bize “çok büyük bir aşk” anlatılıyor ama ben o aşkı yaşamadım. Bir şeyler olmuş, yıllar geçmiş, Noah unutamamış deniyor ama biz o derinliği gerçekten görmüyoruz. Noah’ın yıllarca süren özlemi anlatılıyor fakat ben o duygunun ağırlığını hissedemedim. Filmde o büyük aşkı iliklerime kadar hissederken, kitapta sanki anlatılanla hissettirilen arasında bir mesafe vardı.
Allie’nin yıllar sonra geri dönüşü de bende çok geçmedi. Evlenmek üzere olduğu bir adam varken Noah’a dönmesi… Orada romantik bir kader hissi yerine, biraz ihanet duygusu ağır bastı bende. O kısmı okurken içim rahat etmedi açıkçası. Büyük aşk anlatısının altında bazı etik sorular havada kalmış gibi geldi.
Son kısımda Allie’nin hastalığı ve hafıza kaybı süreci elbette duygusaldı ama yine de eksik hissettirdi. Gel-gitli anlar var, dramatik bir potansiyel var ama o potansiyel tam anlamıyla derinleşmeden bitiyor gibi. Filmde gözyaşına boğulduğum yerler kitapta beni aynı yere götüremedi.
Belki de sorun şu: Film bu hikâyeyi daha büyülü, daha yoğun ve daha tutkulu anlatıyor. Kitap ise daha sade ve daha mesafeli. Ben bu kez o mesafeyi kapatamadım. Karakterlerin yaşadığı büyük aşkı dışarıdan izledim ama içine giremedim.
Bu arada Nicholas Sparks’ın diğer kitaplarını düşündüğümde, onlarda duyguyu çok daha güçlü hissettiğimi söyleyebilirim. Bu yüzden beklentim yüksekti. Belki de fazla yüksekti. Ama sonuçta okur olarak hissettiğim şey önemli ve ben bu aşk hikâyesine tam anlamıyla inanamadım.
Kısacası, nadir de olsa kitap-film
Günaydınlar
Çok sürükleyici bir aşk romanı ..En çok son 50 sayfa duygu yüklü.Gözyaşlarınızı tutamayacaksıız.Çook büyük bir aşkın daha sonuna geldik..Keşke gerçekte de böyle aşklar yaşansa. Keyifli okumalar.
#OkudumBitti
#KitapYorumum
#NicholasSparks
#Defter 276 sy
➜ “Öyle özel biri değilim; bu kuşkusuz. Ben sıradan düşünceleri olan sıradan bir adamım ve sıradan bir yaşantım oldu. Adıma dikilmiş anıtlar yok; ismim de kısa sürede unutulacak. Ama, ben birini sevdim, hem de bütün kalbimle. Bu da benim için her zaman yeterli oldu.“
Satırları ile başlayan etkileyici bir hikâyeye yelken açmaya ne dersiniz ???
-------------------------------------------------------------
● Bugün sizlere eserleri 100 milyondan fazla okura ulaşan ve bir çok dile çevrilen ,duygusal ve çalkantılı sonları seven melodramın usta kalemi Nicholas Sparsk'ın “DEFTER” adlı kitabı ile geldim..
------------------------------------------------------------
❥❥ Aşkın ne olduğunu acılarıyla, mutluluklarıyla, hüzünleriyle gösteren aşkı aşk yapan enfes bir dram okudum.. Kitabı okurken ve okuduktan sonra , hikayenin sıcaklığını ta içimde hissettim..!
❥❥ Nicholas Sparks, bunu her seferinde yapmayı nasıl beceriyor bilmiyorum ama yine yapmış yapacağını ve kitabı bitirip kapağı kapattığımda yine boğazım düğüm düğüm ve gözlerim yaşla doluydu...
Sizler de, SPARKS'in bir dramı ,bir nakış gibi incelikler ile işleyip, harika bir romana dönüştürmesine şahitlik etmek istiyorsanız ,Noah ve Allie'nin hikayesini okuyun derim
------------------------------------------------------------
KİTABIMIZIN KONUSUNA şöyle bir baktığımızda;.
Bir yaz mevsiminde, farklı iki dünyanın insanı olan ve henüz 20 yaşlarında bile olmayan iki gencin karşılaşmaları..
İlk bakışta birbirlerine aşık olup yazı birlikte geçirmelerinin ardından yaşanan trajik hatta travmatik biçimde yollarının ayrılması...
Yıllar sonra bir araya geldiklerinde ise yaşanan duygu yüklü olaylar...
❥❥❥ “Aşık iki kişinin ,birbirlerinin yanında olduklarında geride kalan
Kitabı 16 yaşımdayken okumuştum ..henüz okuduğum ikinci kitabımdı) ..ilk okunan kitapların insanda nasıl etki bıraktığını bilirsiniz...
Hatırlıyorum bitirince hem ağlmış hem donup kalmıştım.
Alzheimer hastalığıyla ilk bu kitapta tanıştım. Konusu yeniyetmelik yıllarından bir birini seven iki gençten bahsediyor..işte oğlan fakir, kız sosyete kızı..kızın annesi yakıştırmıyor oğlanı kızına..ama olan olmuştur bir kere. Kızın ailesi başka şehre göçer onları ayırmak için..yıllar geçer oğlan savaşa gider, dönünce iyi kötü geçimini biraz iyileştirir..
Kız bu sürede nişanlanır, evlenmeyine günler kala seyahat adıyla tekbaşına oğlanın kaldığı şehre gider anılarıyla vedalaşmak için..ama oğlanla karşılaşır ve iki seçim karşısında kalır..nişanlısıyla hayatına devam mı etsin yoksa aşkının yolundan mı gitsin..Tabii burda vereceği kararı anladınız)
Kitap iki zamanı anlatıyor..Birincisi Alzheimer hastalarının yattığı hastanede hasta bir yaşlı kadına öyküsünü anlatan bir yaşlı beyefendi. Ve onun anlattığı öyküler... kadın o beyefendinin kendi kocası, o öykülerinse kendi yaşamları olduğunu hatırlamıyor...kocası bıkmadan, usanmadan anlatır her gün aynı şeyleri. Ama bir gün gelir kadın hatırlar..Alzheimer hastalığı için mümkünsüz bir şey..ve o an hayat her ikisi için biter...
Okumanızı ve aynı zamanda filmine bakmanızı tavsiye ederim..
yıllar önce filmini kitabı olduğundan habersiz izlemiştim, bugün kütüphanede dolaşırken tamamen şans eseri okumaya başladım. çok çok beğendm, bence filminden daha güzeldi
#Okuduklarımdan
#KitapYorumum
#NicholasSparks
#Defter
“Öyle özel biri değilim; bu kuşkusuz. Ben sıradan düşünceleri olan sıradan bir adamım ve sıradan bir yaşantım oldu. Adıma dikilmiş anıtlar yok; ismim de kısa sürede unutulacak. Ama, ben birini sevdim, hem de bütün kalbimle. Bu da benim için her zaman yeterli oldu.“
Satırları ile başlayan etkileyici bir hikâyeye yelken açmaya ne dersiniz ???
-------------------------------------------------------------
● Bugün sizlere eserleri 100 milyondan fazla okura ulaşan ve bir çok dile çevrilen ,duygusal ve çalkantılı sonları seven melodramın usta kalemi Nicholas Sparsk'ın “DEFTER” adlı kitabı ile geldim..
------------------------------------------------------------
Aşkın ne olduğunu acılarıyla, mutluluklarıyla, hüzünleriyle gösteren aşkı aşk yapan enfes bir dram okudum.. Kitabı okurken ve okuduktan sonra , hikayenin sıcaklığını ta içimde hissettim..!
Nicholas Sparks, bunu her seferinde yapmayı nasıl beceriyor bilmiyorum ama yine yapmış yapacağını ve kitabı bitirip kapağı kapattığımda yine boğazım düğüm düğüm ve gözlerim yaşla doluydu...
🫵 Sizler de, SPARKS'in bir dramı ,bir nakış gibi incelikler ile işleyip, harika bir romana dönüştürmesine şahitlik etmek istiyorsanız ,Noah ve Allie'nin hikayesini okuyun derim ‼️
------------------------------------------------------------
KİTABIMIZIN KONUSUNA şöyle bir baktığımızda;.
▪️Bir yaz mevsiminde, farklı iki dünyanın insanı olan ve henüz 20 yaşlarında bile olmayan iki gencin karşılaşmaları..
▪️İlk bakışta birbirlerine aşık olup yazı birlikte geçirmelerinin ardından yaşanan trajik hatta travmatik biçimde yollarının ayrılması...
▪️Yıllar sonra bir araya geldiklerinde ise yaşanan duygu yüklü olaylar...
“Aşık iki kişinin ,birbirlerinin yanında olduklarında geride kalan hiç
Herkese Merhabalar ️ Bir günde okuyup bitirebileceğiniz ve yaşanan aşk hikayesinde kendinizi kaybedeceğiniz bir kitap öneriyorum. Defter filme dönüşen karakterlere can veren bir kitap. Notebook filmini hala izlemeyen var ise kitabı okuduktan sonra mutlaka izlemenizi öneririm. Genelde kitapları okunan filmler tat vermemesiyle meşhurdur. Ancak bu kitapta ve filmde aynı hazzı yaşayabiliyorsunuz. Keyifle okudum önerebileceğim kitaplar arasında geliyor. Ryan Goslinge olan hayranlığımda zaten bu filmden sonra başladı Keyifle okuyabilirsiniz Insta: simayinkitapligi
Filmini izlediğim ve pek de sevmediğim hâlde elbette ki Ryan'ın harika oyunculuğunun üzerimde bıraktığı etki, kötü sonumu hazırladı: Kitabı okumak.
Belki okuyan çoğu kişi sevmiştir, bilemiyorum ama beni sonuçtan çok o sonuca nasıl gittiğimiz ilgilendiriyor. Sözde çok iyi karakterli, çok iyi iki insan olan çiftimiz bir insanı bu kadar aşağılamasa belki bu denli çirkin bulmazdım aşklarını ama yapacak bir şey yok. Mezhebinizin genişliği bol olsun çiftimiz, bizimle değilsiniz.
Romanlarında aşk, trajedi ve kader temalarını kullanır. Yayınlanmış 20'nin üzerinde romanı bulunmaktadır, 10'un üzerinde romanı beyazperdeye yansıtılmıştır.
Babası profesör Michael Sparks ve annesi göz doktoru Jill Emma Marie Sparks'tır. Abisi Michael Earl Micah Sparks (1964-) ve kız kardeşi (33 yaşında ölmüş olan) Danielle Dana Sparks (1966-2000) olmak üzere ailenin ortanca çocuğudur.
Sparks, kız kardeşinin A Walk to Remember (Uzaktaki Anılar) romanının ana karakterinin ilham kaynağı olduğunu söylemiştir.
Katolik olarak yetiştirilmiştir.
1984 yılında Bella Vista Lisesi'nden okul birincisi olarak mezun olmuştur. Sonrasında burslu olarak Notre Dame Üniversitesi'ne girmiştir.
1985 yılında ilk romanı olan The Passing'i, ardından 1989 yılında The Royal Murders'ı yazmış fakat bu iki kitabı da hiç yayınlamamıştır.
Üniversiteden mezun olduğu yıl gelecekteki eşi Cathy Cote ile tanışmıştır. 22 Temmuz 1989'da evlenmiş ve Sacramento, Kaliforniya'ya taşınmıştır.
1993 yılında The Notebook (Defter) romanını yazmıştır.
Ekim 1996'da kitabı yayınlanmış, ilk haftasında New York en çok satanlar listesine girmiştir. Ardından uluslararası en çok satanlar listelerine de giren birkaç kitap daha yazmıştır.
New Bern, Kuzey Carolina'da eşi Cathy Cote ve çocukları Miles, Ryan, Landon, ikiz kızları Lexie, Savannah ile birlikte yaşamaktadır.