Thomas Bernhard'ın “Der Kulterer” Adlı Yapıtında Heterotopya

·
Okunma
·
Beğeni
·
18
Gösterim
Adı:
Thomas Bernhard'ın “Der Kulterer” Adlı Yapıtında Heterotopya
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053424116
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akçağ Yayınları
Çocukluğundan ilk gençlik yıllarının başlarına kadar uzanan kısacık bir zaman diliminde bile ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi hep hissederek yaşayan, çeşitli defalar hastanelerde geçirdiği sürelerin etkisini bilinçaltında hep muhafaza eden ünlü Avusturyalı yazar Thomas Bernhard, yapıtlarında hep bilinçaltının onu yönlendirdiği alanlarda dolaşır durur. Amras adlı yapıtında alıntıladığı Novalis’e ait şu mısra hem yazarı hem de yapıtlarının arka planını anlamak açısından önemlidir; “Das Wesen der Krankheit ist so dunkel wie dasWesen des Lebens.” Bernhard’ın hayatının içerisinde normal gördüğü hastalıklı yapı doğal olarak yapıtlarının figürlerini ve mekanlarını da belirler. Bu hastalıklı çerçeve içerisinde Foucault’un geliştirdiği ve birçok düşünürün de katkıda bulunduğu heterotopya kuramının öngördüğü birçok özellik, Bernhard yapıtları için tipik bir yapının temel taşları olarak okurun karşısına çıkıyor. “Der Kulterer” tam da bu noktada heterotopya kavramının/kuramının somutlaştığı bir Bernhard öyküsü olarak incelemeye değer bir yapıt görüntüsü çiziyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
''Şansınız her gün var. Şans sanırım, şanssızlık gibi dağılmış, herkesin payına düşüyor. Şans göreceli bir şey. Tek bacaklı birinin bile şansı var, çünkü bir bacağı var. Sonuna kadar gider bu böyle. Belki de şans budur. Şansın, olduğundan daha fazlası gerekiyorsa, bu kendini beğenmişliktir. Ve olanaksızdır.''
''Haftalarca hiçbir şey yazmam. Aylarca, yıllarca. Birden gene bir şey çıkar ortaya. O zaman çekmecenin içine bakarım, orası benim hazinemdir. Bunun dışında bir şey yapmam zaten, şöyle küçük br kasayı açarım ve içinde gene bir taslak bulurum. Böylece bir şey daha doğar. İnsanlar son derece neşeli, çevrede dolanıp dururken, onlar üzerine bir şey yazmak ilginç değildir. Ne yazılır ki? Hem kimin üzerine ne yazarsanız yazın doğru olmayacaktır bu. Biri için herhangi bir gerçeği yazsanız ya da öyle olduğuna inansanız da mutlaka yanlış olacaktır bu. Yazdığınız andaki ruhsal durumunuzun gözlemleri olacaktır bunlar. Yarım saat sonra tamamen başka türlü olabilir bu duygular. Sonra bir de okur katılır, o ise bambaşka bakacaktır bunlara.''
''Bir şey yapmanıza gerek yoktur, sadece kulaklarınızı ve gözünüzü açıp yürümeniz yeterlidir. Sonra bunlar eve gelip yazdıklarınızın içinde olacaktır(:..) Kasıntı ve budalaysanız ya da bir şeyler çabalama peşindeyseniz, bunlardan bir şey çıkmayacaktır.Hayatın içinde yaşıyorsanız, buna ek olarak başka bir şey yapmanıza gerek yoktur, her şey kendiliğinden içinize girecektir, yaptığınız işte de bir yansıması olacaktır.''
''nefes almaya bile cesaret edemeyen bu insanların ortasında ne kadar aydınlıktı! En uzak, en istenilmeyen, en çok istenilen, en anlaşılmaz olanlar burada ne kadar açıktı.(...)Burada nasıl her şey birlikte oldukça güvenilir hissediliyordu!(...) Ve ümitsizlikle burada nasıl baş edilebiliyordu!''
''Ayna, bir ütopyadır; çünkü yeri olmayan bir yerdir. Aynada kendimi olmadığım yerde görürüm, oradayımdır, olmadığım yerde, kendi görünürlüğümü bana veren, olmadığım yerde kendime bakmamı sağlayan bir tür gölge: Ayna ütopyası.''
''insanın yarattığı dünya olan kent, bundan böyle yaşamaya mahkum olduğu dünyadır. Dolayımlı olarak ve üstlendiği işin doğasını tam anlamaksızın insan, şehri inşa ederken kendini de yeniden inşa etmiştir.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Thomas Bernhard'ın “Der Kulterer” Adlı Yapıtında Heterotopya
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053424116
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akçağ Yayınları
Çocukluğundan ilk gençlik yıllarının başlarına kadar uzanan kısacık bir zaman diliminde bile ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi hep hissederek yaşayan, çeşitli defalar hastanelerde geçirdiği sürelerin etkisini bilinçaltında hep muhafaza eden ünlü Avusturyalı yazar Thomas Bernhard, yapıtlarında hep bilinçaltının onu yönlendirdiği alanlarda dolaşır durur. Amras adlı yapıtında alıntıladığı Novalis’e ait şu mısra hem yazarı hem de yapıtlarının arka planını anlamak açısından önemlidir; “Das Wesen der Krankheit ist so dunkel wie dasWesen des Lebens.” Bernhard’ın hayatının içerisinde normal gördüğü hastalıklı yapı doğal olarak yapıtlarının figürlerini ve mekanlarını da belirler. Bu hastalıklı çerçeve içerisinde Foucault’un geliştirdiği ve birçok düşünürün de katkıda bulunduğu heterotopya kuramının öngördüğü birçok özellik, Bernhard yapıtları için tipik bir yapının temel taşları olarak okurun karşısına çıkıyor. “Der Kulterer” tam da bu noktada heterotopya kavramının/kuramının somutlaştığı bir Bernhard öyküsü olarak incelemeye değer bir yapıt görüntüsü çiziyor.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mysteron

Kitap istatistikleri