Kitabı 16 yaşımdayken okumuştum ..henüz okuduğum ikinci kitabımdı) ..ilk okunan kitapların insanda nasıl etki bıraktığını bilirsiniz...
Hatırlıyorum bitirince hem ağlmış hem donup kalmıştım.
Alzheimer hastalığıyla ilk bu kitapta tanıştım. Konusu yeniyetmelik yıllarından bir birini seven iki gençten bahsediyor..işte oğlan fakir, kız sosyete kızı..kızın annesi yakıştırmıyor oğlanı kızına..ama olan olmuştur bir kere. Kızın ailesi başka şehre göçer onları ayırmak için..yıllar geçer oğlan savaşa gider, dönünce iyi kötü geçimini biraz iyileştirir..
Kız bu sürede nişanlanır, evlenmeyine günler kala seyahat adıyla tekbaşına oğlanın kaldığı şehre gider anılarıyla vedalaşmak için..ama oğlanla karşılaşır ve iki seçim karşısında kalır..nişanlısıyla hayatına devam mı etsin yoksa aşkının yolundan mı gitsin..Tabii burda vereceği kararı anladınız)
Kitap iki zamanı anlatıyor..Birincisi Alzheimer hastalarının yattığı hastanede hasta bir yaşlı kadına öyküsünü anlatan bir yaşlı beyefendi. Ve onun anlattığı öyküler... kadın o beyefendinin kendi kocası, o öykülerinse kendi yaşamları olduğunu hatırlamıyor...kocası bıkmadan, usanmadan anlatır her gün aynı şeyleri. Ama bir gün gelir kadın hatırlar..Alzheimer hastalığı için mümkünsüz bir şey..ve o an hayat her ikisi için biter...
Okumanızı ve aynı zamanda filmine bakmanızı tavsiye ederim..
yıllar önce filmini kitabı olduğundan habersiz izlemiştim, bugün kütüphanede dolaşırken tamamen şans eseri okumaya başladım. çok çok beğendm, bence filminden daha güzeldi
Herkese Merhabalar ️ Bir günde okuyup bitirebileceğiniz ve yaşanan aşk hikayesinde kendinizi kaybedeceğiniz bir kitap öneriyorum. Defter filme dönüşen karakterlere can veren bir kitap. Notebook filmini hala izlemeyen var ise kitabı okuduktan sonra mutlaka izlemenizi öneririm. Genelde kitapları okunan filmler tat vermemesiyle meşhurdur. Ancak bu kitapta ve filmde aynı hazzı yaşayabiliyorsunuz. Keyifle okudum önerebileceğim kitaplar arasında geliyor. Ryan Goslinge olan hayranlığımda zaten bu filmden sonra başladı Keyifle okuyabilirsiniz Insta: simayinkitapligi
Filmi o kadar iyi çekmişler ki kitabı okuyunca ne oluyoruz oldum. Malum film artık kült mertebesinde. American romantik edebiyatinin alinti kaynaği. Ama bence siz filmle idare edin....
Bu kitabı tavsiye üzerine okudum. Güzel bir aşk romanıydı, özellikle sonu çarpıcı bitti. Bu kitabı şu an bulmak çok zor, o yüzden ben de ikinci elini bulmuştum ve iyi ki de almışım. Böyle aşklar okuma küm özlemedi ki…
Amatör bir şarkının klibinde görüp araştırınca filmi olduğunu öğrendiğim ve biraz daha araştırınca da aslında güzel yazılmış bir aşk kitabı olduğunu öğrendiğim bir kitaptı. Orjinal adı The Notebook. Alison lise çağında yazları kasabaya tatile gelirdi, birgün Noah ile tanışır, bütün yaz aşklarını yaşarlar. Herkes bu yaşananın sadece yaz aşkından ibaret olduğunu sanıyordur ama yanılırlar bir ömür sürecek bir aşkın başlangıcıdır. Alison ve Noah yıllar sonra yaşadıkları birçok olaydan sonra kavuşabilecek birlikte olabilecek en önemlisi mutlu olabilecekler mi? Okuyun ve öğrenin diyorum ve bu kadar samimi bir aşk hikayesini herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
"Notebook"u 1-2 yil önce izlemistim, hatta bir kitaptan uyarlama oldugunu bilmeden izlemistim ve cok begenmistim. Insanin icine dokunan bir ask filmiydi. Fakat gectigimiz aralik ayinda tesadüfen kitapcida "Notebook" filminin kitabini görünce cok sasirmis ve indirimde olmasindanda faydalanarak hemen kitabinida alip okumaya karar vermistim, ve bunada degdi! Simdiye kadar okudugum ask romanlari arasinda icime en cok dokunanlardan biri oldu "Notebook" yani "Defter". Herkese tavsiye ederim, mutlaka okuyun ;)
Bazı yazarlar yazdıkları ile sizi eserin geçtiği yere doğru götürür ve karakter ne yaşıyorsa siz de onlarla beraber bir yolculuğa çıkarsınız. Nicholas Sparks da bu yazarlardan biridir benim için
The Notebook (Türkçesi Defter) benim hem severek izlediğim filmlerden hem de kendimi karakterle beraber hissederek okuduğum kitaplardan biridir. Bu yüzden benim için yeri hep ayrı olacaktır.
Sevginin gücünü hissettiğiniz bu güç ile kitabı okurken duygularınıza hakim olmakta zorlanacağınız bir kitap. Kitap seri olarak gözükse de (bu kitap serinin ilk kitabı) ikinci kitap ile bağlantısı sadece karakterler ile ilgili olduğunu söyleyebilirim. Yani bu kitap bana göre seri kitabı gibi gelmedi. Çünkü sonu devamı olmayacak şekilde bitti.
Lafı fazla uzatmadan konuya geçiyorum. Allie ailesi zengin olan biridir. Ona uygun birisi ile evlenebilir. Diğer türlüsü düşünmek bile imkansızdır. O ailesi nasıl uygun görürse öyle yaşayan kendi yeteneklerini ve düşüncelerini ailesi için bırakmış biridir. Noah ise sıradan bir adamdır. Ne zengindir ne de soylu. Geçinmek için çalışır. Bir yaz aşkı olarak sürmesi beklenen bu aşk iki taraf içinde bitmiş sayılır mı?
14 yıl sonra Allie başkası ile evlenmek üzereyken her şeyin bitip bitmediğinden emin olmak için Noah'ı bulur. Peki Allie evleneceği kişiyi gerçekten seviyor mudur?
Okurken yüreğinizde bir sızı oluşturacak duygusal bir aşk hikayesi. Kitabı okuduktan sonra da filmini izleyebilirsiniz.
Romanlarında aşk, trajedi ve kader temalarını kullanır. Yayınlanmış 20'nin üzerinde romanı bulunmaktadır, 10'un üzerinde romanı beyazperdeye yansıtılmıştır.
Babası profesör Michael Sparks ve annesi göz doktoru Jill Emma Marie Sparks'tır. Abisi Michael Earl Micah Sparks (1964-) ve kız kardeşi (33 yaşında ölmüş olan) Danielle Dana Sparks (1966-2000) olmak üzere ailenin ortanca çocuğudur.
Sparks, kız kardeşinin A Walk to Remember (Uzaktaki Anılar) romanının ana karakterinin ilham kaynağı olduğunu söylemiştir.
Katolik olarak yetiştirilmiştir.
1984 yılında Bella Vista Lisesi'nden okul birincisi olarak mezun olmuştur. Sonrasında burslu olarak Notre Dame Üniversitesi'ne girmiştir.
1985 yılında ilk romanı olan The Passing'i, ardından 1989 yılında The Royal Murders'ı yazmış fakat bu iki kitabı da hiç yayınlamamıştır.
Üniversiteden mezun olduğu yıl gelecekteki eşi Cathy Cote ile tanışmıştır. 22 Temmuz 1989'da evlenmiş ve Sacramento, Kaliforniya'ya taşınmıştır.
1993 yılında The Notebook (Defter) romanını yazmıştır.
Ekim 1996'da kitabı yayınlanmış, ilk haftasında New York en çok satanlar listesine girmiştir. Ardından uluslararası en çok satanlar listelerine de giren birkaç kitap daha yazmıştır.
New Bern, Kuzey Carolina'da eşi Cathy Cote ve çocukları Miles, Ryan, Landon, ikiz kızları Lexie, Savannah ile birlikte yaşamaktadır.